|
 |
|


En sinsi düşman
"Demokrasi ve hukuk devletinin temellerini oyar, insan haklarının çiğnenmesine yol açar, rekabet kurallarını rayından çıkarır, yaşam kalitesine zarar verir, örgütlü suç, terörizm ve insanlığı tehdit eden diğer kötülüklerin ortamını hazırlar..."
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, geçen hafta "En sinsi düşman" dediği yolsuzluğu ve yol açtığı tahribatları böyle sıraladı.
Durup dururken yolsuzluktan söz etmedi Annan. BM Genel Kurulu geçen hafta bir "ilk"e imza atarak Yolsuzlukla Uluslararası Mücadele Sözleşmesi'ni kabul etti. Hem de oybirliğiyle. Çalıntı malların ve yasadışı yollardan edinilip yurt dışına kaçırılan servetlerin ait olduğu ülkeye iadesini öngören sözleşmeyi bakın Annan nasıl anlattı
"Kamu görevlileri ve diğer siyasal sorumlular bundan böyle yasadışı, haksız kazançlarını kolay kolay gizleyemeyecekler. Çürümüşler, kokuşmuşlar artık halkın güvenini kötüye kullanma imkanına sahip olamayacaklar. Sözleşme tam anlamıyla uygulanırsa, dünyanın her yerinde milyonlarca insanın hayatında olumlu etkiler yapacak."
Geçen ay yürürlüğe giren Örgütlü Suçla Mücadele Sözleşmesi'ni tamamlayan Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, bir dizi tanım, ölçü ve kural getiriyor. Tüm ülkeler rüşvet ve yolsuzlukla daha etkin mücadele için bunları hukuk sistemlerine taşıyabilecekler. Böylece örneğin Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in hazırladığı bankacılık yasa tasarısının bazı hükümleri uluslararası meşruiyet de kazanabilecek.
AdaletsizliÄŸin nedeni
BM Sözleşmesi'ni, Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun 1200 sayfalık raporunun Meclis'e getirilmesi nedeniyle anlattık. Hani şu, "Botswana kadar olamadık" diye yakınan ve çarpıcı bilgiler içeren rapor.
Örneğin Dünya Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluk Algılama Endeksi'ne dayanarak şöyle deniyor "Türkiye'nin üst sıralarda yer aldığı bu endeksteki bir puanlık artış, eğitim harcamalarının GSMH'ye oranında yüzde 0.7-0.9, sağlık harcamalarında yüzde 0.6-1.7 azalmaya, bebek ölümleri oranında da binde 1.1-2.7 arasında artışa yol açıyor."
Doğru. Dünya Bankası da geçen yıl yayınladığı "Yönetim, Yolsuzluk ve Ekonomik Performans" adlı raporunda rüşvet ve yolsuzluğun yaygın olduğu ülkelerin tablosunu şöyle özetledi
"Bebek ölümleri ve okula gidemeyen çocuk oranları daha yüksek. Vergi gelirleri daha az. Kişi başına gelir daha düşük. Yoksulluk daha yaygın. Gelir adaletsizliği daha vahim."
Türkiye elbette bu illetin kökünü kurutmak, Başbakan Erdoğan'ın ifadesiyle "Yolsuzluklara damardan girmek" zorunda. Zira her 100 liralık kaynağın 36 lirası yolsuzluk batağında kaybolduğu sürece ne temiz toplum idealine ulaşmak mümkün olabilir, ne gelişmek, ne işsizliği çözmek, ne gelir adaletsizliğini düzeltmek...
Ancak Meclis Komisyonu'nun çalışmalarıyla ilgili olarak kamuoyunun beklentileri öylesine yüksek düzeylere çıkarıldı ki, soruşturmalarda varılacak sonuçlar hayalkırıklığı yaratırsa, yolsuzlukla mücadele ciddi zararlar görebilir. Meclis'in bu bilinç ve sorumlulukla hareket edeceğine inanıyoruz.
Yine BM Sözleşmesi'ne dönersek, 9-11 Aralık'ta Meksika'daki toplantıda imzaya açılacak. 30 ülkenin imzalamasını izleyen 90'ıncı günde de yürürlüğe girecek.
Türkiye'nin bu sözleşmeyi ilk imzalayanlar arasında yer alacağından zerrece kuşkumuz yok...
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|