kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Yaşama Dair
    Sinema
    Hobi
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Sosyal ile Hıristiyan Demokrat

Türkiye, Avrupa Birliği ekseninde iki "demokrat" Alman lider ağırladı. Sağdaki "Demokrat", Merkel, Türkiye'nin "neden AB'ye tam üye olamayacağını" anlatma çabasındayken...
Soldaki, Schröder, iki ayak üstünde yalan söylemiyorsa, giderek daha fazla kanaat getirdiği üzre, Türkiye'nin "tam üye olması gerektiği" zaviyesinde.
Hepsinin politikacı olduğu, ilkelerden çok pragmatik sebeplere dayandıkları, kendilerini düşündükleri, samimiyetlerinin su götürdüğü, tavırlarını gündelik hesapların belirlediği filan söylenebilir.
Çoğu doğrudur da.
Ancak, ikisi arasındaki farkı yaratan ciddi unsurlardan birinin, "demokrat"ın önündeki tarihi sıfat olduğunu da görmeliyiz.

***

O sıfatlar, sadece bugünün siyasi mevzilerini değil, zamanla yontulmuş, evrilmiş yahut rendelenmiş olsalar da, tarihin, geçtikleri yolların; üstlerinde, ruhlarında bıraktıkları izleri, edindikleri mirastan vicdanda kalanları da taşır.
Topluma, toplumlarındaki mağdurlara, bu arada yabancılara, başka ülkelere, halklara, kültürlere, dinlere bakışlarını etkileyen de odur.
Parti liderliklerinin bunlardan uzaklaştığı anlar çoktur; ancak, bizdekinin tersine, "ideolojik hizipler"e hayat hakkı tanındığı için, parti içi "hatırlatıcı" dinamikler de mevcuttur.
Türkiye, Avrupa'nın sol, sosyal demokrat, sosyalist ve yeşil partileriyle çelişkili biçimde yüzleşip durdu.
Bir açıdan bakıldığında, insan hakları meselesinde en çok eleştirenler onlardı; o kadar ki, "her türlü melanetin teşvikçisi" olarak görüldüler.
Oralarda ise, solcu, sağcı, İslamcı, laik; Türklerin çoğunluğu, geleceklerini, güvencelerini, adam yerine, insan yerine konmanın ufkunu bu partilerde arıyordu.
Aşırı milliyetçi, yer yer ırkçı, dışlamacı, kibar ya da açık yabancı düşmanı sağa karşı, bu sol partiler, sığınacak, desteklenecek, destek aranacak, içinde politika yapılacak siyasi mevziler oldu.
Şu sırada o çelişkinin bir başka tezahürü ile yüzleşiyoruz.
Samimiyetlerin sorgulanması bir yana;
Türkiye'de demokratikleşme adımları atıldıkça, toplumda ve siyaset ile devlette, insan hakları ve demokratikleşmenin gereklerine karşı direnç kırıldıkça, "Avrupa solu" ile Türkiye arasında bir anlayış köprüsü tesis ediliyor...
Türkiye'nin dışlanmaması yönünde bir irade beyanı ortaya çıkıyor.
***

Bizim liberal, muhafazakar, hatta milliyetçi sağlar ile muhafazakar, milliyetçi, rejimci solların kafasının karıştığı bir istasyon bu.
Sosyalist Enternasyonal'e katılmakla solcu, sosyal demokrat olunamadığı gibi...
"Muhafazakar demokrat" olduğunu, "Müslüman demokrat" sayılabileceğini beyan edip Avrupa'daki hemcinslerinin, "ortak değer" arkadaşlarının "Hıristiyan demokratlar" olduğunu zannetmenin de yanılgısı.
Aynen, "muhafazakar" yanılgının, daha vahim biçimde, ABD'de Cumhuriyetçiliğin en azgın versiyonu "Neo-muhafazakar şahinler"le "kanka" pozisyonda "demokrat" olmaya kalkışması gibi.
***

"Demokratlık" sadece "demokratik rejime inanıp inanmama" meselesi değildir.
Toplumların, bireylerin, halkların, başka halkların, ırk, etnisite, dil, din, milliyet unsurlarına rağmen; eşit, adil, saygın biçimde gözetilip gözetilmediğine, dışlayıcı değil kapsayıcı, en azından hor görmeyici oluşuna dair genetik yapıdır aynı zamanda.
Hıristiyan ya da değil, "Muhafazakarlık", "demokratlık"ı hazmetmekte bu genetik zaaftan ötürü zorlanır; mesela, CHP'nin "sosyal demokratlık" iddiası, genlerindeki "demokratlık" mirasının zayıflığından ötürü havada kalır.
Nereden geldiğiniz nereye gideceğinizi hiç mi etkilemez!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Sosyal ile Hıristiyan Demokrat   / 24-02-2004
 Darmadağın dağılım   / 23-02-2004
 Durduğun yere gölge düşer   / 22-02-2004
 Laminat Büyük Ortadoğu   / 20-02-2004
 Sahibine göre kişnetmek (3)   / 19-02-2004
 Sahibine göre kişnetmek (2)   / 18-02-2004
 Sahibine göre kişnetmek (1)   / 17-02-2004
 Kamunun kamulaştırılması   / 16-02-2004
 Ülkesini sevmek, çok sevmek, çok çok...   / 15-02-2004
 Parlamento ne işe yarar?..   / 13-02-2004
SAVAŞ AY
Kadir Topbaş İstanbul'a ne yapar?..
Dün bütün gün...
REFİK DURBAŞ
Türkiye uçuyor...
Küreselleşen dünyada gelişen...
SAİT GÜRSOY
Sabancı ÖSS'ye el atıyor
Sabancı Üniversitesi Türkiye'de...
MEHMET TEZKAN
CHP'nin sonuç ne olursa olsun kaybetmeyecek iki...
EMRE AKÖZ
'Neredesin Firuze... Ya evde yoksan
Hani bir şey yanı...
UMUR TALU
Büyük Ortadoğu'da aslan Türkiye
ABD'nin NATO'ya, G8...
KKTC'yi tanıyabiliriz
AB'nin genişlemeden sorumlu komiseri Verheugen, Rum kesiminin...
İsrail, "duvarı" 42 km uzatıyor
İsrail'in Batı Şeria'da inşa etmeye başladığı "güvenlik...
İlhan Mansız: Gitmem kalmamdan daha hayırlıydı
İlhan Mansız: Gitmem kalmamdan daha hayırlıydı
"Bir günde karar değiştirdiğim doğru. Söyleyeceğim şu: Sevmek,...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Bizimcity | Sizinkiler | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Yaşama Dair | Sinema | Hobi
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.