kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ahmet Hakan Coskun @ SABAH
 

İran ve Türkiye

İran ile Türkiye arasındaki en güncel, en kışkırtıcı ve en temel farklılık, kadın kıyafetinde odaklanmış gibi görünüyor:
Birinde kadınları kapatmaya, diğerinde açmaya yönelik doyumsuz bir iştah var! Biri "din" adına kapatmaya, diğeri ise "çağdaşlık" adına açmaya çalışıyor.
Peki bu kadar mı? İki ülke arasındaki çelişki sadece "aç / kapa" meselesine indirgenebilir mi?
Aman, ülkemizdeki "çağdaş yaşam savunucuları" gönüllerini ferah tutsun, zira iki ülke arasında bence "aç / kapa" olayından çok daha derin farklar var.
İşte benim saptadığım farklar:
Türkiye'de Sünni geleneğin hakimiyeti vardır ve bu geleneğin hiçbir zaman otoriteyle öyle uzun boylu bir meselesi olmamıştır. Oysa İran, bir itiraz hareketi olan Şii geleneğinden gelmektedir. Bu yüzden "artık devrimler bitti" denilen bir dönemde İran'da tüm dünyayı afallatan o devrim gerçekleşebilmiştir.
Türkiye bir "şen gönüller diyarı"dır. İran ise mersiyeler ülkesidir. Türkiye'de tek bir hakim renk yoktur, İran'da ise "siyah" milli renktir.
Türkiye'de "hem rakımı içerim, hem de cumaya giderim" şeklinde özetlenebilecek kuvvetli bir gelenek çok uzun zamandan beri yaşam alanı bulurken, İran'da her daim "ya hep ya hiç" anlayışı vardır.
İran'da "din adamı" aynı zamanda bir tür "ruhani lider" iken, Türkiye'de din adamı için sadece "namaz kıldırma memuru" diyebiliriz. İran'da din adamı parasını halktan alır, Türkiye'de din adamı devletten.
İran'da kültürel hayat da farklıdır. Mesela İran sineması her türlü baskı ve sansürün arasından sıyrılıp simgesel anlatımlarla Batı dünyasına parmak
ısırtırken, Türkiye'de her türlü serbestlik Türk sinemasına bir arpa boyu yol aldırtamamıştır.
Türkiye'de laik kesim ile İslami kesim arasındaki çelişki ile İran'daki muhafazakarlarla reformistler arasındaki çelişki birbirine benzemez. İran'daki muhafazakar-reformist çelişkisi, daha çok Türkiye'deki Saadet Partisi ile AK Parti arasındaki çelişkiye benzer.
İran halkının nezdinde Şah ve ailesinin taşıdığı anlam ile Türk halkının nezdinde Osmanoğulları ailesinin taşıdığı anlam farklıdır.
İran'da devrimin en başat sloganı şuydu: Ne Doğu, ne Batı! Türk siyasetinin en başat sloganı ise Doğu'ya karşı Batı'dır! İran halkı yeryüzünde tek kalmayı göze alırken, Türk halkı iki güç arasından birini tercih etmeye daha yatkındır.
Türkiye "iyi bir yaşam"dan yana tavır koyarken, İran "klas bir ölüm"ü özendirmiştir. Türkiye "iyi yaşam"ın peşinden, İran "iyi ölüm"ün peşinden gider.
İran'ın başörtülü kadınları hayatın her alanında erkeklerden daha etkinken, Türkiye'nin başörtülü kadınları hayatın değişik alanlarına daha yeni çıkabilmiştir.
Türkiye'de dindar kesimlerde "şapka"ya karşı bir alerji duyulurken, İran'da "kravat" en olumsuz aksesuardır. Türkiye'deki "kravatlı dindar"ın İran'daki karşılığı "şapkalı dindar"dır.
Türkiye'de esnaf, tarihin hiçbir döneminde otoritenin yapısını değiştirecek denli güçlü olamamışken, İran esnafı devrim yapacak kadar güçlüdür. (NOT: İran devriminin bir adının da "esnaf devrimi" olduğunu anımsayalım.)
Yani Türkiye'nin İran olması ne kadar imkansızsa, İran'ın da Türkiye olması o kadar imkansızdır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İran ve Türkiye   / 30-07-2004
 Anlaşıldım ama yanlış anlaşıldım   / 29-07-2004
 Huzur arıyorum!   / 27-07-2004
 Açık konuşalım   / 26-07-2004
 Tren ve ideoloji   / 25-07-2004
 Arınç'a dair…   / 23-07-2004
 Gerici   / 22-07-2004
 Türban mürban   / 20-07-2004
 Erdoğan ile Sarıgül   / 19-07-2004
 İyi ki beklemişim   / 18-07-2004
REHA MUHTAR
Ölürken yalnız olacağımı öğrendim
Yaş 5: Anne ve babamın...
ERDAL ŞAFAK
Bagajdaki şekerler
Bu yılın en çok konuşulan filmlerinin...
AHMET HAKAN COŞKUN
Seda kitapçıda
Ve bu da oldu! Nişantaşı'nın bütün o...
MEHMET BARLAS
Her şeyi devletten beklemenin sonu yok ki!
Türkiye'de...
HINCAL ULUÇ
Başın sağolsun Bekir..
Bir köpeğin ölümünün bu kadar...
Hangisi gerçek?
Hangisi gerçek?
GSGM Genel Müdürü Atalay: "G.Saray bu statta maç yaparsa, sorumluluk...
Aslan Porto önünde
Aslan Porto önünde
G.Saray, son iki sezonun UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonu...
Müdür Bey'e hapis istemi
Hızlandırılmış facia ile hedefteki bürokrat olan TCDD Genel Müdürü,...
'Savcı CHP'ye asla talimat veremez'
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, muhaliflerin kurultay çağrısını...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.