kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Prof. Dr. Erdem Yesilada @ SABAH
 

Şimdi nar zamanı

Meyva ve sebzelerin antioksidan etkili maddeler bakımından zengin olduğu ve tüketilmeleri ile kalp-damar hastalıkları ve kanser gelişimi riski ve bu hastalıklara bağlı ölümlerde önemli azalma sağlanabildiği artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. İşte antioksidan içeriği bakımından dikkati çeken bir meyva da NAR. Manavlarda, marketlerde tezgahlar boy boy, renk renk, nar meyveleri dolu. Şimdi nar zamanı. Taze sıkılmış veya fermente edilmiş nar suyunun antioksidan etkisinin yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuş. Bu etkisi bakımdan kırmızı şarap ve yeşil çaydan daha kuvvetli etkili olduğu ifade ediliyor. Özellikle son yıllarda fenolik bileşiklerinin etkinliğini ortaya koyan yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışmaya rastlanıyor. Esasında antioksidan etki hem nar meyvesinin kabukları, hem nar suyu ve hem de çekirdekleri için söz konusu. Nar suyunun etkisinde kırmızı rengini veren bileşenlerinin rolü büyük. Ancak meyve kabuklarının antioksidan etkisi meyve suyundan çok daha fazla bulunmuş. Zaten halk arasında da kurutulmuş nar meyvesinin kabukları ishallerde çay gibi demlenip içilmektedir. Aman, "madem meyve kabuğu daha etkili imiş", diye düşünüp meyve kabuğu yemeye kalkmayın. Etkisinin daha kuvvetli olması daha güvenli olduğu anlamına gelmez, taşıdığı bazı maddeler (çok düşük oranda alkaloid) nedeniyle fazla miktarda tüketilmemesi gerekir.

DAMAR SERTLİĞİNE ETKİSİ
Nar suyunun damar sertliği (ateroskleroz) riskini azaltıcı etkisinde en önemli faktörün LDL'nin (kötü huylu kolesterolün) oksitlenerek daha zararlı şekli VLDL'ye dönüşmesini engellemesi ile ilişkili olabileceği düşünülüyor. Yüksek tansiyonlu hastalarda (62-77 yaşlarında) 15 gün süre ile günde 50 ml (bir çay bardağı) nar suyu verilmesi ile enfarktüs riskini artıran faktörlerden biri olarak kabul edilen serum ACE değerleri üzerinde %36 düşme sağlarken, yüksek tansiyon üzerinde sadece %5 bir azalma sağlayabilmiştir. Bu çalışmada hastaların hiç birinin sigara içmediği vurgulanmış. Çünkü sigaranın zararlı oksijen radikalleri oluşturduğu biliniyor ve bu da deney sonuçları üzerinde doğrudan olumsuz etki yapacaktır.

ARAŞTIRMA YAPILDI
Bir diğer klinik çalışmada, nar suyunun bir yıl süre ile kullanılması ile LDL ve HDL'nin oksidasyonun belirgin bir şekilde azaltılabildiği, 3 yıl kullanılması ile ise kanda aterosklerotik lezyon gelişimi riskinin önemli ölçüde azaltılabildiği ortaya konulmuş. Yapılan son bir çalışmada ise diyabetli hastalarda önemli bir risk oluşturtuğu kabul edilen damar sertliğinin önlenmesinde nar suyunun yararlı olup olmayacağı incelenmiş. Bilindiği gibi meyva suları genel olarak şekerli içerikleri nedeniyle diyabetlilerde kan şekerinin artmasına neden olabilmektedir. Nar suyunun diyabetlilerde bu bakımdan herhangi bir risk oluşturmadığı ve damar sertliği riskinin azaltılmasında önemli katkısı olduğu bildirilmiş. Bir diğer klinik çalışmada 3 ay süre ile nar suyu (günde 2 su bardağı) kullanılması ile 45 koroner kalp hastasında strese bağlı bazı etkenlerin (miyokard iskemisi gelişiminin) azaltılabildiği gözlenmiştir. Bu çalışma daha uzun süreli ve daha geniş hasta sayısı üzerinde tekrarlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Çok yeni bir çalışmada ise, konjuge linoleik asit (yağının %83'ü) bakımından zengin olan nar çekirdeklerinin (tohumları) deney hayvanlarında kolon kanseri ve damar sertliği riskini azalttığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu yararlarının bulunduğu gösterilmiş. Diğer taraftan, çekirdeklerin zengin bir östrojenik içeriğinin (kadın hormonu) bulunduğu bildirilmekte. Yapılan son bir çalışmada çekirdeklerinin farelerde belirgin östrojenik etkisinin bulunduğu tespit edilmiş. Bu bakımdan menopoz döneminde kadınların nar meyvasını çekirdekleri ile birlikte tüketmesinin kemik erimesi dahil bazı menapoz şikayetleri üzerinde yararlı olabileceği ileri sürülüyor. Bu etkisi nedeniyle erkeklerde prostat şikayetlerinin azaltılmasında da yararlı olabilir mi acaba diye düşünüyorum? Çekirdeklerde sadece östrojen bulunmuyor, erkek hormonu testesteron da bulunmuş. Bu bakımdan henüz bir çalışma yürütülmemiş. Burada bir hususu belirtmek isterim. Hormonal içeriğine bakıp da, kadınlarda erkeksi veya erkeklerde kadınsı belirtilere yol açacağı endişesine kapılmayın.

SAHTE OLABİLİR
Mutfak kültürümüzde "Nar ekşisi"nin de önemli yeri var. Ancak piyasada satılan nar ekşilerinin büyük çoğunluğu sahteymiş. Glukoz ve sitrik asit ile hazırlanıyormuş. Yani evde hazırlamadıysanız, güvenmeyin. Nar suyu veya diğer kısımlarının etkileri ile bilgiler, aslında basında sık sık yer alıyor. Benim burada vermek istediğim bilgiler ise bunların ne kadarının bilimsel olarak ortaya konulabildiği. Yoksa "fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir...." gibi bir sürü iddiaları burada sıralamak değil.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Tabiatın mucizesi Ginseng   / 04-02-2006
 Ginseng'in yan etkileri, zararları   / 28-01-2006
 Bitkiler aleminin kralı kim?   / 21-01-2006
 Diyare tedavisinde probiyotik etkin bir çözüm   / 14-01-2006
 Yoğurt, probiyotik, prebiyotik ve bağışıklık sistemi   / 07-01-2006
 Bağışıklık sistemi ilaçları hangi durumlarda kullanılmamalı?   / 31-12-2005
 Bağışıklık sisteminiz ne derecede etkin?   / 24-12-2005
 Sık sık hastalanıyor musunuz?   / 17-12-2005
 Şimdi nar zamanı   / 03-12-2005
 Testi kırılmadan   / 26-11-2005
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
  » Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
SEDEF ECER
30 ülkede 2 bin kişiye sorulan evrensel soru
"6 Milyar...
FİLİZ AKIN
Tebrik mi geçmiş olsun mu?
Yeşim'le İlker'in düğününe...
AYŞE BRAV
Ülkemden absürt insan manzaraları
Benimle beraber...
SUNAY AKIN
Nedir değişen?
Trabzon'un yolları yokuştur,...
PROF. DR. ERDEM YEŞİLADA
Yeşil çay, kolesterol ve kanser
Binlerce yıldır...
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
Altını ıslatan çocuğunuzu suçlamayın
Gündüz altını...
Körfez savaşında kafayı yiyenlerin hikayesi
Körfez savaşında kafayı yiyenlerin hikayesi
Kubrick'in "Full Metal Jacket"ı kıyaslanabilecek bir savaş filmi olan...
Berlin'de ustalar geçidi
Berlin'de ustalar geçidi
Dünyanın Cannes'ın hemen ardından ikinci büyük sinema festivali olan...
Kuru gıda sektörünün yüzde 80'i kayıt dışı
Mehmet Reis, kuru gıda alanında çekirdekten yetişmiş, kendi soyadını...
Vücudum kaslı cesedim yakışıklı
Özellikle sporcuların günlük beslenme düzenlerini desteklemek amacıyla...
Makyajda da geyşa modası
"Bir Geyşanın Anıları" filminin etkileri moda ve kozmetik dünyasında da...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.