Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 31 Temmuz 2008, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Şemsi BAYRAKTAR / TZOB Genel Başkanı:

Ülkemizde 135 bin ton biyoetanol, 1.1 milyon ton da biyodizel için kurulu kapasite bulunuyor. Ancak hammadde pahalılığı, özellikle biyodizel hammaddesinde dışa bağımlılık ve pazarlama sorunları bu kapasitelerin atıl durumda kalmasına yol açtı. Biyoyakıt üretimini Türk tarımı için bir tehdit olarak değerlendirmiyoruz. Aksine petrolde dışa bağımlı bir ülke olarak biyoyakıt üretimini bir imkan ve bir fırsat olarak görüyoruz.

Biyoyakıtlar, ülkemiz için başta petrolde dışa bağımlılığın azaltılması olmak üzere, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması, kırsal kalkınmayı desteklemesi ve yem sanayiine hammadde sağlaması gibi sebeplerle büyük önem taşımaktadır. Dünyada öncelikli olan gıda amaçlı tarımsal üretimdir. Gıda, temel ihtiyaç maddesi olmakla birlikte artan petrol fiyatları ülkeleri biyoyakıt üretimine yönlendirmektedir. Ülkemiz de bu durumdan etkilenmektedir.

Ülkemizde biyoyakıt üretim çalışmaları biyodizel üzerine yoğunlaşmıştır. Ancak, hammadde olarak üretimde söz sahibi olduğumuz şekerpancarı yerine, üretim yetersizliği yaşadığımız yağlı tohumlar kullanılmıştır. Biyoyakıt üretim politikamızı belirlerken hammadde olarak üretim açığı olan ürünler yerine üretim fazlası yaşadığımız ürünleri tercih etmeliyiz.

AB ülkelerinde biyodizel üretiminde kullanılan kanolanın ülkemizde de yaygınlaştırılması amacıyla firmalar sözleşmeli üretime yönelmişlerdir. 2005 yılında bin 200 ton olan kanola üretimi, yaklaşık 24 kat artarak 28 bin 100 tona ulaşmıştır. Bu önemli artıştır. Ancak iki yıldaki bu üretim artışı öncelikli olarak bitkisel yağ açığımızın kapanmasına yönelik kullanılmalıdır.

Bilindiği üzere, Ülkemizde şekerpancarı üretimi kotayla engellenmektedir. Oysa şekerpancarının biyoetanol üretiminde kullanılmasıyla pancar üreticilerinin ürettiği ürün değerlendirilebilir. Şekerpancarının biyoetanol üretiminde kullanılmasına yönelik Çumra Şeker fabrikası 2007 yılında üretime başlamıştır. Bu örnekleri çoğaltarak şekerpancarı üretiminin kullanım alanını artırabiliriz.

Günümüzde tarımın gıda temini gibi çok önemli bir fonksiyonu yanında enerji ihtiyacını karşılama gibi yine stratejik ve yeni bir fonksiyonu ortaya çıkmıştır.

Bu durum, ülkemiz gibi tarımsal potansiyeli olan ülkeler için değerlendirilmesi gereken bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmek üzere tarım ve destekleme politikamızda; biyoyakıt üretimini, enerji tarımını dahil eden yeni düzenlemeler yapılması gerekli hale getirmiştir. Bu yöndeki çalışmaların gecikmeden yapılması büyük önem taşımaktadır.