|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Seçim kaybeden emekli mi olmalı?
Ne çabuk geçti' mi dersiniz?
Yoksa 'Farkında bile değiliz; sanki yıllardır yoklar.. Unuttuk gitti' diye mi düşünürsünüz?
Bilemem..
Ama çok olmadı..
Yılmaz ve Çiller siyaseti bir yıl önce bıraktı.. Bir yıldır sessizler, medyanın önüne çıkmadılar.. İsimlerini, yüzlerini unutturmaya çalıştılar..
Galiba başardılar da..
Yılmaz ne düşünüyor, Çiller ne diyor diye merak eden yok..
Kapılarını çalan, fikir almaya çalışan var mı acaba?
Sanmıyorum..
İkisi de cezalı gibi.. Çünkü ikisini de seçmen mahkum etti.. 'Yeter artık, sizi istemiyoruz' dedi..
'Krediniz doldu.. Oyun bitti' dedi..
Genel başkan ve başbakan seçildikleri günleri hatırlıyor musunuz?
Politikada hiç kimseye kısmet olmamıştır..Yılmaz da Çiller de parti kongrelerinde başbakan seçildiler.
Onları başbakanlık koltuğuna seçmen değil delegeleri oturttu..
Acaba yanlış orada mıydı?
Hata baştan mı yapıldı?
Başbakan mutlaka sandıktan mı çıkmalıydı?
Neyse.. Bu ayrı bir tartışma.. O günleri hatırlayın.. 1991 ve 1993 yazını.. İkisinin de arkasında müthiş bir rüzgar vardı..
İkisi de gençti, dinamikti.. Değişimin öncüleriydi.. Siyasete yeni yüzler giriyordu..
ANAP kongresi de..
DYP kongresi de bayram havasında geçti..
Merkez saÄŸ iki yeni lidere kavuÅŸmuÅŸtu..
Ama umutlar, beklentiler havada asılı kaldı.. On yıl boyunca birbirlerini yemekten, birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, itişmekten, kakışmaktan başka bir şey yapmadılar..
Biraraya geldiklerinde birbirlerine nefretle baktılar..
Nefretleri objektiflerden bile kaçmadı..
Sonuç; ikisi de bugün yok..
Hem de tam bir yıldır yok..
İşin kötüsü, yokluklarının farkında bile değiliz.. Bizi o kadar yormuşlar, o kadar üzmüşler o kadar yıldırmışlar ki, aramıyoruz bile..
Onlarla geçen günleri hatırlamak bile istemiyoruz..
Peki duygularımıza teslim olup onları bir kenara mı atalım? Madem seçmen üstlerini çizdi, biz de mi çizelim?
Unutalım gitsin mi?
Bence çok ama çok yanlış olur..
Yılmaz deyip, Çiller deyip geçmeyin.. Her ikisinin de müthiş bilgi birikimi, müthiş deneyimi var..
Şu anda hiçbir politikacıda olmayan deneyime sahipler..
Bu yaşta 'teşekkür ederiz' diye emekli edemeyiz.. Etmemeliyiz..
Siyasete dönsünler demiyorum.. Siyaset defterini bir daha hiç açmasınlar..
Ama emekli de olmasınlar..
Yılmaz'ı düşünün.. Özel bir misyonla Avrupa turuna çıksa.. AB ülkelerini tek tek dolaşsa.. Ankara'nın işini kolaylaştırmaz mı?
Başbakan Erdoğan'ın elini güçlendirmez mi?
'Canım biz AKP'liyiz, o ANAP'lı; olur mu hiç?' diye sakın düşünmeyin.. Çünkü Türkiye'ye en büyük zararı bu düşünce verdi..
O AP'li, bu CHP'li, şu DYP'li, bu ANAP'lı, onlar MSP'li, RP'li, AKP'li...
O, bu, şu, onlar, bunlar ayrımını bırakalım..
Yılmaz eski bir başbakan..
Çiller de öyle.. Onun da on yıllık deneyimi var.. Neden yararlanmıyoruz? Neden köşede oturmalarına izin veriyoruz?
'Seçmen böyle istedi' demeyin..
Seçmen siyaset yapmalarını istemedi.. Bu ülkeye katkıda bulunmamalarını değil..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|