kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 19 Ocak 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Julie Delpy ve Adam Goldberg, Paris'te iki gün geçiriyor.

Fransız mutfağıyla fast-food çatışınca...

ATİLLA DORSAY
ATİLLA DORSAY
29.12.2007
Bir küçük Fransız mucizesi ya da mücevheri... 1969 doğumlu, demek ki 40 yaşına yaklaşmakta olan güzel ve yetenekli bir Fransız kadınının, oyuncu, yazar, yönetmen, şarkıcı-besteci Julie Delpy'nin ikinci uzun filmi. 2007 Berlin festivalinde galasını yaptığında hayli beğenilen ve dünyayı dolaşan film, sonunda bize de geliyor. Daha 14 yaşında bir Godard filmiyle (Dedektif) sinemaya başlayan, daha sonra ciddi bir sinema eğitimi alan ve kariyerinde Tavernier'den Kieslowski'ye (Üç Renk: Mavi ve Üç Renk: Beyaz) az, ama öz film bulunan Delpy, son dönemde özellikle bağımsız Amerikan yönetmeni Richard Linklater'in Şafaktan Önce ve Günbatımından Önce filmleriyle dikkat çekmişti. Hayatını anayurdu Fransa ile sinema eğitimi aldığı New York arasında bölen sanatçı, hem bu çifte kültürlülükten gelen deneyimlerine, hem de Linklater'in filmlerindeki özgür ve bağımsız deneyime yaslanarak bu filmi gerçekleştirmiş. Film, oldukça özyaşamsal gözüküyor. New York'ta yaşayan Fransız kızı Marion, sevgilisi Amerikalı Jack'le iki gün geçirmek üzere Paris'e geliyor. Burda Marion Jack'i, eski 68'lilerden olan ana-babasına yemeğe götürüyor. Ama lafını sakınmayan, Amerikalıları da pek sevmeyen babayla aralarında bir türlü diyalog kurulamıyor. Üstelik o bol soslu Fransız yemekleri, ABD düşmanı 'sokaktaki adam', sürekli seks ve felsefe yüklü bitmeyen 'entel' konuşmalar, Jack'i çılgına çeviriyor. Bu sade ve iddiasız filmin gücü, Amerikan kültürünü ve bir ölçüde yaşlı Avrupa'yı da simgeleyen Fransız kültürünü ustalıkla karşılaştırmasında yatıyor. Çağımıza yön veren bu iki temel kültür, Amerikan kültürü ve bir ölçüde yaşlı Avrupa'yı da temsil eden Fransız kültürü, öylesine incelik ve ayrıntılarla yüklü olarak karşılaştırılıyor ki... Delpy bu karşılaşmada taraf tutmuyor, hatta öz kültürüne karşı daha alaycı olduğu bile söylenebilir!.. Ve ortaya hiçbir zorlama içermeyen, ama gerçek bir mizah atmosferi ve derinden derine işleyen bir alay çıkıyor. Özellikle Marion'ların evindeki yemekte, Julie Delpy'nin gerçek ana-babasını kullanması, hem hoş, hem de başarıya ulaşmış bir düşünce olmuş. Bu zarif ve alaycı film, elbette bu konulara ilgi duyanlara...

PARİS'TE İKİ GÜN * * *
(Deux Jours A Paris) Yönetim ve senaryo: Julie Delpy, Görüntü: Ludomir Bakchev, Müzik: Julie Delpy, Oyuncular: Julie Delpy, Adam Goldberg, Daniel Brühl, Marie Pillet, Albert Delpy/ Fransız filmi.