|
 |
 |
 |
|
 |
 |

  |
|
İhraç davayla ilgili değil
Sarıkaya, kendisinin, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst kademesindeki kişilere yönelik olarak görevini aşarak haksız ve hukuka aykırı iddianame düzenlemesi nedeniyle Van Cumhuriyet Savcılığı görevinden alınıp, meslekten ihraç edildiği yolunda ortaya atılan iddianın da kabul edilemez olduğunu belirtip, "Van Cumhuriyet Savcılığı görevimden alınıp, meslekten ihraç edilmemin dava ile herhangi bir bağlantısını göremedim" diyerek, şöyle konuştu: "Hukuka aykırı iddianame tanzim etmedim. Eğer hukuka aykırı bir iddianame olsaydı, amirim olan başsavcı tarafından
görüldüsünün yapılmaması ve mahkemece iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi. Oysa iddianame Van 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce oybirliğiyle kabul edilmiştir. Eğer hukuka aykırı iddianame varsa iddianameyi kabul eden mahkeme heyetinin de sorumluluğu gerekmez mi?"
KASTIM BU DEĞİLDİ Davacı Tümgeneral Nuri Ali Karababa'yı tanımadığını ve küçük düşürmek, itham etmek kastının bulunmadı ğını anlatan Sarıkaya, şöyle dedi: "Silahlı Kuvvetlerimizin değerli bir komutanını lekelemek, küçük düşürmek gibi hiçbir Türk evladının kabul edemeyeceği bir niyeti ve düşünceyi taşıyamam. Kastım bu değildi." Sarıkaya dilekçesini şu sözlerle bitirdi: "Şu hususa özellikle dikkat çekmek isterim ki, bir ihbar ya da şikâyet dilekçesi Cumhuriyet Savcısı'nın yapacağı her türlü hukuki işlemin metninde ihbar veya şikayet konusunun olması, anlatılması gerekir. Bu işin doğası gereğidir. Eğer ihbar dilekçesinde davacıya bir hakaret varsa bunun sorumluluğu da bu kişiye aittir. Tazminat sorumluluğu hakaret edenindir. İşi gereği bunu iddianamede yazan savcı da değildir."
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|