kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Bilgi ve Yaşam
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
    Kampüs
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Celik @ SABAH
 

Memlekette günlük hayat...

Türkiye gibi devlete ve siyasete dair tartışmaların hayatın merkezi haline geldiği ülkelerde, "gündelik hayat" çokça ihmal edilen bir şeydir.
En ince şekilde ayarlanmış bir dost toplantısına ya da sakin bir yemeğe en "kasvetli" konuların izin almadan hakim olması bundandır belki de.
En keyifsiz konular, kendinize ayırdığınız istisnai birkaç saate bile bir "işgal kuvveti" cüretiyle giriverirler...
Gündelik hayatın ihmal edilmesi, hayatın hangi yönüne titizlenildiğini de muamma haline getiriyor aslında.
Toplumsal ve siyasal hayatımızda yanlış giden şeyleri düzelterek hayatı daha iyi kılmaya çalışıyoruz.
Fakat bunları yaparken, gündelik hayat gerçeğini hesaba katmadığımız için, aslında toplumsal ve siyasal büyük konulara da titizlenmiş olmuyoruz kendiliğinden.
Hayatın bir "bütün" olduğu "ıskalandığı" zaman, bir tarafının diğer tarafına göre daha kaliteli hale getirilmesi de mümkün olmuyor aslında.
Trafik kazalarından sokağa hakim olan davranış kodlarına, sıradan iş görme yöntemlerinden stadlara yön veren kültüre kadar bir dizi şey aslında siyaset alanında düzeltilmeye çalışılan şeylerden çok daha kötü işliyor.
Siyaset alanında çok büyük emekler harcanarak düzeltilmesi gereken şeyler karşısında, bunlar çok daha elimizin altında ve kolayca düzeltilebilecek şeyler üstelik...
Türk babası ile İngiliz annesi ayrı bir çocuğa adliyede "Ben Türk ve Müslümanım, İngiliz annemin yanına gitmem" diye söyleten kültürün dramatikliği dikkat çekmiyor.
Aile dramını bir tür "kültürler ve dinler savaşı" haline getirmeye çalışmanın, o çocuğa verilebilecek en büyük zarar olduğu görülmeden sözde milliyetçi bir haber yapılıyor.
Bir çocuğun annesine ve babasına bakınca, büyük bir kültürel fay kırığı görmesini temin etmek büyük bir başarı zannediliyor.
Gündelik hayatın şölenlerinin adresi olan futbol kulüplerinden birinin bir kanun kaçağının kanundan kaçmasının aracı haline geldiği yazılıyor kaç gündür. Milyonlarca insanın duygularıyla bağlı olduğu saygın bir kulübün, kanunsuzluğa nasıl zemin haline getirildiğinin çeşitli senaryolarını okuyoruz... Bu çarpıklığın düzeltilmesi için de siyasetten yardım beklememiz gerekmiyor herhalde.
Hayatın "kültürel mabed"leri olması gereken müzeleri hatırlama biçimimiz, varoluşun tarihini hatırlamaktan çok kendimizi "unutma" biçimimizi resmediyor. Elimizin dokunacağı kadar yakınımızda olan Troya'yı keşfetmek için, çok uzun bir zihinsel yolculuk yapmamız gerekiyor. Kültürel benliğimizden çok, vizyondaki bir filmin hafızamıza etki yapmasını derinlemesine dü- şünmek durumundayız.
"Memleket"e dair yapılan her oturumda, akla hep siyaset bağlamındaki tartışmalar geliyor. Oysa bundan çok önce gündelik hayatın ne halde olduğu üzerinde durmak gerekiyor.
Kültürel hafızasını "pop-iktidar" biçimlerine teslim etmiş, bir insanlık şöleni olan futbolu mafyadan kurtaramamış, çocuklarına doğru düzgün birey olmak yerine küçük ya da büyük iktidar mücadelelerinin aracı olmayı öğretmeyi gündelik hayatın en önemli projesi haline getirmiş bir atmosfer, doğru düzgün yaşama kodlarından yoksundur. Bu kodların yukarıdan aşağıya kurulması ise çok zordur.
Gerçek "memleket fotoğrafı" kadına, çocuğa, toplumun diğer bireylerine ve gündelik hayatın unsurlarına dönük davranış biçimlerinde görülür...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Cennet ve cehennem arasında güvenlik   / 02-06-2004
 Türkiye nerelidir?   / 31-05-2004
 AB'nin sınavı: Irak ve Filistin   / 30-05-2004
 Yine ve yeniden sol   / 28-05-2004
 O cezaevine dokunmayın...   / 26-05-2004
 Değer siyaseti ve Irak...   / 23-05-2004
 Özgür bir gelecek ve laik değerler   / 19-05-2004
 Memlekette günlük hayat...   / 17-05-2004
 Suç ve ceza..   / 16-05-2004
 Düşüş ve kopuş   / 14-05-2004
ERGUN BABAHAN
TV ve reklamlar.
Türkiye bir çok konuda kolaylıkla...
ERDAL ŞAFAK
Bir zamanlama şaheseri
Ülkemizde kadına yönelik şiddetin...
AHMET HAKAN COŞKUN
Üslup farkı
Önce birinci olay: Yer: Meclis Plan Bütçe...
MEHMET BARLAS
Halk çoğunluğunun hep azınlıkta kaldığı bir ülke!
Her...
ÖMER ÇELİK
Vahşetin ilacı: Kadın eli...
Bazen parlak ve çekici...
HINCAL ULUÇ
İtalyan havacılığı bitmiş!..
İstanbul- Nice arasında...
SAVAŞ AY
Büyük şair Lorca'dan Diyarıbekir...
ÖMER LÜTFİ METE
TÜPRAŞ ah mı, vah mı?
TÜPRAŞ hikayesinde gelinen nokta,...
REFİK DURBAŞ
Ortadoğu'nun "ince" ve "kaba"ları...
Irak'ta işgalci...
Bıçak sırtında
Bıçak sırtında
Yönetimde hâlâ "Hagi’yle olmaz" diyenler var. 70 milyon $’lık kredi...
Ve Alex bitti
Ve Alex bitti
SABAH'ın günler önce bittiğini duyurduğu transferi Fenerbahçe Kulübü...
28 Türk AP kapısında
28 Türk AP kapısında
AB üyesi ülkeler 13 Haziran'da Avrupa Parlamentosu üyelerini seçmek...
Erdoğan: Devlet suikast yapmaz
Erdoğan: Devlet suikast yapmaz
Başbakan Erdoğan İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'e...
En emniyetli çete
En emniyetli çete
Dört ayrı ilde yapılan operasyonlarda aralarında bir astsubay, bir...
Roketi uydu yakalattı
Roketi uydu yakalattı
NATO zirvesi nedeniyle Türkiye’nin komşularının uydu takibine...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.