kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 2 Haziran 2007, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Cumartesi SABAH 
ATİLLA DORSAY

Bir motel odasında keşisen kaderler

William Friedkin dönüyor. Onunkisi tipik bir Hollywood efsanesi: Küçük ama umut veren birkaç filmden sonra, 1970'lerin başında The French Connection/ Kanunun Kuvveti ve de The Exorcist/Şeytan'la gelen zirve. Sonra da sürekli aşağı iniş. Orson Welles'in Yurttaş Kane'le ilişkili söylediğini hatırlamamak mümkün mü: "Zirveden başlamıştım, sonra inişten başka yol yoktu!"... Ama 1939 doğumlu yönetmenin Cannes 2006'da bir yan bölümde gösterilip FİPRESCİ ödülü alan bu son filmini izleyince, insan sanatçının böylesine 'genç işi' bir filmle dönüş yapmasına şaşmadan edemiyor. Tümüyle deneysel bir öz taşıyan ve açık söyleyelim, seyircinin büyük çoğunluğunu salondan kaçırmaya aday bu film, en azından son derece cesur, yaratıcı ve de özgün. Tracy Letts'in oyunu bizde de geçen mevsim Tiyatro DOT tarafından oynanmış. Keşke görebilseydim!... Amerikan filmlerinin Sapık'tan beri ünlü kıldığı o tekin olmayan, hatta açıkça uğursuz mekanda, izbe bir motelde geçiyor film. Hayatı kaymış, içki ve uyuşturucuya teslim olmuş bir kadın, lezbiyen arkadaşıyla çalıştığı bardan gelip odasına kapanıyor. 10 yıl önce küçük oğullarının kaybolmasından beri bir işkenceye dönüşmüş ve bitmiş evliliğinin anısı, silahlı soygundan girdiği hapisten çıkıp yeniden kendisini rahatsız etmeye başlayan eski kocasıyla canlanıyor. Bu arada işin içine bir savaş (Körfez Savaşı) gazisi olan, halim-selim görünüşlü, ama derin paranoyalar besleyen ve özellikle bedenine 'devlet eliyle' yerleştirilmiş böcek larvalarının karabasanını yaşayan bir garip adam ve sonra da onun doktoru karışıyor. Ve bu beş kişi, ürkünç ve karanlık bir macera yaşamaya koyuluyorlar. 10 yıl önce yazılmış bu İngiliz kökenli çarpıcı oyun, elbette tiyatronun Ionesco, Beckett gibi klasik absürd yazarlarının bir uzantısı. Ama çağımızla kurduğu organik ilişki de önemli. Paranoyak Peter kişiliği, son yılların anlamsız savaşlarının insan beden ve ruhlarındaki etkilerini işlerken, birer kobay olarak kullanılan askerlerle ilişkili 'şehir efsanesi'ni de hatırlatıyor. (Bakınız: Mançuryalı Aday). Agnes kişiliği ise hep belalı erkeklere rastlamış, hep felaketlere uğramış ve ruhen çökmüş ezik, zayıf, ama yine de kendine göre güçlü kadın karakterinin enteresan bir çeşitlemesi. Bu iki sorunlu insanın birbirlerinin korkularından ve paranoyalarından beslenerek oluşturdukları ikiliyse, sinema tarihinin en patetik, en acınası çifti olmaya aday olabilir!... Özellikle Ashley Judd'ın son derece güçlü oyunuyla canlanan, video kamerayla çekilmiş bu oynak, kıpır kıpır, zaman zaman aşırı kan içeren film, hoşça vakit geçirmek için değil. Ama, insanın en gizli ve ürkünç yanlarıyla yansıtılmasında, sinemanın hâlâ nasıl etkili bir araç olabileceğini merak eden has sinemaseverler göz atabilir.

BÖCEK * * *
(Bug)/ Yönetmen: William Friedkin/ Senaryo: Tracy Letts/ Görüntü: Michael Grady/ Müzik: Brian Tyler/ Oyuncular: Ashley Judd, Michael Shannon, Harry Connick Jr, Lynn Collins, Brian O'Byrne/ Lionsgate yapımı.