|
 |
|

ALİ KIRCA
Özür diliyoru...
Hayır... Sondaki (m) harfi dizgide düşmüş değil... Dolayısıyla...
Özür dilemiyorum...
Şimdilik -hiç değilse bu gazetenin sayfalarında- özür dileyecek bir şey söylemediğime inanıyorum...
Ancak, her insan gibi, hayatı doğumdan ölüme başkalarıyla paylaşırken, özür dilenecek bir yığın şey söylemiş ve yapmış olabileceğimi düşünüyorum...
O hesaplaşma bitmediği için de, iki kelimenin sonuna (m) harfini şimdilik koymuyorum. Kişisel tavrımı saklı tutuyorum.
Hoyratça ve hesapsız özür dilemiş olmamak için kendimi tutuyorum.
Ve bir başkasına alkış tutuyorum. Bir "başkan"a...
"O" başkanın, 'Fatura'nın özünü kendisine çıkardığı yazısından, demokrasi kültürümüze göndermeler yapmak gerekiyor.
Hatta 'özür' kurumunu, demokrasi geleneğine yerleştirmek için toplumsal bir çağrı ihtiyacı apaçık kendini hissettiriyor...
Politikacının ve devlet adamının 'siyasal ve sosyal muhataplarından' özür dilediği zaman arınıp yeniden güç topladığını, Batı demokrasilerinin yakın tarihi yazıyor...
Richard Nixon'ı, 1974 yılında Watergate olayı salladı. Kendisinin ve partisinin yaptığı, düpedüz 'siyasal hırsızlıktı, sosyal ayıptı'... Ama o, önce Amerikan halkından özür diledi, sonra da görevinden istifa etti...
'Özür' kurumunu, içtenlikle hayata geçirdiği için de, sonraki yirmi yılda, Amerika'nın 'saygın ve deneyimli' devlet adamı olarak kalabildi.
Öldüğünde 'bilge bir politikacı' olarak uğurlandı...
Türkiye'de ise demokrasi ayıpları, neredeyse 'kişisel özür' boyutlarını aşıyor. Yakın tarihle bir hesaplaşma ihtiyacına dönüşüyor...
Son 50 yılda, üç darbe yaşadık. Seçilmiş politikacıları, gencecik delikanlıları darağaçlarına gönderdik.
80 öncesi, şehirleri savaş alanına çevirdik. İnsanlarımızı birbirine düşürdük. Cezaevlerini doldurduk. Sağcısıyla solcusuyla ortak acılar çektik.
Sonra herkes köşesine çekildi...
Darbeciler, asılanlardan özür diledi mi?
Şehirlerin halklarını meydan kürsülerinden savurdukları yumruklarla birbirine düşürenler, tek bir gün bile 'üzgünüz' dediler mi? 'Sorumlu' olabildik mi? Otel yakanları bilmiyorum. Tanımıyorum. Tanısam onlara soracağım, ama alevler sırasında telefonlardan 'merak etmeyin' diyen yetkililer, bakanlar özür dilediler mi?
Sözleriyle birbirini kıran, hakaret edenler, "Oh olsun!" deyip aldıkları tepkileri, siyasetin not defterine 'artı puan' olarak mı düştüler?
Demokrasi kültüründe özür dilemek, 'delikanlılığa' sığmaz mıydı çünkü?
Bayrama şunun şurasında ne kaldı. Örnekleri isimlendirerek kimseyi üzmeyelim. Ama, Başkanın 'özür' yazısından yola çıkarak, herkese bir çağrıda bulunalım.
O 'herkesten' üzerine alınan alınsın...
Politikacısı, bürokratı, işvereni, devlet adamı şu günlerde sekreterlerine bayram tebriklerini yazdırıyordur. Var mısınız, 'bayramınızı kutluyorum'dan önce, tüm Türkiye'ye 'Öncelikle hepinizden özür diliyorum' diye yazmaya?
Varsanız, işte ben de bu yazının başından beri saklı tuttuğum (M) harfini, yazımın sonuna koyuyorum. Ve yarım asrı aşan ömrümde ne kadar sürç-ü lisan ettimse
Hepinizden özür diliyorum
****
Yukarıdaki satırları tam tamına dokuz yıl önce kaleme almıştım bu köşede.. Ufak-tefek birkaç değişiklikle yeniden koydum köşeme.. O yazıda "özür" dileyen başkan, bir belediye başkanıydı aslında.. Ama, önceki gün kamuoyunun karşısına çıkan Beşiktaş Spor Kulübü "Başkanı"nın söyledikleri dokuz yıl önceki toplumsal çağrımızı yeniden güncelleştirdi işte..
Türkiye'nin her alanda ihtiyaç duyduğu "çağdaş liderlik" kavramına tıpa tıp uyan genç Başkan Serdar Bilgili'yi ekranlarda kutlamıştık.. Ama, spor kamuoyuna da birkaç sözümüz var Başkan'ın tavrını algılama güçlüğü çeken ve "Biz bu sözleri daha önce de duyduk!" diye dudak bükenlere deriz ki; "Hayır, duymadınız.. Özür dilemek, sağa sola esip savurmaktan daha büyük cesaret ister!" Bir de taraftarlara.. İnsan neden bir takımın taraftarı olur ki? Ömrünüz boyunca görüp göreceğiniz şampiyonluk sayısı "on"u "onbeş"i geçmez.. Ya geri kalan yıllar?.. Tuttuğunuz takımın işte böyle "cesaret" gönderlerine dikeceği bayraklardır ki, renk aşkınızı besler gölgesinde...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|