kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 15 Eylül 2007, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
İyi atlar bulabilmek için tüm dünyayı dolaşan Osman Atakol, "Kötü huylu at yoktur; kötü yetiştirilmiş at vardır," diyor.

Atların ninesini tanıyan adam

ECE KOÇAL
08.09.2007
Hayatını atlarla geçiren Osman Atakol, Türkiye'de atçılığın en eski isimlerinden. Tüm atların geçmişini bildiği için Veliefendi'de herkes onu 'Orijin Osman' adıyla tanıyor..
Osman Atakol; nam-ı diğer Orijin Osman, hayatını atlara adamış. 76 yaşında ve Türkiye'ye gelmiş geçmiş neredeyse tüm atların şeceresini biliyor. Bir atın başarısında en önemli faktörün annesinin, babasının, hatta büyükannesi ve büyükbabasının başarısı olduğunu söylüyor. "Tıpkı insanlarda olduğu gibi," diyor ve ekliyor: "Peki siz nerelisiniz?". Cevap onu ne kadar tatmin etti bilinmez ama "Soy önemlidir," diyerek tekrar atlara geri dönüyor. Ve atçılığın nasıl bir tutku olduğunu anlatıyor: "Düşünün oğlunuz 100 metre koşucusu ve olimpiyatlarda ipi göğüslemesine birkaç saniye kalmış... Ne hissedersiniz? İşte ben de at yarışlarında aynı duyguları yaşıyorum." Atlarla iç içe büyüyen Osman Atakol, doğma büyüme Bakırköylü. Eskiden ahırların Bakırköy'de olduğunu söylüyor ve beş yaşındayken atlarla tanıştığını anlatıyor: "Evimizin karşısında Mareşal Fevzi Çakmak'ın yaveri ve aynı zamanda at yetiştiricisi olan Ahmet Atman yaşıyordu. Bir gün Dafya isminde bir at getirdi. Öyle huysuz bir attı ki üzerine kimseyi bindiremiyorlardı. Bir gün yarışlara gitmesi gerekiyor ama kimseyi üzerine bindirmiyor. O gün üzerine ben bindim ve o at, beni düşürmemek için nasıl sakin yürüdü anlatamam. Sonra her pazar babamla yarışlara geldim." Bu olaydan sonra at sevgisi gün geçtikçe artmış. Atakol, İngiliz ve Türk Filolojisi okumuş. 22 yıl Tercüman gazetesinde spor muhabirliği yapmış. Aynı zamanda at antrenörlüğü de... İlk atına 31 yaşında sahip olmuş. Bundan sonra onlarca şampiyon atı olmuş. Hâlâ çok başarılı atları var. Deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı bir kitabı önümüzdeki günlerde Jokey Kulübü tarafından basılacak. 1200 sayfalık kitabın adı, 1858'den Bugüne Türkiye'deki İngiliz Atları. Üzerinde çalıştığı bir diğer kitap ise Türk Yarışçılığına Renk Verenler, Zevk Verenler. At sahiplerinin, antrenörlerin ve jokeylerin hayatını anlattığı bu biyografik kitabı, bir an önce bitirmek istiyor.

ÇİFTLEŞTİRMEK 10 BİN YTL
Osman Atakol'a göre atçılık bir bilim. Ve iyi bir yarış atı yetiştirmek için büyük emek harcamak gerekiyor. Ama bir atın başarılı olmasında en büyük etken, ırsiyeti. "Diyelim bir kısrağınız var. O kısraktan iyi bir yarış atı almak istiyorsunuz. Bunun için hangi aygırla çiftleştirmeniz gerektiğini bulursunuz. Öncelikle aygırları incelersiniz; en çok hangi mesafelerde başarılı olduğunu, önceki yavrularının başarısını... Uygun bulursanız çiftleştirirsiniz ve kısrak hamile kalır. Annesinin karnındayken, o tayı en iyi şekilde besleyip, güçlendirmek istersin. Tay doğar. Annesinin sütüyle beslenirken, bir yandan ek vitamin ve mineraller veririz. Altı aylık olunca taylar annelerinden ayrılırlar. Bir yaşına geldiğinde padoklarda koşturmaya başlar. İki yaşından önce üzerine kimse binmez. Sonra yavaş yavaş eğer koşturmaya başlıyorsun. Başarılı oluyor veya olmuyor..." diye anlatıyor.

BU ALANDAKİ EN ESKİ İSİM
Tabii kısrağı çiftleştirmek de o kadar kolay değil. Aygırın sahibine ortalama 10 bin YTL ödeniyor. Ancak her iyi koşan atın yavrusu iyi koşacak diye de bir kural yok. Ama Atakol'a göre kötü koşan atın yavrusuna göre bu ihtimal daha fazladır: At annesinden de babasından da 36'şar gen alır. Hangisinin geni daha etkindir belli olmaz. Annenin de babanın da iyi atlar olmasında fayda var." Bu yüzden Osman Bey uzun yıllardan beri tüm dünyayı dolaşarak iyi atlar arıyor. Bu yıl 16 kez İngiltere'ye, dört kez Fransa'ya, altı kez ABD'ye gitmiş. Zaten sadece Türkiye'deki atları değil tüm bu ülkelerde yarışan atları da sülaleleriyle tanıyor. Bu arada "Yaşım 75'i geçince çok aklımda tutamamaya başladım ama Türkiye'de bu alanda en eski kişiyim," diye eklemeden geçmiyor. Atakol hayatını atlara adayınca kendisi için özel atları da olmuş. Bunlardan biri Robin Hood. Yaklaşık 50 yıl önce antrenörlüğünü yaptığı bu at, yarış hayatı boyunca 43 yarış kazanmış. Atakol bu atın başarılı olmasının yanı sıra ilginç huyları olduğunu da anlatıyor: "Bir atla önde yan yana giderken ne onu geçer ne de arkasında kalır... Bir yarışta Foxfire ile baş başa gidiyor. Foxfire gerilemeye başladı. O da geriliyor... Sonra Oreiro diye bir at öne fırladı. O öne fırlayınca o da hızlandı. Ve kazandı."