 |  |
Enigma
Dün sabah, Hürriyet'te, Fatih Altaylı ile Aydın Doğan arasındaki sonucu önceden belirlenmiş, "objektif röportajı" okuyunca, gözlerim doldu, az kalsın hüngür hüngür ağlamaya başlayacaktım. Ağır bir "nedamet hissi" bütün yüreğimi kapladı. Devlet'e gidip, 500 milyon dolar teklif etmiş ama yine de SABAH'ı almak istemiyormuş! Yani istediğinden değil de, devlete millete hayır olsun diye teklifte bulunmuş(!) Fakat gazeteleri dikkatle okudukça "nedamet" hissinin yerini öfke kaplamaya başladı. Bildiğiniz gibi hediye ziynetler, daha önceden geri gönderilmişti. 1.500 dolarlık ipek halı ise Başbakanlık hediye envanterine kaydedilmişti. Fakat o da ne? Bu haber SABAH'ın 1. sayfasında yoktu. Akşam' ın 1. sayfasında da yoktu. Tercüman'da da yoktu. Radikal ve Cumhuriyet'te de yoktu. Yeni Şafak'ta da yoktu. Gözcü' de yoktu. Peki hangi gazetelerde vardı. Milliyet' te manşetti: "001 Tayyip Erdoğan" başlığı ile... Alt başlık ise şöyleydi: "Başbakanlık'ta, bugüne kadar demirbaş kaydedilen tek bir armağanın bulunmadığı ortaya çıktı. 001 numaralı ilk kayıt Erdoğanlar'a Moskova'da hediye edilen halı için yapıldı." Türkiye'nin en "güvenilir" gazetesi Milliyet, ipek halı haberini manşete oturtmuştu. Posta'ya baktım, aynı haber 1. sayfada çift sütun görülmüştü. İyice uyuz olmaya başladım. Döndüm Hürriyet'e: İpek halı olayı, birinci sayfada haber olarak yoktu ama "hediyelerin iade edilmesi", genel yayın müdürü Ertuğrul Özkök'ün bütün köşesini kaplamıştı. Özkök, "Erdoğan ile muhteşem bir içtihadın başladığını" bildiriyordu. Son olarak, "Bağımsız Gazete" Vatan'ın 1. sayfasını görünce durumu kavramaya başladım. Vatan da, ipek halıyı manşete çekmişti: "Demirbaşa ilk kayıt" Alt başlıktan da kan damlıyordu: "Erdoğan'ın Başbakanlık envanterine kaydettirdiği halı bir ilk oldu. Şimdiye kadar hiçbir başbakanın aldıkları hediyeleri kaydettirmediği ortaya çıktı." Lafı nereye getireceksin, diyecek olursanız insan bazen "şifre kırıcı" gibi hareket etmek zorunda kalıyor. Birazdan "şifre" yi siz de çözeceksiniz. Hediyeler üzerine hangi gazetelerin "haber refleksi" adı altında orkestra halinde yayın yapmaya başladığını hatırlayın. Başyazarlar dahil, bütün yazarların aynı gece telefonla görüşmüşler gibi, aynı konuyu ele alarak Erdoğanlar'a nasıl yüklendiğini hatırlayın. Tamam diyelim ki bu, "tek başına" ele alındığında etik ve doğru gazetecilik duruşuydu. Ama 10 gün sonraki "halı haberiyle birlikte" düşünüldüğünde bakın bakalım ne hale geliyor? Soruyorum: Kan damlayan manşetlerde söylendiği gibi, Başbakanlık envanterine ilk kaydedilen demirbaş 1.500 dolarlık ipek halı mıydı? Şimdi Zaman Gazetesi'ni okuyacağız: İşte 1. sayfa haberi: "Cumhuriyet tarihinde 6 hediye kaydı yapıldı. İkisi Ecevit'ten, dördü Erdoğan'dan." "20 yılı gösteren kayıtlara göre, Ecevit, kendine 1998'de hediye edilen 2 zırhlı Hyundai limuzini; Erdoğan ise kendi döneminde 1 Toyota Jeep, 2 Hyundai Centennial (binek otomobil) ile 1 ipek halıyı kaydettirdi." Neymiş? İpek halı ilk kayıt edilen hediye değilmiş. Erdoğan daha önce de hediye kaydettirmiş! Çok etik bir refleks sahibi olan kartel medyası, bağımlı ve "bağımsız!" gazeteleriyle niye ipek halı olayını aniden ve gerçek dışı olarak kamu oyuna bir "ilk" olarak sundu? Belki birileri ipek halıya biner de uçar, diye mi acaba? Enigma'yı (şifre) çözdünüz mü?
|