 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
SMS: FA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder |
|  |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
 |  |
  |
|

Derin bir organizasyon var
367 tartışmasına Deniz Baykal da dahil oldu. "367 oy çıkmazsa, ilk turdan 10 dakika sonra Anayasa Mahkemesi'ne gideriz" diyerek. Deniz Baykal, akıllı adamdır. Bu işleri bilir. Ben Deniz Baykal'ın bu söylediklerine "inandığını" düşünmüyorum. Böyle bir düşüncesi olsaydı, bunu Sabih Kanadoğlu'ndan önce seslendirirdi. Ancak görülüyor ki, şahsen inanmasa bile bu yolu deneyecek. Önce eski Yargıtay Başsavcısı böyle bir yol açıyor. Ardından Deniz Baykal bu yola giriyor. Baykal, bir yere çıkması mümkün olmayan bu yola girmez. Ne var ki, konuştuğumuz bazı CHP'liler "Anayasa Mahkemesi üyeleri arasında da bu kanaatte olanlar varmış" diyorlar. Yani ilk turda 367 çıkmayacak. CHP bunu hemen Anayasa Mahkemesi'ne götürecek. Anayasa Mahkemesi "olmaz" diyecek. İkinci ve üçüncü turlara geçilemeyecek. Cumhurbaşkanı seçiminin önü tıkanacak. Anayasa gereği Türkiye seçime gidecek. Belli ki, "birileri" bu organizasyonu yapmak için kolları sıvamış. Buradan çıkan sonuç şu: "Tayyip Erdoğan veya bir başkası; isim önemli değil, AK Parti ağırlıklı bir Meclis Cumhurbaşkanı seçmemeli." AK Parti kendi kendine seçime gitmezse, seçime gidilmesi sağlanacak. Peki bu organizasyonu yapanlar şunun farkında değil mi? Böyle bir havayla seçime gidilirse, AK Parti bir kez daha iktidar olur. Belki 367'yi geçer ama geçemezse sonsuza kadar Türkiye seçime mi gidecek! Ya da Türkiye her Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir genel seçim yapmak zorunda mı kalacak!
|
|
 |
|
|