|
|
|
|
Zamanın durduğu kent: Bem
Depremin yüzde 90' yerle bir ettiği Bem'e derin, insanın içini acıtan bir sessizlik hakim 30 bin ölü, 14 bin de yaralısı olan Bem'de zaman ve mekan kavramı çoktan yitirilmiş.
İRAN'IN güneydoğusundaki Periler Şehri'ni sarsan 6.8'lik depremden günler sonra orada, Bem'deyiz. Gözümüze ilk çarpan, taş üstünde taş kalmamış enkazların üzerinde bir şeyler ararcasına dolaşanlar. Kara çarşaflı kadınlar var aralarında. Gözleri balon gibi şişmiş... Belli... O günden bu yana dinmemiş gözyaşları. Etrafa yayılan keskin koku ise enkazda sıkışıp kalan, çıkarılamayan çocuk, kadın, yaşlı, erkek cesetlerinin işareti. Enkazların üzerinde dolaşanların büyük bölümü işte bu cesetleri bulmak ve dini vecibeleri yerine getirerek onları gömmek isteyenler. Tek tük hatıralarının peşinde olanlar da var. Depremde kaybettikleri sevdiklerinden bir iz bulmaya çalışanlar, birkaç fotoğraf için tırnaklarıyla saatlerce enkazı eşeleyenler, yanlarına sığınacakları yakınlarına giderken en azından birkaç parça eşya, para, mücevher götürmek isteyenler... Onlar da enkazdalar.
ÖLÜ SAYISI 40 BİN Enkazlardan ümidini kesenler ise doktor kuyruğunda, su kuyruğunda, yiyecek kuyruğunda. Dillerini, dinlerini bilmedikleri insanlardan gelen yardımlarla ayakta kalmaya çalışıyorlar. Dünyanın dört bir yanından gelen yardım ekiplerinde yer alanların sayısı neredeyse kentte sağ kalabilenlerden fazla. Belki de bu sayede gerçekleşeceğine kesin gözüyle bakılan salgın hastalıklar önlenmiş Bem'de. Herkes tek tek aşılandığı için artık bu korku ortadan kalkmış. Ekipler şimdi var güçleriyle Bemliler'in, daha doğrusu Bem'de "kalmayı" seçenlerin yaşam kalitesini yükseltmeye çalışıyorlar. Kırıkları alçıya alıyor, baş ağrılarını dindiriyor, hatta mucizevi doğumlar gerçekleştiriyorlar.
TÜRK EKİBİ İLK SIRADA Bem'de en büyük yardım ekibi Türkiye'ye ait. 132 kişilik uzman ekiple Bem'de çadırlarını kuran Türkiye, komşu ülkenin insanlarına canla başla yardımcı olmayı çalışıyor. Sabit sağlık çadırları ve ambulanslar her an yardıma hazır bekletiliyor. Son derece güç çalışma şartlarına rağmen ekip Bem'de olmaktan, Bemliler'e yardımcı olma fırsatı bulmaktan memnun. Zaman zaman eksi beş dereceye düşen ısıya, çevrelerini saran keskin kokuya ve gözlerinin önünde yaşanan o müthiş "acı"ya rağmen morallerini bozmamaya çalışan Türk yardım ekipleri minibüslerin dikiz aynalarında tıraş oluyor, pet şişelerden yaptıkları bardaklarda sıcak çaylarını yudumluyorlar.
HER YERDEN KÖTÜ Dr. İsmail Öztürk, Sağlık Bakanlığı'na bağlı ekip içinde doğal afet konusunda en tecrübeli doktorlardan. İstanbul'da bulunan Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi Başhekim Yardımcısı olan Öztürk, daha önceki tüm kriz görevlerinde yer almış. Bem kentinin daha önce çalıştığı deprem bölgelerinden daha fazla yara aldığını söyleyen Dr. İsmail Öztürk, "İlk gün buraya geldiğimizde Bem tam bir savaş alanına dönmüştü. Her enkazda ayrı bir acı ve hüzün vardı. O kargaşada çalışmak oldukça güç oldu. Ben bile daha önceden o kadar deneyimim varken, zorlandım desem yeridir. Zor koşullarda çok iş yapıyoruz. İlk günlere nazaran kırık, pansuman, doğum gibi vakalar azaldı. Çünkü insanlar artık bu kenti terk ediyor" diye konuşuyor.
GÜNGÖR KARAKUŞ
|
|
|
|
|
|
|
|
|