|
 |
|

İntihar mı, cinayet mi?
Güneydoğu Anadolu'daki intiharlar konusunda araştırma yapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Aytekin Sır, akılları karıştıran bir iddia ortaya attı.
1997 yılında Diyarbakır Adliyesi'ne sevk edilen 134 intihar ve intihara teşebbüs dosyası üzerinde araştırma yapan Sır, bu kişilerden 103'ünün kadın ve genç kızlar olduğunu söyledi. İntihara kalkışanlardan 26'sının hayatını kaybettiğini belirten Sır, bu kişilerden 17'sini de yine kadınların oluşturduğunu vurguladı.
Dünya ve Türkiye genelinde intihar olaylarında erkeklerin oranının kadınlardan çok fazla olmasına rağmen Güneydoğu'da bu durumun tersine döndüğünü belirten Sır, "Her ne kadar elimizde kesin belgeler yoksa da, bir çok intihar olayında aile kızını bir erkekle gördüğü için veya benzeri bir nedenle öldürüp, cinayete intihar süsü verebiliyor" dedi. Doç.Dr. Sır, "Rakamların kadınlar adına bu denli fazla olması başka türlü izah edilemez."şeklinde konuştu.
Doç.Dr.Aytekin Sır, yaklaşık 2 yıl önce Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi'nde öğretim görevlisi Davut Karaaslan tarafından işlenen namus cinayeti ve ardından yaşanan intihar olayını, ileri sürdüğü tezine örnek olarak gösterdi. Doç. Dr. Aytekin Sır'ın araştırmasına göre, en fazla intihar edenler genç kızlar. Onları evli kadınlar izliyor. İntihar yöntemlerinde ise ilk sırada ateşli silah kullanılması yer alırken; ardından asılma ve yüksekten atlama geliyor.
DERNEKTEN DESTEK
Doğu ve Güneydoğu'da 11 il ve bazı ilçelerde örgütlenen KA-MER'in (Kadın Merkezi) yöneticilerinden Naime Kardaş, Ocak ayından bu yana kendilerine 20 kadının töre cinayetine kurban gitme endişesi ile başvurduğunu belirterek, "Bu kadınlar töre cinayetine kurban gitme korkusu ile bizlere başvurdu. Bölge genelinde bize başvuran kadınların sayısı toplam 20. 19'unu kurtardık.
Atilla KORKMAZ
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|