kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Atina 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Asli Aydintasbas @ SABAH
 

Putin ziyaretinin paradoksu

Müttefik ABD'nin Başkanı protesto gösterileriyle karşılandı. Ancak Soğuk Savaş'ta karşı tarafta yer alan Rusya liderinin aleyhinde tek eylem, tek satır yazı yok.

Bundan büyük paradoks olabilir mi? Türkiye yıllar boyu "cephe ülkesi" olarak Soğuk Savaş'ta taraf oldu, 50 yıldır NATO'da ve bir o kadar zamandır da Amerika'nın en yakın müttefiklerinden. Buna karşın George Bush'un iki ay önceki gezisi, mitinglerden sokak afişlerine kadar epey tepki topladı.
Rusya Federasyonu Büyükelçisi Petr Stegniy ise, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önümüzdeki haftaki Türkiye gezisiyle ilgili olumsuz hiçbir yazı çıkmamasından keyifli. Duymaya alışık olmadığımız bir övgüyle Türk medyasının konuyu çok iyi takip ettiğini belirterek "Umarım bundan sonra da olumsuz haber çıkmaz" diyor.
Bizler krep ve somon füme tabağına başlıyoruz, deneyimli diplomat da önündeki kalori mahrumu salataya. Stegniy'ye göre Putin'in 2 Eylül gezisi gerçekten "tarihi." Artık iki ülke arasında serbest piyasa ve demokrasi gibi "homojen değerler" olduğunu, tarihten kalma "jeopolitik rekabetin" geride kaldığını söylüyor. 32 yıl sonra Rusya'dan Türkiye'ye gelen ilk üst düzey ziyaret de bu yüzden.
Ziyaret aynı zamanda, ABD'ye gittikçe tepkili olduğunu gizlemeyen Türk dış politikasının, İran, Rusya ve Suriye gibi yakın zamana kadar gerginlik yaşadığı ülkelerle yeni bir dostluk ekseni kurma hevesinin, dış politikadaki bu
değişimin de resmi. Doğru ya da yanlış, ama Türkiye'nin dış politika kurmayları artık bu üç ülkeyi "tehdit algılamasından" çıkarmış görünüyor. Büyükelçi Rusya'dan yazları haftada 82 uçağın geldiğini söylüyor. Ticaret hacmi, Mavi Akım'la hayli artmış. Ruslar, Türk enerji sektörüne yatırım yapmak istiyor. Putin'le bir de siyasi deklarasyon imzalanacak.
Peki onca yıl Soğuk Savaş'ın verdiği ideolojik zıtlaşmadan ya da Putin önderliğindeki Rusya'nın Kafkaslar'da Gürcistan ve Çeçenlere yönelik "neo-Sovyet" tavırlarından kaynaklanan bir serzeniş de mi yok Ankara'da? Ya tarih kitaplarında yazan Rusya'nın hep "sıcak denizlere inmeye çalıştığı" yorumu ve yüzyıllar süren Osmanlı-Rus zıtlaşması?

'KREMLİN'E ÇAĞIRDIK!

Bunlar da artık Türk-Rus ilişkilerinde etken değil. Ticaret ön plana geçmiş. Rusya Federasyonu'nun eski Ankara Büyükelçisi Albert Çernişev'in inisiyatifiyle Osmanlı dönemini yeniden yorumlayan Rus yetkililer, aslında iki imparatorluğun yüzyıllar boyu değil yalnız 25 yıl savaştığını söylüyor.
"Sıcak denizler" derseniz zaten Türkiye'nin tek isteği, Ruslar'ı Akdeniz'e indirebilmek! Antalya Rus turistler sayesinde ihya oluyor. O kadar ki Türkiye Putin'i de gezi sırasında birkaç gün Antalya'daki "Kremlin Sarayı" Oteli'nde ağırlama düşüncesini ortaya atmış. Putin yoğun programı nedeniyle Kremlin Sarayı Deneyimi'ni kaçıracak. Ama Büyükelçi Stegniy burayı Mayıs'ta ziyaret ederek Kirov Balesi'nin Kuğu Gölü performansını izleme fırsatı bulduğunu ve otelin Rusya'dan gelen turistlerle "yüzde 114" kapasite dolu olduğunu anlatıyor.
Bu arada Putin gezisinde Ankara'nın Kıbrıs konusunda bastıracağını da ümit etmek lazım. Moskova'nın Kıbrıs Rum kesimi ve özellikle de Tassos Papadopulos'la eskiye dayanan bir dostluğu var. Nisan'da Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nin referandum öncesinde Annan Planı'nı destekleyen kararını tek başına veto etmişti. Bunu hatırlatıp Putin'in Kıbrıs konusunda yeni bir yaklaşım getirip getirmeyeceğini sorduğumda, Büyükelçi Stegniy "Ah Washington'dan geldiğiniz belli" diyor. Stegniy'e göre referandum öncesinde Annan Planı'nı desteklemek, "Kıbrıslı seçmenin iradesini etkilemek" olurdu. Şimdiyse Rusya'nın KKTC'yle ekonomik ilişkilere "sıcak baktığını" söylüyor. Tabii Avrupa Birliği'nin yeşil ışık yakması şartıyla.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Necef'de intihar   / 25-08-2004
 Derin Aktörler   / 22-08-2004
 Ankara'nın istihbarat kulisi   / 17-08-2004
 Derin kriz arapsaçı   / 16-08-2004
 Tek demokratik devrim   / 12-08-2004
 ...Ve Ankara   / 09-08-2004
 Ege'de tango   / 19-07-2004
 Edwards'ın anlamı   / 12-07-2004
 Bush geldi geçti   / 05-07-2004
 Zana'dan sonra   / 14-06-2004
ALİ KIRCA
Son uçakta bir eksik!
Ağustos ortalarından 11 Eylül...
ASLI AYDINTAŞBAŞ
Putin ziyaretinin paradoksu
Müttefik ABD'nin Başkanı...
SOLİ ÖZEL
Arap dünyasının krizi
Arap dünyasının en saygın...
Gümüş gözyaşları
Gümüş gözyaşları
Kariyerinde 6 Avrupa Şampiyonluğu bulunan Şeref Eroğlu, geçen yıl 3-0...
Cesur yürek
Cesur yürek
Türkiye, olimpiyatta 6 gün içinde 4. kez piste çıkacak olan Elvan'ın...
MGK Irak'ı görüştü
MGK Irak'ı görüştü
Milli Güvenlik Kurulu'nun üç saat süren toplantısında Irak'taki...
'İkiz uçak kazası' acaba sabotaj mı?
Rusya'da önceki gece iki yolcu uçağı arka arkaya düştü. 89 kişinin...
AIDS doğuştan ihmal aileden
Anne karnında AIDS hastalığına yakalanan 2.5 yaşındaki Elif'in...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.