kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Yaşama Dair
    Sinema
    Hobi
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Gulse Birsel @ SABAH
 

On derste 'ödül töreni adabı'!

Arada okuyucuya, seyirciye duyurmak lazım ki, doğru adreste olduklarını hissetsinler. Efendim bir-iki hafta önce Özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği'nin düzenlediği "Yılın En İyileri" araştırmasının sonucunda g.a.g., değerli halkımızın oylarıyla, "En iyi eğlence programı" ödülünü aldı!

Geçen sene de aynı ödülü biz almıştık, ayıptır söylemesi. Mutluyuz, gururluyuz! Son programda da, yani çarşamba gecesi, gecenin onikisinde nefis bir de rating çakmışız ki, diziler arayıp bulamıyor. "Sağoluuuun" demek istiyorum bu vesileyle! Geçtiğimiz günlerde benim için çok manalı bir ödül töreni vardı. G.A.G. programını sadece iki senedir yapıyoruz.

Oysa oniki yıldır gazeteciyim! Ve geçtiğimiz hafta, hayatımın ilk gazetecilik ödülünü aldım. Kabataş Lisesi ve Kabataşlılar Derneği internet oyları ve öğrenci anketleri sonucunda, beni "2003'ün En İyi Kadın Gazetecisi" seçmişler. Ödül törenine gittiğimde öğrendim ki, erkek gazeteci kategorisinde de Hasan Pulur ödül almış. Nasıl ezildim anlatamam!

Ödül törenlerinin güzel yanları: Gurur, mutluluk, coşku. Ödül törenlerinin zor yanları: 1) Kalabalık önüne çıkıp "olgun" konuşma yapma mecburiyeti: Gerçekten, bakın, delikanlı gibi konuşalım, insan ödül aldıysa, içinden gelen konuşma şu oluyor: "Evet, gerçekten süperim, haklısınız.

Bunu çoktan hak etmiştim. Kıskananlar çatlasın. Elemterefiş, kem gözlere şiş! Kategorideki diğer adaylara da buradan "nanik" yapmak istiyorum, izninizle. Medya mensupları, çekin arkadaşlar, duymayan kalmasın. Ödül aldım bea. En büyük benim! Heyt beaaaaa!" İnsan psikolojisi budur kardeşim! Ama maalesef çıkıp şöyle şeyler söylemen gerekir: "Kategorideki diğer arkadaşlarla yarışmak, zaten başlı başına bir gurur. Bu ödül hepimizin. Ayrıca bu ödül aslında ekibimin. Ben bir hiçim. Beni buna layık gördünüz ya, siz benden daha büyüksünüz. 2004 güzel olsun, el ele tutuşup dans edelim. Dünya barışı olsun, falan feşmekan..." E ne anladım ben ödül coşkusundan? Oldu olacak, bir cüppe edinip, dağ başında çile çekmeye falan gidelim.

2) Ödül alma trafiğinin asla net olmayışı: Sahneye çıktın. Ne yapacaksın? Önce teşekkür mü? Yoksa önce ödülü alıp, sonra konuşma mı yapacaksın? Ödülü veren adamın konuşması nereye sıkışacak? Peki gazetecilere poz verme faslı konuşmadan önce mi sonra mı? Her zaman karışır, Oscar töreninde bile, her zaman sahnede bir arbede olur. Sinir bir durumdur.

3) Plaketin sürekli kutunun içine düşmesi: Yahu kim icat etmiş bu "plaket" denen şeyi? Güya kutu açılacak, plaket kutunun kapağına dayanıp duracak, sonra eve götürünce de, tozlanmasın, ne bileyim yer tutmasın diye, plaketi yatırıp, kutunun içinde saklayacaksın. Olmuyor işteee! Tam konuşma yaparken plaket yatıveriyor kutunun içine.

Hatta bazen ödülü alırken oluyor bu. Kaldırıp düzeltiyorsun, bu sefer durmuyor, yere düşer gibi oluyor. Kapalı tutsan ödül görünmüyor. Plaketi dengede tutacağım diye, gerginlikten lafını unutuyor insan. Kim bakıyor yahu bu plaket işlerine?

Sevgili okuyucularım, yukarıdaki üç şık da çarşamba günü başıma geldi. Ancak ben yine de, ödül törenlerine zevkten dört köşe gidip, plaketleri almaya devam edeceğim. Layık görenlere teşekkürler. Kategorideki diğer arkadaşlar, sizinle yarışmak büyük gururdu. Dünya barışı, vesaire, vesaire...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Soğukalgınlığının psikolojik izdüşümleri!   / 22-02-2004
 Kahve falının püf noktaları!   / 21-02-2004
 Reyting olayının gerçek yüzü!   / 15-02-2004
 Neden yağlı yiyecekler daha lezzetli?   / 01-02-2004
 Televizyondan inciler!   / 25-01-2004
 On derste 'ödül töreni adabı'!   / 24-01-2004
 Metroseksüeller 'lahmacun kulübü'ne karşı!   / 18-01-2004
 Türkiye'nin "eşofman" sevgisi!   / 17-01-2004
 Müzik hayatım başladı korkun benden!   / 11-01-2004
 Korkacağımız tek şey korkularımız!   / 10-01-2004
HAKAN & UTKU
Rüyalarda buluşuruz!
RÜYA: Ertesi gün Fenerbahçe...
ESRA CEYHAN
Silahlara veda
Bu hafta sizlere 'Huysuz' eli değen...
GÜLSE BİRSEL
Yaş kesen, baş keser!
Bugün mesleki sorumluluğumu yerine...
AYŞE TÜTER
Hindili lahana çorbası
Etleri yağsız tavada bir çorba...
Sigara içen kadın geç hamile kalıyor
İngilizlerin yaptığı araştırmaya göre, günde 15 sigara içenler daha...
Cinsel hayatın düşmanı uykusuzluk
Uykusuzluk cinsel hayatı olumsuz etkiliyor. ABD'deki Sentara...
'Bir şeyin yok' dendi ama öldü
Şiddetli baş ağrısı çeken genç kadına üç ayrı hastane "bir şeyin yok"...
Sürpriz nikah
Sürpriz nikah
Ömer Çavuşoğlu'nun büyük kızı Lale'nin, önceki hafta gizlice...
Evliliği kurtulmuş
Evliliği kurtulmuş
DKNY İstanbul'un sahibi Haluk Aşkın'ın kızı ve Alara Uzan'ın...
O gülüşü var ya !
O gülüşü var ya !
İngiliz Sun gazetesi 'en güzel gülüşlü' oyuncuyu seçti. Ülkenin ünlü...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Bizimcity | Sizinkiler | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Yaşama Dair | Sinema | Hobi
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.