|
 |
|

Türkiye'yi ancak Euro kurtarır
Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel; "4 ayrı kur rejiminin üçünü denedik, olmadı. Bana göre çare Euro'ya geçişte"
Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, Türkiye'nin kur ile ilgili tüm problemlerinin Avrupa Birliği para birimine geçişle ortadan kalkacağını söyledi.
Merkez Bankası'ndan ayrıldıktan sonra bir yandan üniversitelerde ders vermeye başlayan Gazi Erçel, diğer yandan da Ercel Danışmanlık Şirketi'ni kurarak, reel ve mali kesimdeki şirketlere stratejiler belirlemeye başladı.
Para politikaları ve ekonominin gidişatına yönelik görüştüğümüz Erçel, bugüne kadar dünyada uygulanan 4 tip kur sisteminden 3'ünün Türkiye'de denendiğini belirtti. Erçel, "Biz yıllardır yönlendirilmiş dalgalı kur rejimini kullandık. 2000 yılında sabit diyebileceğimiz bir kur rejimini uyguladık. Ancak bu da olmadı. Çünkü bizim insanımız maalesef tasarruflarını Türk Lirası'na çevirmedi. Aslında bunun bir nedeni var. Türk insanı şüpheci. Bu tespiti ilk olarak bir IMF ekonomistinden dinlemiştim. Örneğin Latin Amerika'da insanlar daha az sorgulayıcı ve bu tip programlara daha açık" dedi.
STRATEJİYE İHTİYAÇ VAR
Sabit kurdan, tam dalgalı kura geçilmesiyle Türkiye'nin önündeki üçüncü para rejimini de kullanmaya başladığına işaret eden Erçel, şöyle konuştu "Yani 20 senede 4 para rejiminden üçünü denemiş olduk. Aslında denemediğimiz bir rejim kaldı. Benim kanımca en iyisi bu. Bir bölgenin para rejimine girmek. Yani Avrupa parasal birliğine girdiğiniz anda kurla ilgili yaşanan tüm sorunları bir kenara bırakacağız. Türkiye, Avrupa Birliği'ne girerse ne ihracatçının ne ithalatçının kur konusunda sıkıntısı kalacak. TL'den Euro'ya geçişle birlikte dalgalanmalar ortadan kalkıp daha stabil bir dövize sahip olacağız."
Türk bankacılık sisteminin sorunlarına değinen Erçel, sistemin uzun vadeli planlara ihtiyacı olduğunu savunarak, "Biz kamu bankalarına ne olacağını IMF'ye verilen niyet mektuplarında öğreniyoruz. Böyle şey olmaz. Kalın çizgilerle ne yapacağımızı belirlemeliyiz. Türkiye'nin özel sektör bankacılığını nasıl geliştireceğim. Eğer bankacılık sisteminde vizyonu stratejiyi koymazsak biz yol alamayız. Yabancıları nasıl çekeriz bunu saptamalıyız. Tabi bunun bir ayağı da dönüp gelip AB'ye dayanıyor. Yabancılar AB ile olan müzakere aşamasında tam üyelik için Türkiye'nin şansının olduğunu düşünseler zaten sisteme otomatik olarak koşar gelirler. Ama son raporda da gördük. Bu imkansız oldu" diye konuştu.
ÖZELLEŞTİRMEDE GEÇİKTİK
Erçel, özelleştirme uygulamalarına da değinerek, özelleştirme de istenilen hedeflere ulaşılamamasına neden olan etkenleri sıraladı. Erçel şöyle konuştu "Birincisi biz özelleştirmede çok geç kaldık. İkincisi ekonomimiz iniş çıkışlar içinde olduğu için başarılı olamadık. Ve üçüncüsü de şu veya bu nedenle özelleştirmede pek de istekli olmadık. Şimdi stratejimiz yok. Özeleştirmeden ne elde edeceğimizi bilmeliyiz. Yani ne istiyoruz onu bilmeliyiz. Özelleştirmede yatırımcının istihdam sağlayıp kâr etmesi ve vergi bırakmasını mı? istiyoruz. Yoksa nakit para vermesini mi? Yahut satıp kurtulalım mı? diyoruz. Bu belli değil. Hal böyle olunca teklifler de beğenilmiyor. İngiltere ne yaptı? Avrupa'da bu işler nasıl oldu. Tamamen kararlılık."
Gençlere ihtiyacımız var
Merkez Bankası'ndan ayrıldıktan sonra Bilgi ve Bahçeşehir Üniversitesi'nde ders vermeye başlayan Gazi Erçel "Genç nesille bir arada olmak çok büyük bir keyif benim için. Olaylara pozitif bakan dinamik bir genç topluluk var karşımda. Gençlere yapılacak yatırımların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tür yatırımlar döner yine ülkenin içinde kalır ve faydalı olur."
Erçel'in diğer bir faaliyeti ise Dünya Gazetesi'ndeki köşe yazıları ile uğraşmak. Gazi Erçel, danışmanlık şirketine yönelik ise faaliyetlerini şöyle sıralıyor " Erçel Danışmanlık şirketi uluslar arası finansal mimarideki bozuklukların giderilmesi konusu ile ilgileniyor. Şirketin asıl amacı ise hem finansal hem de reel sektördeki firmalara yön göstermek."
Türkiye eşittir yolsuzluk!
Yolsuzluk ile mücadelenin şart olduğunu söyleyen Erçel, bu konu üzerinde gereğinden fazla durulmasının ise Türkiye'nin imajını zedelendiğine dikkat çekiyor. Erçel, "Özelleştirmelere gerçek yabancı sermaye yatırımcısı gelmiyor. Gelmez tabi. Sabahtan akşama şunu yaptım bunu yaptım. Şunları yakaladım dediğiniz zaman olmuyor. Yurt dışından bakıldığı zaman Türkiye'de yolsuzluktan başka bir olay yokmuş gibi algılanıyor. Ama o kadar fazla durduk ki... Biz yolsuzlukla mücadele için planlar hazırlayıp hareket etmeliyiz" diyor.
Yavuz BARLAS
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|