|
 |
|
 |
Ödüllü vücutçu ve tutkulu bir ressam
Küçük yaşlardan beri elinden bırakmadığı fırçası onu önce resim öğretmeni, sonra ressam, sonra da vücut şampiyonu yaptı. Süleyman Sabır, resim yapmadan yaşayamayacağını, vücut sporundan da çok keyif aldığını söylüyor.
Küçükken eline geçirdiği yağlı boya fırçasını bir daha hiç bırakmadı. Babası matematikçi olmasını istedi ama o resim akademisine girerek, tercihini sanattan yana kullandı. Fırçayı elinden düşürmeyen Süleyman Sabır, liseyi bitirdikten sonra memleketi Hatay'dan İstanbul'a gelerek, Atatürk Eğitim Enstitüsü'nün yetenek sınavlarına girdi. Sınavı kazanan Sabır, 3 yıllık eğitimin ardından, okulu birincilikle tamamladı.
RESİMLERİNİ SATIP YAŞADI Süleyman Sabır, okulunu bitirdikten sonra İsveç'e gitti. 6 yıl boyunca İsveç'te kaçak yaşayan Sabır, zamanının çoğunu atölyesinde resim yaparak geçirdi. Ve uzun bir süre yaptığı resimleri satarak geçimini sağladı. Altı yıl süren kaçak hayatın ardından yeniden Türkiye'ye dönen Sabır, tercihini bu kez öğretmenlikten yana kullandı ve Kayseri'nin ücra bir köyüne atandıktan sonra günlerini, çocuklara resim yapmayı öğretmekle geçirdi. 4 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, tayinini isteyerek İstanbul'a döndü.
RESME SPORU EKLEDİ İstanbul'a döndükten sonra gençliğinden beri ilgi duyduğu vücut geliştirme sporuna daha çok fazla zaman ayırmaya başlayan Sabır, 1990 yılında 'Goldman Vücut Geliştirme Merkezi' adında bir vücut geliştirme salonu kurdu. Bu alanda gün geçtikçe profesyonelleşen Sabır, yarışmalara da katılmaya başladı. 4 kez Türkiye Vücut Şampiyonu olan öğretmen şampiyon, ülkemizi yurtdışında da temsil etmeye başladı. Dünya ve Balkan vücut şampiyonluklarında Türkiye'yi başarıyla temsil eden Sabır, bu yarışmalardan madalyalarla geri döndü.
RESSAMLAR ROMANTİK OLUR "Ressamlar romantik insanlar olarak bilinir ama ben vücut sporu yapan bir insanım" diyen Sabır, "Vücutçular genelde nasıl daha iri bir insan haline gelebilirim diye düşünür. Ama benim böyle bir kaygım yok. Ben her iki hobimle de barış içinde yaşıyorum. Resim yapmadan yaşayamam. Küçükken çok cılız birisiydim ve çok dayak yerdim. Bu spora ilgim belki de küçükken yediğim dayaklara karşı duyduğum kompleksten kaynaklanıyor. Yine de vücut geliştirme sporundan çok keyif alıyorum" diye konuşuyor.
GÜNGÖR KARAKUŞ
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|