kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 12 Nisan 2007, Perşembe
Son Dakika
arama
atv
Kanal 1
ABC
Günaydın
RAHŞAN GÜLŞAN
Aşkın gururu olmaz, olamaz!
Olmuyormuş! Aynı hafta Hüsnü Şenlendirici ve Tamer Karadağlı'nın özel hayatları yeniden şekillendi. İki insanın, dağılmaları da farklı şekillerde oldu. Herkes kendi yaşam anlayışına göre son verdi ilişkisine ve önceden hazırladıkları yeni ilişkilerine geçiş yaptılar. Allah hepsini mutlu etsin. Bu hikayelerin kalbi kırık kadınlarına da en kısa zamanda kalplerini onaracak sevgililer nasip etsin. Farkında mısınız; eğitim, yaşam tarzı, maddi durum farkları filan hiç fark etmiyor. İnsanlar aşkı çok benzer şekillerde yaşıyor. Ancak kendilerine ve etraflarındaki insanlara verdikleri zararı etkiliyor.

OLUMLU TEPKİ GELDİ
Bakın; Şenlendirici'nin eşi Nazire Hanım kendisine, Hüsnü ve Deniz'e ne kadar zarar verdi. Toplum gözünde hiç de sevilmeyen 'yuva yıkan kadın' mertebesine getirdi Deniz Seki'yi. Yazık, canı çok yanıyordu ama magazin programlarının gazına gelmekten ve onların oyuncağı olmaktan da kendini kurtaramadı. Peki ne oldu? Neyi değiştirebildi? Geçen hafta "Aşka ayıp oluyor" dediğim yazıma hiç beklemediğim kadar olumlu tepki aldım. Kadınların çok kızacağını düşünürken, birçok kadın okurum 'aşk' yanlısı fikir beyan etti. Gerçekten kadınların aşka ve aile hayatına bakışı değişiyor. Aşkın gururu filan olmuyor.

MAĞDUR EŞ SUSTU!
Nazire Hanım'ın tam tersi şekilde davranan Tamer Karadağlı'nın belki Hüsnü'den daha mağdur eşi daha sakin davrandı; sustu! Çünkü yapacak bir şey yoktu artık. Bazı şeyleri çabucak kabullenmek hasarı azaltıyor. Umarım, Hüsnü ve Tamer, aradıkları aşkları bulmuşlardır ve artık daha az kadının kalbini kırarlar. Geride bırakılan kadınlar ise en kısa zamanda bu gözyaşı günlerini onlara unutturacak ilişkiler yaşayıp, kendilerini yeniden 'özel kadınlar' gibi hissedebilirler.