kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ahmet Hakan Coskun @ SABAH
 

Açık konuşalım

Diyelim ki bu hükümeti son tahlilde "bizimkilerin" hükümeti olarak görüyoruz. Ne yapacağız? Nasıl bir tavır takınacağız? Mesela kendi kendimize şöyle mi diyeceğiz:
"Bu tren kazası hiç iyi olmadı. Ortada gerçekten savunulması çok zor bir durum var. Ama hükümette de bizimkiler var. Tabii ki bizimkilerin üzülmelerini istemeyiz. Hem karşı taraf saldırırken bizim de koroya katılmamız yakışık alır mı? Biz en iyisi suçu makiniste yükleyelim, durumu kurtaran bir iki argümana sırtımızı dayayalım, nasıl olsa bugünler unutulur."
Tamam, böyle denebilir.
Ama o zaman bizim herhangi bir saygınlığımız kalır mı?
Bunları söyledikten sonra kim bizi ciddiye alır? Kim inanır bize? İnsan yaşamı gibi kutsal bir alanda böyle vurdumduymaz bir tutum takınırsak, kendi haklarımız için feryat ederken yanımızda yöremizde kimi buluruz?
Hem hani biz bu toplumun vicdanı olacaktık? Hani biz haksızlık nereden gelirse gelsin ona karşı çıkacaktık? Hani ilkeli olacaktık? Hani bizim "haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" diye bir ilkemiz vardı?
Sakın "İyi ama hepsi bizimkilere saldırıyor, karşı taraf ellerine geçirdikleri fırsatı sırf ideolojik nedenlerle sonuna kadar kullanıyor, ne yani biz de şimdi bizimkilere mi vuralım" demeyin.
Siz "toplumun vicdanı" olmanın öyle kolay yoldan elde edilebileceğini mi sanıyorsunuz?
En sevmediğiniz haksızlık yaptığında bağırmak kolay! Asıl en sevdiğiniz haksızlık yaptığında ne yapıyorsunuz, ona bakılır!
En sevmediğimizin yaptıkları karşısında nasıl bir muhalefet performansı sergilediğimiz ortadayken, bugün susmak ya da daha kötüsü mahcup bir edayla da olsa savunma psikozu içine girmek en hafif deyişle tutarlılıkla bağdaşır mı?
Elimizi vicdanımıza koyup şu sorunun yanıtını arayalım: O hızlandırılmış tren projesini Ecevit hükümeti başlatsaydı ve sonuçta da böyle bir kaza olsaydı bizi kim tutardı?
Hiçbirimiz "Tren faciası oldu, hükümete çakacak müthiş bir fırsat yakaladık" diye neredeyse zil takıp oynayacak hale gelenleri bahane etmeyelim.
Unutmayalım ki bu toplumun vicdanı, bizim suskunluğumuzu da, onların koz yakalamışlara özgü abartılı sevinçlerini de fark edecek kadar hassastır.
Hem iflah olmaz AKP karşıtlarının hükümete vurmak için koz yakalamak gibi bir dertleri olmadığı ortada değil mi? Onların vurması için trenin kaza yapmasına bile gerek yok ki!
Ama biz bugün susarsak yarın konuştuğumuzda bizi kim dinler?
Ayrıca bugün ortaya konan tepkilerin "abartılı" olduğunu nasıl söyleyebiliriz?
Marmara depreminin ardından yaşananları anımsayalım: O gün işbaşında olan hükümet, nasıl kıyıcı ve dayanılması güç bir yaylım ateşine tutulmuştu! O yıkıcı eleştirileri yapanların başında, o günkü hükümetin doğal müttefikleri vardı!
O depremden sonra bırakın hükümeti, 'dokunulmaz' kabul edilen askerler bile en sert bir dille eleştirilmişti.
Biliyorum: Duyarlılıklar artmış, alınganlıklar had safhada, isimlerimizin üstü çizilebilir. Ama "zor zamanda" konuşmazsak, kolay zamanlardaki haykırışlarımızın ne faydası olabilir ki?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İran ve Türkiye   / 30-07-2004
 Anlaşıldım ama yanlış anlaşıldım   / 29-07-2004
 Huzur arıyorum!   / 27-07-2004
 Açık konuşalım   / 26-07-2004
 Tren ve ideoloji   / 25-07-2004
 Arınç'a dair…   / 23-07-2004
 Gerici   / 22-07-2004
 Türban mürban   / 20-07-2004
 Erdoğan ile Sarıgül   / 19-07-2004
 İyi ki beklemişim   / 18-07-2004
REHA MUHTAR
Ölürken yalnız olacağımı öğrendim
Yaş 5: Anne ve babamın...
ERDAL ŞAFAK
Bagajdaki şekerler
Bu yılın en çok konuşulan filmlerinin...
AHMET HAKAN COŞKUN
Seda kitapçıda
Ve bu da oldu! Nişantaşı'nın bütün o...
MEHMET BARLAS
Her şeyi devletten beklemenin sonu yok ki!
Türkiye'de...
HINCAL ULUÇ
Başın sağolsun Bekir..
Bir köpeğin ölümünün bu kadar...
Hangisi gerçek?
Hangisi gerçek?
GSGM Genel Müdürü Atalay: "G.Saray bu statta maç yaparsa, sorumluluk...
Aslan Porto önünde
Aslan Porto önünde
G.Saray, son iki sezonun UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonu...
Müdür Bey'e hapis istemi
Hızlandırılmış facia ile hedefteki bürokrat olan TCDD Genel Müdürü,...
'Savcı CHP'ye asla talimat veremez'
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, muhaliflerin kurultay çağrısını...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.