kapat
05.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

HINCAL ULUÇ


İşte Cumhuriyet Konseri..

Pazartesi gecesi AKM'de idim.. Atatürk Kültür Merkezi'nde.. Tam da Atatürk'ün istediği bir konserdi..

Dev sahnede yan yana üç koro yer alıyor.

Solda, Sinagog İlahileri Topluluğu.. Ortada Yakarış Topluluğu.. Sağda Nişan Çalgıcıyan Topluluğu..

İlahiler okuyorlar.. Kendi dinlerinin, inançlarının ilahileri.. Ama ortak noktaları var.. Ayni makamdan okunan ilahiler bunlar.. Din ayrı, dil ayrı, ama ruh, yürek ayni.. Ve bir bakıyorsunuz, bu defa üçü birden terennüm ediyorlar..

Asvatz Anmah diye haykırıyorlar..

Alelu diye haykırıyorlar..

La ilahe illallah diye haykırıyorlar..

Nasıl güzeldi.. Nasıl duygusaldı.. Nasıl coşkuluydu..

Beyoğlu Belediyesi bu tür konserleri düzenlermiş zaten.. Nasıl haberim olmadı?.. Bu altıncısı imiş.. Altıncısı, Cumhuriyet'in 80. Yılı için..

Konserin adının güzelliğine bakın..

"Cumhuriyet'te İstanbul'u Birlikte Yaşamak!.."

Dr. Kadir Topbaş'ı nasıl sımsıkı sarılarak kutladım, konserden sonra..

İlk bölümde ilahiler vardı.. Hepsi birbirinden güzel.. Ama beni en çok etkileyen Arzuladım Sana Geldim oldu.. Kimliklerini programda bulamadığım bir semazen gurubu, bu Bektaşi ilahisine eşlik ederek nasıl insanı etkileyen coşturan bir dans gösterisi sundular, olmaz böyle şey.. Sema deyince aklımıza gelen tek şey, Mevlevi dönüşleri.. Oysa öyle zengin bir dans kültürü var ki.. Bunları işte ancak böyle tesadüflerle izleyebiliyoruz.

İkinci bölümde sololar ve korolarla şarkılar ve türküler dinledik. Genelde Atatürk'ün sevdikleriydi bunlar.. Müge Uygun'un Yanık Ömer'i olağanüstü idi.

Adlarını ilk defa duyduğum Los Paşaros Sefaradis gurubunun okuduğu iki Sefarad Türküsü harikaydı. Hele Türkçe ve Ladino karışık okudukları Ben Seni Severim..

Her üç koronun birlikte okuduğu Vardar Ovası ve Pencere Açıldı Bilal Oğlan türküleri, coşkuyu finalde doruğa çıkardı..

Proje Genel Yönetmeni Abdurrahman Şen'i de ayrıca kutlamak gerek.. Üç koronun şefleri Yako Taragano, Nişan Çalgıcıyan ve Taşkın Savaş'ı da..

Ne var ki, Taşkın Savaş zaman zaman gerçekten taşkın kişisel şov gayretlerine düştü. Hele üç koro birlikte gürlerken içindeki coşkuyu alkışla eşlik ederek ifade etmek isteyen seyirciyi, hiç de yakışık almayan jest ve mimiklerle susturmasını fena halde yadırgadık.

Bir ikinci eleştirimiz de süre konusunda.. Ara dahil iki saati geçmemesi lazım ki, seyirci doymasın.. Sofradan aç kalksın.. Oysa ikinci bölüm başlarken, 2 saat dolmuştu bile..

Konser öncesi dağıtılan program aceleye gelmişti. Yetersiz kaldı. Sunucu Ayşe Egesoy'un hamasi bir metni okumasını değil, dinlediğimiz ve dilini bilmediğimiz için anlamadığımız ilahiler ve besteleri hakkında bilgi vererek bu eksiği gidermesini tercih ederdik..

****

1 Kasım gecesi harika bir Doğum Günü kutladım. İş Sanat Açılış Konseri, tam üzerine düştü.. Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde dünya çapında iki Türk piyano virtüözü birlikte çaldılar..

Hüseyin Sermet ve Muhiddin D. Demiriz..

Emil Tabakov yönetimindeki orkestra müthiş.. Bilkent'i kutlamak gerek.

Mozart'ın İki Piyano İçin Konçertosu.. Enfes müzik ziyafeti finaldeki rondo ile doruğa vurdu..

Coşku Poulenc'in İki Piyano Konçertosu ile sürdü.. Bitmeyen alkışlar gene Poulenc'ten Maskeli Balo/ Kapriçyo'yu getirdi.

İkisi de nasıl şirin, nasıl sevimli.. İkisi de çalarken nasıl yaşıyor ve sizi de yaşatıyorlar..

Ben dünyanın en zengin, en güçlü adamı olsam, doğum günümde daha başka ne olabilirdi diye düşündüm, salondan ayrılırken..

Celalettin Cerrah'a alkışlar..
Dünkü Sabah'ın manşetindeki Salih Aydın haberi harikaydı.. Özlediğim, beklediğim habercilik işte bu..

Aydın, İstanbul Emniyeti'nin kente dehşet saçan kapkaç çetesini nasıl sabırla izleyip, sonunda vurduğunu bir polisiye öykü gibi anlatıyordu..

Sivil polisler halkın arasına karışıp, çeteyi üç ay takip etmiş ve kişileri belirlemiş, delilleri toplamıştı. Sonra bir gün sabaha karşı 290 polis 30 ayrı adresi ayni anda basarak 110 şüpheliyi kıskıvrak ele geçirmişti. Yakalananlar arasında bu çeteyi kurarak, trilyoner yaşamına ulaşan reisleri de vardı.

Başarının ardındaki kişi İstanbul'un yeni Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah..

Cerrah pek fazla öne çıkmaktan hoşlanmayan, sessiz bir polis tipi.. Sessiz ama derinden gidiyor.

Kapkaç konusunda şikayetler göğe ulaşır ve çok ağır eleştiriler yapılırken ağzını bile açmayışına dikkat.. Oysa ne kadar hızlı adımlarla yol alıyormuş.

Çete toplanır toplanmaz, kapkaç olaylarının nerdeyse bıçakla kesilir gibi eksilmesi, operasyonun ne kadar büyük ve etkili olduğunu gösteriyor.

Bu noktadan sonra, herkesin sorusu akla geliyor..

Polis yakalasa ne olacak?.. Mahkemeler nasılsa serbest bırakacak?..

Doğru.. Bu ülkede hukuk ne yazık ki, masum ve zarar gören vatandaştan değil, suçludan yana.. Suçu teşvik eden hükümleri, demokrasi ve insan hakları gereği gibi gören anlayış ile polisin etkili olması mümkün mü?..

Değil.. Ama bu defa kazın ayağı da öyle değil..

Çete oluşturmak, silahlı çete oluşturmak DGM suçu.. Onun cezaları da ağır.. Böyle olunca "Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma" durumu bu olayda özellikle çeteyi kuranlar için mümkün olamayacak gibi görünüyor.

Yani..

Kapkaç ile mücadelede etkili ve kesin çözüm için Meclis'ten yeni bir yasa beklenirken, İstanbul polisi alkışa layık bir adım attı.

****

Bu arada.. Dün Sabah'ın spor sayfalarında, futbol terörü ile ilgili sorulara yanıt verirken de Cerrah'a haksızlık ettiğimizi gördük. Ayni sayfalarda İstanbul Emniyeti'nin üzerine düşeni yaparak, stada meşale sokanları ve sokulma şeklini hemen belirledikleri, sorumluları toplayıp sorguladıktan sonra adalete teslim ettiklerini okuduk.

Kapkaça karşı büyük bir başarı elde eden Cerrah ve ekibinin futbol terörü ile de mücadelede başarılı olacağını düşünüyoruz artık.

Kabahat gelin..
Beşiktaş Belediyesi de, Büyükşehir Belediyesi'nin açıklamasını yalanladı.

Ortaköy Ziya Turistik Tesisleri'nin ön yüzünü tümüyle kaplayan reklam panosunun birinci sınıf bir SİT alanında nasıl yer aldığını Büyükşehir'e sormuştuk.

"Orası özel mülk. Beşiktaş Belediyesi sorumludur" diye bir baştan savma yanıtı geldi. Yayınladık. Şimdi Beşiktaş'ın yazısı elimizde.. "Bahsedilen yer, Büyükşehir'in sorumluluğundadır."

Manzara ÅŸu..

Büyükşehir ne yaptığını bilmiyor. Şehirciliği bilmiyor, ilkeleri bilmiyor. Köşeye sıkışınca, topu ilçe belediyelerine atarak sorumluluktan kurtulmaya çalışıyor, ama her defasında yalan anında belgeleniyor.

İşte Yeşilköy Hava Limanı girişindeki çirkin, iğrenç ve kazaya sebeb olabilecek reklam ormanı..

İşte Beşiktaş.. İşte Beyoğlu örnekleri..

Biz Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın konularla ilgili kişisel görüşlerini almak istediğimizi dün yazdık.

Adamları bizim gibi onu da kandırmak istiyor olabilirler.

Gürtuna'ya yazılı sorularımız dün bu sütunlarda idi. Yanıtını beklemeye devam ediyoruz.. Kişisel yanıtını.. Kendi ilkelerini, kendi anlayışını bilmek istiyoruz.

İstanbul'un başında kalmaya aday ise bunları bilmek hakkımız..

Bravo TEMA'ya..
Hani Burgaz cayır cayır yanıyor ve bir Burgazlı yanan kondusunun külleri arasında "Ev dediğin nedir.. Dört duvar bir çatı.. Gene yaparsın.. Ama burda yanan ağaçlar..Onlar bir daha nasıl geri gelir" diye ağlıyordu..

"TEMA asıl bu adamı bulmalı" demiştim.

Yeşim Erkan'dan e mail geldi.. TEMA yöneticilerinden..

Haberi veren atv muhabiri Mehtap Çolak'a ulaşmışlar.O "Meçhul Çevreci"nin adının Hasan Hüseyin Duvar olduğunu öğrenmişler.

Şimdi Adalar Kaymakamlığı aracılığı ile kendisine ulaşmaya çalışıyorlarmış.

"Sonra birlikte oturup ne yapabileceğimize bakacağız" diyor.

Teşekkürler..

Pazar ve TV!..
İnsanlarIn en çok televizyon başında oldukları gün hangisi?.

Pazar!..

Televizyonların en renkli programlar yapmak, en güzel filmleri seçip oynatmak için yarıştıkları gün hangisi?..

Pazar!..

Yani.. Televizyon programlarının en yoğun, en zengin oldukları gün..

Pazar!..

Geçen pazar miskinlik yapıp evde oturmaya karar verdim.

Canım film seyremek istiyor..

Atilla Dorsay ve Yüksel Aytuğ günün filmlerini çok iyi seçiyor ve tavsiye ediyorlar. Doyurucu bilgi de veriyorlar..

Hemen daldım, Günaydın Pazar'a..

Yok.. Pazar günü TV sayfalarının birisi alınmış.

Televizyon bizde hergün iki sayfa.. En çok programın olduğu gün bir sayfa.. Ve de pazar, Sabah'ın sayfa rekorları kırdığı gün..

Bu nasıl iş?..

SEVDİĞİM LAFLAR
Güçlükler gizli potansiyelimizi ortaya çıkarır.

Jeff Keller

BİZİM DUVAR
İllüzyonist David Blaine'nin cinsel hayatı tehlikedeymiş

Desenize kuş kafesten çıktı ama ötmüyor.

Ünal Turgut


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır