| |
|
|
Bardakoğlu su koyuverdi
Abant Platformu toplantısında ' Alevilik' konusu ele alındı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, cemevleri konusunda çekincelerini ortaya koydu. Bu tavrını da " Cemevlerini caminin alternatifi yapmayalım " cümlesiyle özetledi. Defalarca yazdık: "Bizim devlet laik değildir. Çünkü içinde dini organize ve yönlendiren devasa bir kurum olan Diyanet İşleri vardır... Üstelik bu kurumun ruhu Sünni ve erkektir ; diğer dinlerin yanı sıra toplumdaki öteki İslami yönelimleri dışlar..." İşte dediğimiz bir kere daha ortaya çıkıyor. Halbuki laik devletin iki temel özelliği vardır: Bir kere dini kendisinin dışında bırakır. Kendisini dini kural ve ilkelere göre organize etmez.... Diğer yandan, devlet toplumdaki inançlara karışmaz. Onları serbest bırakır. Eğer farklı inanç sahipleri çatışmaya kalkışırsa, onlara mani olur, barışı ve özgürlüğü sağlar, suçluyu da cezalandırır. Bunları söylüyoruz ama gerçeğin böyle olmadığını da biliyoruz. Özetle ifade edersek, Halifelik kurumu kaldırıldıktan sonra kurulan Diyanet İşleri'nin esas hedefi dini özgürlüğü sağlamak yerine dini kontrol etmek olmuştur. Bu güçlü çizgi günümüze kadar da devam etmiştir. Nereden mi biliyorum? Bakın Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın ne diyor: "Diyanet personelinin Alevilik hakkında ciddi eğitime tabi tutulmasını sağlayacağız." "Nasıl yani? Diyanet personeli Aleviliği bilmiyor mu" diye sormak gerek ama gerçek bu işte. Ne dedik yukarıda: "Bu kurumun ruhu (yani organize oluş biçimi) Sünni ve erkektir." Eh, kurumu böyle oluşturursan, onun içinde çalışanlar da (tabii hepsi değil ama önemli bir bölümü) milyonlarca kişiyi ilgilendiren Alevilik'ten bihaber olur. Böyle din hizmeti verilir mi? Verilmez elbette. Verilmedi de zaten. İşin kötüsü de şu: "Kurum" değişmesi uzun zaman alan, sağlam değerlere sahip, gelenekleri güçlü "organizasyon" demektir. Örnek vermek gerekirse; ordu bir kurumdur. Aynı şekilde Diyanet İşleri de kurumdur. Alevi talepleri yükseldikçe, bu kurum zorlanmaya başladı. Ne yapacaklarını bilemiyorlar. Çünkü talepler ne kadar demokratik, ne kadar makul olursa olsun kurumun kuruluş ilkelerine aykırı. Bu tartışma yeni başladı. Kolay kolay da bitmez. Çünkü kurum kolay kolay değişmez, "kötü" dediğim de buydu zaten.
|