|
 |
|

MEHMET BARLAS
Kokuşmuşluk Türkiye için hayat tarzı olamaz!
Bu satırların yazıldığı sırada, TBMM'nin, Yolsuzluk Araştırma Komisyonu Raporu konusunda hangi yolu izleyeceği belli değildi.
Hukukun üstünlüğüne inanmış ve medyatik linçlere karşı bir yurttaş olarak, bazı politikacı isimlerini sıralayıp, "Bunları Yüce Divan'a gönderin.. Orada yargılanıp, mahkum olsunlar" diye dilek seslendirmeyi doğru bulmuyorum.
Ancak bildiğim bir gerçek var.
Türkiye, bütün ölçütlerde, "Kokuşmuşluk" açısından dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer alıyor.
Buna bir yerde "Dur" denilmesi ÅŸart.
Ayrıca geçmiş kokuşmuşlukların faillerinin de açığa çıkmaları, teşhir edilmeleri ve cezalandırılmaları gerekiyor.
Kokuşmuşluğun kaynağında, devletin soyulması, nüfuz ticareti, rüşvet, haraç gibi olgular var.
28 Şubat post-modern askeri müdahale döneminde, her şey toplumda konuşuldu.
Ama medyaya yansıtılmadı bu konuşulanlar.
28 Şubat'ın atanmış iktidarını suskunluk içinde destekleyen CHP'nin de, sonunda canına tak etti. CHP'nin oyları ile dönemin Başbakanı ve Ekonomiden Sorumlu Bakanı, görevlerini bırakmak zorunda kaldılar. Hükümet de böylece düştü.
Sonra, sanki hiçbir şey olmamış gibi, ilgili ve etkili isimler, yollarına devam ettiler.
Sadece, bunların döneminde, özelleştirmelere katılan işadamları yargılandı, tutuklandı.
Bunların yargılanmaları devam ediyor.
Ancak ne politikadan, ne de bürokrasiden, söz konusu yolsuzluk iddialarında, ciddi biçimde bir hesap sorulmuş değil.
Üzülerek söyleyelim ki, Türkiye'deki tablo, Sovyet sonrası Rusya'dakine çok benziyor.
Bizde de, oligarÅŸiler var.
"Politikacı-bürokrat-işadamı" üçgenlerinin oluşturduğu bu oligarşiler, imkan buldukları anda, hukuku da, ahlakı da, demokrasiyi de delip geçiyorlar.
Bu oligarşiler, partiler ve sermayeler üstü bir ittifak kuruyorlar.
Ve ne yazık ki, "İdeoloji Devlet" yapısı, bunlara rahat ortamlar sağlıyor.
Devlet adına demokrasiye müdahale edildiği dönemlerde, birileri "Durumdan Vazife" çıkarırken, bunlar "Durumdan Kokuşmuşluk" çıkarıyorlar.
Eskiden, durumdan vazife çıkaranlar "Komünizm tehlikesi var" diyerek demokrasiyi ve şeffaflığı karartırlardı.
Kirli oligarşilere böylece zemin hazırlanırdı.
28 Şubat 1997 post-modern askeri müdahalesinde, durumdan vazife çıkaranlar "Şeriat tehlikesi var" dediler.
Onların yarattığı suskunluk ortamında, kirli oligarşi, durumdan kokuşmuşluk çıkardı.
Şimdi TBMM, hem bu dönemin hesabını sorup, sorumluları araştırmak zorunda, hem de benzer kokuşmuşlukların yeniden sahnelenmemesi için, gerekli yapı değişiklikleri gündeme gelmeli.
Dileğimiz, bu konunun, partiler arası rekabete veya AK Parti-CHP çekişmesine kurban edilmemesidir.
Yakın geçmişte, kokuşmuşluk iddialarının, partiler arası pazarlıklarla askıya alındığını ve unutturulduğunu çok gördük.
Sonra bu tablolar, seçim sandıklarına çok fena yansıdı ve seçmen, ilgili tarafları barajın altına iterek cezalandırdı.
Ama biliyoruz ki, kokuşmuşluğun tek müeyyidesi "Siyasi" olmamalı... "Cezai" müeyyideler olmadan, soruna çözüm bulunamaz...
Yani TBMM de, artık adalete güvenmeli ve konuyu yargıya göndermelidir.
ÅžAKA
İşin suyunu çıkarmak..
Amerikan ABC televizyonu, Hz. İsa'nın inançların aksine evli olduğunu ve Maria Magdelena'dan çocuk yaptığını ileri süren bir dizi yapmış.
Diziye göre Magdelena ve oğlu, İsa öldükten sonra Güney Fransa'ya gitmişler.
Allah bilir, Cannes Film Festivali'ne de katılmışlardır ABC'ye göre..
TEBESSÜM
Çocuklu Yaşama Hazır mısınız?
Siberya'daki mektuplaşma grupları, birbirlerine ilgi çekici notlar gönderiyorlar. Bunlardan "Bakire Kelebek" grubuna ait olan bir tanesi, benim posta kutuma da düştü.
Çocuk sahibi olmak üzere çiftlere yararı olacağına inandığım "Çocuklu Yaşama Hazır mısınız" notunu, siz sayın okurlarıma da iletiyorum
1- Köşebaşındaki süpermarkete gidin. Hiçbir şey satın almadan kasaya yönelin ve cebinizdeki bütün parayı kasaya verin. Daha sonra yandaki eczaneye gidin, kredi kartınız ile ilaçlar alın.
2- Akşam saat 17 ile 22 arasında, elinizde yaklaşık 4 kg. ağırlık taşıyarak sürekli yürüyün. Saat 22'de yatağa bırakın ve saati 24'e kurun, uyuyun. Saat 24'te kalkıp, 4 kg. ağırlığı, saat 1'e kadar evde taşıyın. Ağırlığı tekrar yatağa koyup, saati 3'e kurun. Bu işlemi 2'şer saat aralıklarla sabaha kadar, 5 yıl her gece tekrarlayın. Günde 45 dakika uyumaya hazır olun.
3- Eve bir ahtapot getirip, onu her sabah giydirmeye çalışın.
4- Süpermarkete gidin, yanınıza orta büyüklükte bir keçi alın. Süpermarkete girince keçiyi serbest bırakın. Kırdığı her şeyin parasını ödeyin.
5- Evde koltuklara tereyağ, perdelere reçel sürün. Saksıdaki toprağı çamur yapıp, duvarlara bulaştırın.
Mesajlarınız için:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|