|
 |
|

Yüce Divan yolunda ilk tur başladı
DSP-MHP-ANAP koalisyonu dönemini kapsayan "yolsuzluk" iddialarını araştıran TBMM Araştırma Komisyonu'nun raporunun, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine başlandı. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Yolsuzluklar konusunda Zimbabwe'nin bile gerisindeyiz" dedi. CHP'li Ahmet Ketenci de "Türkiye'nin çivisi çıkmış" diye konuştu
Türkiye'nin gündemini uzun süredir meşgul eden ve son 10 yılı mercek altına alan Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu Raporu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldü. Rapor üzerindeki görüşmeler, CHP'li üyelerin, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemdeki dosyalarının da açılması talebine dönüştü. CHP ayrıca, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın da özelleştirme kararları dolayısıyla araştırılma kapsamına alınmasını istedi.
Komisyon Raporu üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından gözler, AKP ve CHP'nin, eski başbakan ve bakanlar için Yüce Divan sürecini başlatacak soruşturma önergelerine çevrildi. AKP 8, CHP ise 14 soruşturma önergesi hazırladı. Önergeler, AKP ve CHP arasındaki çekişme dolayısıyla dün Genel Kurul'a sunulamadı.
UNAKITAN'A KARŞI DERVİŞ
TBMM Genel Kurulu dün 15.00'te toplanarak yaklaşık 7 saat süreyle Yolsuzluk Raporlarını görüştü. Komisyon Başkanı Azmi Ateş özellikle batık bankalar ve enerji ihalelerine dikkat çekip, soruşturma komisyonu kurulmasını istedi.
CHP adına konuşan milletvekilleri, dokunulmazlıkların kaldırılmasını istedi. CHP Artvin Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu, AKP iktidarının yolsuzluklara karşı gerekli mücadeleyi yapmadığını öne sürdü. Çorbacıoğlu, "Dünya sıralamasında geri gitmişiz. Bunun tek sorumlusu olmasa da sorumlu olan iktidardır. Özelleştirme ile ilgili itirazımızda bu dönemi de konuşmamız lazım" dedi.
Çorbacıoğlu, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın da soruşturulmasını istedi.
CHP'li Şükrü Elekdağ da raporun çok kapsamlı olduğunu belirterek, "Türk siyasi hayatında kara bir leke olarak duran, hasıraltı edilmiş yolsuzlukları ortaya çıkarma şansı ortaya çıktı" diye konuştu.
"HER ŞEY KİRLİ NE YAZIK Kİ"
CHP İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci, ise "Ülkede hangi taşı kaldırsanız altından yolsuzluk çıkıyor. Çivisi çıkmış bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Yolsuzluk ve kirliliğe bulaşmamış kamu kurum ve kuruluşlarının sayısı ne yazık ki çok azdır. Dokunulmazlıklar sınırlandırılmadan yolsuzluklarla mücadele edilemez. Siyasetçi çuvaldızı önce kendine batırmalıdır" dedi.
AKP adına söz alan Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz da, raporda önemli araştırmalar olduğunu söyledi. Poyraz, "Ancak, araştırılamayan konular da var. Bu durum, o konularda yolsuzluk olmadığını göstermez. Ülkemizde temel sorun denetimin olmaması değil, denetimin zamanında yapılmamasıdır" diye konuştu.
Kişisel söz alan CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu ise Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın oğlu ile ilgili iddiaları hatırlatarak, "Yolsuzluğun ucu muhalefete, başkasına dokunuyorsa (Sonuna kadar gidelim) diyorsunuz. Kendinize dokunursa görmezden geliyorsunuz" dedi.
ÅžENER: KARARLIYIZ
Hükümet adına söz alan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Türkiye son yıllarda yolsuzluklardan çektiği kadar hiç bir şeyden çekmedi. Yolsuzluklar konusunda Zimbabwe'nin bile gerisindeyiz. Onun için yolsuzluklara karşı kalıcı tedbirler almak hükümetimizin temel amacıdır" dedi. Şener, yolsuzluk ile ilgili cezaların arttırılması, sır tanımının yeniden yapılması, yargı reformunun gerçekleştirilmesi ve ihtisas mahkemeleri kurulması gerektiğini söyledi.
Şener, Siyasi Partiler Yasası'nda yapılacak değişikliğin de yolsuzlukla mücadele konusunda önemli bir adım olacağını kaydetti.
AKP'DEN SEKİZ ÖNERGE
Raporun görüşmelerinin tamamlanması ile birlikte AKP ve CHP arasında önerge yarışı da başladı. AKP, 8 dosya ile ilgili soruşturma önergesi verilmesini kararlaştırdı. AKP, dosyaları seçerken, soruşturma komisyonu kurulduğunda ve Yüce Divan yolu açıldığında kesin sonuçlar alınacak olayları seçmeye gayret etti.
AKP'de daha sonra 8 dosyadan bazıları ile ilgili kesin kanıtlar bulunmadığı, Yüce Divan'a gidip aklanmaları halinde Mesut Yılmaz gibi isimlerin tekrar siyasete dönme yolunun açılabileceği için sayının daha da azaltılması gündeme geldi.
CHP'NİN TALEBİ FAZLA
CHP ise 14 konu hakkında 19 bakan ile ilgili soruşturma açılması konusunda önerge verecek. CHP'nin soruşturma açılmasını istediği isimler arasında raporda isimleri bulunan Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Kemal Derviş bulunmuyor. CHP, asıl sürprizi ise Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında önerge vererek yapacak. Kemal Unakıtan ile ilgili önergenin gerekçesini, aralarında Petrol Ofisi'nin de bulunduğu ötelemelerle yeni ödeme planlarının yasalara aykırılığı oluşturacak.
3'Ü LİDER 25 ESKİ BAKAN
AK Parti Hükümeti'nin ilk icraatlardan birisi, önceki iktidar dönemine ilişkin olayları kapsayan bir Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu kurmak oldu. Yaklaşık 4 ay çalışan komisyon, bin 200 sayfadan oluşan raporunu tamamladı. Raporda; enerji ihaleleri, bayındırlık ihaleleri ağırlıklı olarak yer aldı. 25 bakan hakkında 16 Araştırma ve 16 soruşturma komisyonu kurulması öneriliyor. Bu isimler şöyle
Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz, Hüsamettin Özkan, Sümer Oral, Kemal Derviş, Koray Aydın, Cumhur Ersümer, Abdülkadir Akcan, Recep Önal, Hikmet Uluğbay, Ahmet Kenan Tanrıkulu, Metin Şahin, Mehmet Keçeciler, Rıfat Serdaroğlu, Şükrü Sina Gürel, Yüksel Yalova, Yılmaz Karakoyunlu, Rüştü Kazım Yücelen, Güneş Taner, Yaşar Okuyan, Mustafa Taşar, Yaşar Topçu, Nami Çağan ve Zeki Çakan.
Meclis, "POAŞ Dosyası"nı aralıyor
TBMM, yolsuzlukları araştırma kapsamında "POAŞ Dosyası"nı da aralıyor. AKP Milletvekili Hamza Albayrak, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, POAŞ'ın İş-Doğan Petrol Yatırımları AŞ'ye satılmasına ilişkin işlemleri gündeme getirdi ve bunların gerek yönetmelik gerekse yasalara aykırı olduğunu ileri sürdü. Albayrak, Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu raporuna da giren POAŞ özelleştirmesiyle ilgili özetle şunları söyledi
* SATIŞ SÜRECİ POAŞ'ın özelleştirilmesi için blok satış yönteminin benimsenmesinin ardından ÖYK, 5 yıl süreyle "altın hisse" tesis etti. 2000 Nisan ayında ÖYK kararı ile POAŞ'ın yüzde 51 hissesi 1.260 milyon Dolara İş-Doğan Grubu'na satıldı.
YASAL OLMAYAN SATIÅž
15 Nisan 2002 tarihinde ÖYK kararı ile altın hisse, normal süresinden üç yıl önce kaldırıldı. Yine ÖYK kararı ile devletin elinde kalan yüzde 25.8'lik POAŞ hissesi, ihalesiz olarak İş-Doğan Grubu'na, yasalara aykırı olarak 387.5 trilyon liraya satıldı. Ödeme takside bağlandı. Vadeye bağlanan tutar için devletin sattığı hisseler yine devlete teminat olarak gösterildi.
İŞ-DOĞAN PETROL AŞ İLE POAŞ BİRLEŞMESİ
Daha sonra İş-Doğan Grubu'nun POAŞ'la birleşme talebi gündeme geldi. ÖİB, teminatın yetersiz kalabileceğini dikkate alarak, borç tamamen ödenmeden veya yeni teminata bağlanmadan söz konusu birleşmeye onay verilmemesini istedi.
TEMİNAT YETERSİZ
23 Aralık 2002'de ÖİB, İş-Doğan Grubu'nun verdiği teminatların yetersiz olduğunu belirterek, banka teminat mektubu istedi. Teminat mektubu verilmeyince de dava açıldı.
POAŞ ZARAR ETTİ
Birleşmeden kaynaklanan finansman giderleri nedeniyle POAŞ, 2003 yılının Mart ayı itibariyle 141 trilyon lira zarar etti. Şirket, 2001'de 70 trilyon lira vergi verirken, birleşmeden sonra zarar nedeniyle hiç vergi ödemedi.
Gül: Tarihin en büyük yolsuzluğunu çıkarttık
Başbakan Tayyip Erdoğan hastalanınca, 3 Kasım seçimlerinin yıldönümünde 58 ve 59'uncu hükümetlerin 1 yıllık icraatını değerlendirmek Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'e kaldı.
Gül, AK Parti'nin Meclis Grubu toplantısında, 3 Kasım seçiminin yıldönümünü milletvekillerine "Tarihte bir dönemin kapanıp, yeni bir dönemin başladığı günün yıldönümü, kaos, karamsarlık ve krizler döneminden istikrar ve ümit dönemine geçişin yıldönümü" sözleriyle anlattı. AK Parti'nin zafer sarhoşluğuna düşmeden çalıştığını belirten Gül, "Önümüzde savaş dosyaları, fırtınalı bir deniz bulduk, ama Türkiye gemisini sağ salim, sakin sulara getirdik" dedi.
Gül, AB konusunda önemli adımlar atıldığını, 2004 yılı sonunda sınav sırasının Avrupa'ya geleceğini söyledi, ekonomideki olumlu gelişmeleri şöyle anlattı "Yenilmez denilen enflasyonu yendik."
Ekonomideki istikrarın ve yaratılan kaynakların "kesilen hortumlardan" geldiğini söyleyen Gül, "Yetim hakkı yiyenlerden, soygunculardan haramilerden hesap soracağımıza dünya şahittir. Hiç dokunulmaz denilenlere nasıl dokunduğumuzu herkes gördü. Tarihin en büyük banka yolsuzluğu bizim dönemimizde ortaya çıktı."
FUKARAYA 25 TRİLYON
Abdullah Gül, Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan bu ay içinde, en küçük ilçeye 10 milyar olmak üzere, tüm il ve ilçelere toplam 25 trilyon lira gönderildiğini açıkladı.
Yardımların vali ve kaymakamlar aracılığıyla, vatandaşların onuru zedelenmeden dağıtılacağını ifade eden Gül, fondan her ay yoksullara ayrılan 10 trilyon liralık tutarın bundan sonra 15 trilyona çıkartıldığını belirtti. Gül , bu yıl için yoksullara 800 bin ton kömür dağıtılacağını da belirterek, 1.5 milyon ailenin yakacak yardımından yararlanacağını da sözlerine ekledi.
Ergezen: 50 milyarı yolsuzluk saymıyoruz
Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen, bakanlığının bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki konuşmasında, "50-60 milyarlık yolsuzlukları teftişe göndermiyoruz. Trilyonluk yolsuzlukları teftişe gönderiyoruz. Şimdiye kadar 309 trilyonluk yolsuzluğu ortaya çıkarttık. 600 trilyonu bulacağımıza inanıyorum" dedi. Ergezen, şöyle devam etti
600 TRİLYONLUK SOYGUN
"Eski hükümet giderayak keşif artışları vermiştir. Bu keşif artışları para ödemesi değildir. Sadece yasa dışı ihale vermek şeklindedir. Kanunlar bir tarafa atılmış 714 milyon dolarlık keşif artışı yapılmıştır. Biz bunları durdurduk. Buna yol açan kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verdik. Dosyaları ağır cezaya gönderildi. Ayrıca karayollarında yapımı süren projelerde Sayıştay ve müfettişler eliyle 110 milyon dolar ve 32 milyon marklık fazla ödeme tespit edildi. Yapı inşaatlarından 100'den fazlası incelendi 60 trilyon fazla ödeme tespit edildi. Tespit edilen fazla ödemeler, 309 trilyon. Tüm inceleme bitince 600 trilyona çıkacağına eminim."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|