kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 9 Haziran 2007, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Semih Saygıner, "Hayatım boyunca hiç fırsatçı olmadım, bütün fırsatlarımı doğru ve iyi kullandım. Hayatım boyunca hiç hayalperest olmadım ama çok güzel hayaller kurdum," diyor.

'Ben gönüllerin şampiyonuyum'

AYŞE ÖZYILMAZEL
02.06.2007
Şarkı Söylemek Lazım yarışmasının ikincisi Semih Saygıner bize başarı metotlarını yarışmanın perde arkasını, Oray Eğin hakkındaki görüşlerini ve hayat felsefesini anlatıyor..
Onun 43 yıllık hayatı baştan aşağı bir başarı öyküsü. Yaptığı her işi ciddiye alan, disiplini elden bırakmayan, esprili, neşeli ve çalışmaktan bıkmayan biri Semih Saygıner. Onun için hayat bitmeyen yeni keşiflerle dolu. Öyle başarıya odaklı ki evindeki kupa odasında 400 kupa dururken içindeki müzik aşkını fişeklemek için Şarkı Söylemek Lazım yarışmasına katılabiliyor. Gocunmadan, "Kim ne der?" diye telaşlanmadan. Ve hayatını iki kavram üstüne kurduğunu anlatırken şöyle diyor: "Hayatım boyunca hiç fırsatçı olmadım, bütün fırsatlarımı doğru ve iyi kullandım. Hayatım boyunca hiç hayalperest olmadım ama çok güzel hayaller kurdum." -

Jüriden tam puan almanıza, insanların sizi çok beğenmelerine rağmen sizce neden birinciliği kaybettiniz? - Ben yarışmayı kazandım.

- Şimdi "Önemli olan yarışmaktı," demeyeceksiniz herhalde. - Yaklaşık 50'ye yakın uluslararası turnuva kazanmış bir sporcuyum ben. Evimde kupa odam var. Ama en sinir olduğum laf, bir dünya kupasında ikinci olduğumda bana "Sen bizim gönüllerimizin şampiyonusun," denmesi.

- Eh başarıya odaklı biri pek ikinciliğe gelemez tabii. - Hıyar gibi yenilmişiz işte, ne gönüllerin şampiyonluğu. Ama hayatımda ilk defa herkesin bana "Gönüllerimizin şampiyonusun," demesi çok önemliydi. Çünkü onların gerçekten gönlünü fethettiğimi hissettim. Bu lafı hayatımda ilk defa seviyorum.

- Zuhal Topal'dan neyiniz eksikti de ikinci oldunuz? - Valla Zuhal'den bir şeyim eksik mi değil mi bilemem.

- Kadın olması mı, sesi mi, İlhan Şeşen'le katıldığı için mi, neydi üstünlüğü sizden? - İlginç ve zor bir soru. Cevabı yok!

'HIYARLIĞIN ÂLEMİ YOK'

- Bu yanıtınızı, 'cevap vermemek de bir cevaptır' gibi algılayabilir miyiz? - Biraz öyle. Ben sahneyle hiç alakası olmayan belki de tek adamdım. Ama orada iki kişi kaldı, biri kazanacak. 50 bin YTL alacağım, herkes onu soruyor, inan para için yapmadım. 50 bin YTL'yi harcarsın biter ama 500 bin insanın gönlünü kazanırsan harca harca bitmez.

- Yapmayın, bir şarkı söyleme yarışması. - Doğru, eğer şarkı söyleme yarışmasıysa ben hâlâ çıkıp şarkı söyleyebilirim Zuhal'in karşısında.

- Bu "Ben Zuhal'den daha iyiyim," demek mi? - Bilmiyorum.

- Benim gördüğüm Semih Saygıner ikincilikten hoşlanmayacak biri gibi. - Hoşlanmadım zaten. Benim rakibim bile olsa, başkalarının mutluluğuyla mutlu olmayı bilecek kadar sporcuyum. Hıyarlık yapmanın âlemi yok! O kadar aptal değilim.

- Şu anda insanların gözündeki durumunuz nedir sizce? - Eskiden beni meymenetsiz, suratsız bir adam gibi bilen çok insan vardı. E bilardo oynarken gülemem ki. Şimdi yarışma sayesinde insanlar benim gerçek halimi görebildi.

- Bize kendinizi özetlerseniz... - Ben düşünceleriyle hareket eden bir metot adamıyım. Çok düşünerek yaklaşırım konulara, spordan dolayı disiplinliyim.

- Yarışmada kendinizde bulduğunuz hatalar neydi? - Mesela ilk başlarda sahnede kütük gibi duruyordum. Mikrofonu salatalık tutar gibi tutuyordum. Tiyatrocu arkadaşlarıma "Ne yapmam lazım?" diye sordum, öğrendim.

- Hadi bize samimi olarak söyleyin, yarışmaya neden girdiniz? - Bu yarışmanın benim ruh halim için de sosyal hayatım için de bireysel gelişimim için de çok iyi olacağını düşündüm. Geçmişten beri müziğe olan bir tutkum vardı. Tipik bir banyo şarkıcısıydım.

'YELİZ'LE SORUNLAR YAŞADIK'

- Yeliz'le partner olmak çok kolay olmasa gerek değil mi? Yarışmacıdan daha heyecanlı ve gergin gibi gözüküyordu çünkü. - Öyleydi zaten. Burada birbirini tanımayan iki insanın bir araya gelmesi var. Tanımıyordum, başlarda bayağı sorunlar yaşadık.

- Nasıl sorunlardı bunlar? - Mesela ben konuşurken biraz farklı tonlarda konuşuyordu.

- Bağırıyor muydu size? - Yarışmanın gerginliğiyle birtakım şeyler yaşadık. Düşünsene kapıda Semih Saygıner- Yeliz yazan dantelli mantelli kulisim vardı. Bu ne abi? Garip geldi bana. Kuliste eşyalar havalarda uçuşuyor, ben alışkın değilim öyle şeylere.

- Nasıl oldu da sahneye hiç yansımadı aranızdaki bu gerginlik? - Sonradan birbirimizi tanıyınca hiç yansıtmadan çözdük.
Haberin fotoğrafları