kapat
05.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

YAVUZ SEMERCİ


Derviş'in gerekçesi bugün de geçerli mi?

Gerek dünyada gerekse ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerin hem kredi veren bankaları, hem de kredi alan firmaları zor duruma düşürdüğü, böylece bu kuruluşlar kendilerinden kaynaklanmayan ve önceden bilinmesi aşağı-yukarı mümkün olmayan ekonomik gelişmelerle karşı karşıya kaldığı...

İstihbarat raporlarında firmalar hakkında olumsuz görüşlerin de yer aldığı, bir firmaya kredi açılırken son 3 yıllık bilançolarındaki serbest varlık, mali rasyolar ve sektördeki deneyim, ülke ekonomisine katkı, teminat miktarı, çek yasaklısı olup olmadığı, protesto kayıtları gibi unsurlara bakıldığı, ancak bunlardan bir veya birkaçının eksik olmasının Bankacılık teamüllerine göre kredinin açılmayacağı anlamına gelmediği.

Objektif ve subjektif unsurlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda kredi açılmaya değer bulunan bir firmanın mali durumunun daha sonra gerek kendisine bağlı gerekse küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere bağlı nedenlerle bozulabileceği...

Bu sözler bana değil, zamanın ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'e ait.

Tespitleri, 3 Eylül 2001 tarihinde kaleme alınan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına'na Derviş tarafından yollanan metnin içinden aldım.

Yazı, Ziraat Bankası yöneticileri hakkında açılan soruşturma üzerine kaleme alınmış. Bankanın başmüfettişi yöneticileri, "olumsuz istihbarat" ve "değerlendirme raporları"na rağmen, firmaya kredi açmakla suçlamış. Derviş'te soruşturmanın doğru olmadığını, yukarıdaki tespitler ışığında bildirmiş.

Bu örneği, neden verdim?

Bankacılık zor bir iş. Bankaların asli görevi para satmak, ekonomik büyümeyi fonlamak, firmaların büyümesine destek sağlamak. Fonlama, elbette otoritenin çizdiği risk rasyoları içinde yapmalı. Bankalar halktan topladığı mevduatı basiretli tüccar gibi dağıtmalı. Ama hangi teminatları alırsanız alın, kredi vermek özünde risk almak demek.

3 gündür Adalet bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısının detaylarını bu köşeden dile getiriyorum.

Derviş'in dile getirdiği sorunun, örneğin batık bir bankada yaşandığını düşünün.
Krediyi veren banka yöneticileri yandı. Başka basit bir örnek verelim. X bankası yasal sınırlar içinde kendi grubuna kredi kullandırdığını farzedelim. Banka ekonomik koşullar veya iyiniyetli banka yönetiminin kötü idaresinden veya ekonomik krizden battığını düşünün. Banka sahiplerini kendi şirketine kullandırdığı kredi için "hortumcu" diye hapiste çürütmeye, yöneticilerin yedi sülalesinin malına el koymaya hakkınız var mı?

Eğer devlet bu hakkı kendisinde görüyorsa, bu kez kredi vermediği için bankacıları suçlamaya kimsenin hakkı yok.

Yerimiz dar, konumuz hassas. Yarın devam edeceğim...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır