kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
  » Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Kabin azabı
Kabin azabı
Alarm: Annem geliyor!
Okuyucu Mektubu

Kabin azabı

Olmüş insanlar için nasıl kabir azabı diye bir gerçek varsa, biz yaşayan x-large'lar için de 'kabin azabı' vardır. Ülkemizde balık eti (ama hamsi değil, fok, balina filan...) bir insanın, kıyafet alışverişine çıkması gerçekten cesaret isteyen bir davranıştır. Tüm cesaretinizi toplayıp bir dükkana girersiniz, şöyle bir dolandıktan sonra bir kıyafeti beğenirsiniz ve burada mağaza görevlisi devreye girer. İki tür görevli vardır: Birincisi ukaladır. Onun gözünde ikinci sınıf vatandaşsınızdır. Zaten bu tavra alışık olduğunuz için 'normal' insanlar gibi kıyafetin fiyatını sorarak başlamazsınız. "Bunun bana göre olanı var mı?" diye küçük bir sesle sorarsınız. Ukala tezgahtar sizi şöyle bir süzer ve soruyu anlamamış gibi yaparak yüksek sesle, "Size göre mi?" diye sorar. Resti görürseniz, bir sonraki adımda kendinizi kan ter içinde çok beğendiğiniz bu kıyafetin en büyük bedenine sığmaya çalışırken buluverirsiniz. Kıyafet olmayınca da görevli kıyafetin herhangi bir yerini patlatıp patlatmadığınızı araştırırken, "Ama ben size olmayacağını söylemiştim" der. Canınız sıkılmıştır, içiniz bunalmıştır. Hemen alışveriş merkezinin kendinize en yakın hissettiğiniz bölümüne yani 'yemek' bölümüne gidip, en sevdiğiniz mönüyü sipariş edip, bu kötü anıyı unutmaya çalışırsınız. İkinci tip ise yardımcı olmak için çırpınan iyi niyetli mağaza sorumlusudur. Siz bir kıyafeti alıp, kabine girdikten sonra size uygun bir şeyler bulmak için kendini paralar. Her "Bu da olmadı!" cümlenizden sonra mağazanın tezgahlarını paralamak pahasına size yeni bir alternatif üretmeye çalışır. Bir süre sonra onun haline o kadar üzülürsünüz ki, üzerinize olmayan kıyafetleri giyiyor gibi yapıp, "Pek de beğenmedim" demeye başlarsınız. Kabinde kan ter içinde kalmış olmanızdan daha çok zavallı görevliye üzülürsünüz. Bu üzüntüyü atmanın adresi de bellidir: 'Yemek' reyonu... Son bir yıldır bu eziyete son vermek için 'Evans' markasını tercih ediyorum. Metrocity ve Ümraniye Carrefour'da mağazaları bulunan firma adeta kurtarılmış bir bölgeye benziyor. Fiyatlar biraz yüksek. Ancak Ümraniye şubesinde sürekli indirim reyonu var. Kıyafetlerin 'V yakalı' olması ve genç kadınlara da hitap etmesi tercih sebebim. Burada alışveriş yaparken etrafta gördüğünüz x-large arkadaşlar kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor. Bu arada büyük beden giyimde önemli bir isim olan 'Faik Sönmez' firmasından geçtiğimiz hafta ilginç bir araştırma geldi. Gelecek hafta olay yerine bizzat gidip kıyafetleri denerken bir de bu araştırmayı sizlerle paylaşacağım. Arkadaşlar! En sevdiğim bayram geliyor... Kurban Bayramı deyince gözümün önünde kavurma kokuları eşliğinde, kavurma tabağını sıyıran ekmek görüntüleri oluşuyor. Derim ki, bu bayramı yiyerek mesut geçirelim, bayramdan sonra rejime başlarız... Mutlu ve bol kavurmalı bayramlar dilerim...

RAHŞAN GÜLŞAN

DİĞER GÜNAYDIN HABERLERİ
 İkinci Kekilli vakası
 'Bu programın bir rakibi olmayacak'
 Aşkı evlilik değil kişilerin kendisi öldürüyor
 Evlilikte sevgi ve aşk
 Yıllar geçer izlerini vücutta bırakır
 Büyük, daha büyük, en büyük TV
 Farklılıklar listesi
 Asena'ya MGD sansürü
 Tarkan UNICEF adına çağrıda bulundu
 Kadınların yeni favorisi 'kick box'
HAKAN & UTKU
Bayramda köprülerden geçiş bedava
- Şuayip yeter n'olur...
AYŞE TÜTER
Lezzet Güneşi
Ispanaklı krep
Krep için,...
Cinsel sorunlar kadını alkolün pençesine itiyor
Cinsel sorunlar kadını alkolün pençesine itiyor
Erkekler genellikle arkadaşlarıyla mutlu olmak, keyif yapmak için...
Yıllar geçse de onlar hep aynı yaşta
Yıllar geçse de onlar hep aynı yaşta
Bazı kadınlar vardır; adeta zaman onlar için durmuştur. İlerleyen...
Hollywood için film çekmeye niyetim yok
Hollywood için film çekmeye niyetim yok
Ötenazi konusunu işlediği 'The Sea Inside' filmiyle Venedik Film...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.