kapat
05.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Ankara'dan büyük tepki

AB İlerleme Raporu'na, son dakikada "Kıbrıs'ı çözün" şartının eklenmesi Ankara'ya bomba gibi düştü. Verhaugen'i arayan Gül, bu koşulun hemen çıkarılmasını istedi

Avrupa Birliği'nin bugün açıklanacak Türkiye ile ilgili İlerleme Raporu'na son dakikada "Kıbrıs'ta çözümsüzlük Türkiye'nin AB beklentilerine ciddi bir engel oluşturabilir" cümlesinin eklenmesi Ankara'yı ayağa kaldırdı. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Gül, dün akşam saatlerinde Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verhaugen ve AB Savunma ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solona'yı arayıp, "Raporda Kıbrıs ile ilgili böyle bir ifade yer alırsa, AB kendisiyle çelişir" dedi ve cümlenin çıkarılmasını istedi. Gül, AB'nin Kıbrıs ile Türkiye'nin Birliğe üyelik süreci arasında hiçbir bağlantı olmadığına ilişkin kararlarını anımsattı.

Gül'ün tepkisi üzerine Günter Verhaugen, Rapor açıklanmadan önce bugün bir araya gelecek ve son şeklini verecek olan Komiserler toplantısında cümlenin çıkarılması için çaba göstereceğini belirtti ve "Cümle çıkmasa bile yumuşatılır" sözünü verdi.

Can derdindeyiz
Gül konuyla ilgili olarak dün SABAH'ın sorularını yanıtlarken, Verhaugen ve Solona ile görüştüğünü İtalya Başbakanı Berlusconi'ye de mesaj yolladığını söyledi. Gül, 1999 yılında AB'nin Kıbrıs'ı Türkiye'ye şart olarak dayamak istediği dönemi anımsattı. Gül, neden Solona'yı aradığına ilişkin soruya da "1999'da AB dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı'nın mektubunu getirmişti. Mektupta Kıbrıs'ın bir şart olmadığı belirtiliyordu" dedi.

Gül, görüşmelerinin içeriği hakkında bilgi vermek istemedi. Dışişleri Bakanı, AB'den her konuda açıklama geldiği anımsatılınca da şöyle dedi "Ama şu var, kasap et derdinde koyun can derdinde. Şimdi biz can derdindeyiz."

Bu gelişmeler dün akşam saatlerinde İlerleme Raporu'na son şeklinden bir önceki halini veren Özel Kalem Müdürleri toplantısından çıkan metnin Dışişleri Bakanlığı'na ulaşması ile başladı.

Gül'ün telefonu
İlerleme Raporu'nda Kıbrıs ile ilgili konulan cümlenin hala durduğunu gören Dışişleri Bakanlığı'nın AB ile ilgili üst düzey diplomatları Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Başbakanlık Merkez Bina'da bir araya geldi.

Gül, toplantıların ardından Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verhaugen'i aradı. Bakan Gül, şimdiye kadar Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB üyeliği için siyasi bir kriter olmadığını belirterek, bu konuda itirazlarını dile getirdi. Rapordaki ifadenin yumuşatılmasını isteyen Gül, Verhaugen'e, "Kıbrıs'ı kriter olarak gösteremezsiniz. Raporda Kıbrıs ile ilgili böyle bir ifade yer alırsa, AB kendi kendisiyle çelişmiş olur. Türkiye, Kıbrıs'ta çözüm için gerekli olan çabayı göstermektedir" dedi.

Bunun üzerine Verhaugen, bugün Rapora son şeklini verecek Komiserler toplantısına konuyu getireceğini söyledi. Verhaugen, bugün Türkiye saati ile 16.00'da açıklanacak Rapor öncesi bir araya gelecek olan Komiserler toplantısında cümlenin metinden çıkarılması için uğraşacağını belirerek, Kıbrıs ile ilgili ifadede bazı değişiklikler yapılabileceğini Gül'e iletti. Verhaugen, kendisinin ve AB çevrelerinin Kıbrıs konusundaki tutumunun net olduğunu belirterek, Türkiye'nin Kıbrıs'ta çözüm için geç kalmadan devreye girmesi gerektiği görüşünü de Gül'e aktardı. Verhaugen, "Bu cümleyi çıkaramazsak bile yumuşatılması için gereken çabayı göstereceğim" dedi.

Markaja devam
Gül de cümlenin metinde yer alması halinde Türkiye'ye büyük bir haksızlık yapılmış olacağını belirtti. Gül'ün bugün sabah saatlerinde de girişimlerini sürdüreceği ve Rapor'dan Kıbrıs ile ilgili bölümün çıkarılması için uğraşına devam edeceği öğrenildi. Dışişleri Bakanlığı üst düzey diplomatlarından biri, geçmişte de benzer sorunlar yaşadıklarını belirterek. "Bugüne kadar çıkan birçok İlerleme Raporu'nda benzer durumlarla karşılaştık. Bunlar her aşamada değişti" dedi.

Verheugen: Türkiye için karar çoktan verildi ama...
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Alman Der Spiegel dergisine verdiği demeçte, "Türkiye'nin prensipte AB üyesi olup olmayacağı kararı çoktan verildi. 15 üye ülke, 1999 Helsinki zirvesinde, Türkiye'nin üyeliğine prensipte 'evet' dediler, ancak Avrupa standartlarına ulaştıktan sonra'' dedi.

Türkiye yanlısı görüşlerin ağırlık kazanmaya başladığını, bunun 11 Eylül'den sonra dünyada yaşanan değişimle de bağlantılı olduğunu ifade eden Verheugen, 21. yüzyılın en büyük sorunlarından birinin Batılı demokrasiler ile İslam dünyası arasında yaşanabileceğini kaydetti.

Verheugen, ''Türkiye'yi kendi safımıza çektiğimiz takdirde, böyle bir sorunu barışçı şekilde çözme şansımız büyük ölçüde artacaktır'' diye konuştu.

AB TARTIÅžMALARI
Verheugen, "Türkler'e uzun zamandan bu yana söylediğim bir şey var Önce, sadece görüşlerini ifade ettikleri için tutuklu bulunanları serbest bırakın. Siyasi düşünce hükümlüleri bulunduran bir ülke kendini dışarıda bırakır'' görüşünü savundu. Türkiye'de siyasi, kültürel ve ekonomik alanda elit bir tabakanın bulunduğunu kaydeden Verheugen, "Çok sayıda kişi Türkiye'yi tatilden tanıyor. Çok güzel ve ucuz bir tatil ülkesi, ayrıca insanları misafirperver ve her zaman güneş var. Ancak Anadolu'daki yoksulluğu görenler de, 'Ortaçağ gibi' diyorlar. Bu da Türkiye'nin diğer bir yüzü, ancak bu insanlar da büyük ümitlerle Avrupa'ya bakıyorlar'' diye konuştu. Türkler'in, Avrupa'da Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin tartışmalardan rahatsız olmamaları gerektiğini belirten Verheugen, "Bir Türk bu tartışmalardan dolayı şikâyetini dile getirdiği zaman, 'daha öğrenecek çok şeyin var' diyorum. Tartışmalarımızdan dolayı özür dileyecek halimiz yok" diye konuştu.

İMTİYAZLI ORTAKLIK
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Alman muhalefet partilerinin Türkiye'ye önerdiği gibi "imtiyazlı ortaklık'' konusundaki fikrinin sorulması üzerine "imtiyazlı ortaklık Lüksemburg'ta 1997 yılında, Helsinki'de 1999 yılılda ve Köpenhang'ta ve 2002 yılında alınan kararlara uygun değildir" dedi.

AB'nin Kıbrıs şartı
İlerleme Raporu'na, son anda "Kıbrıs'ta çözümsüzlük, Türkiye'nin AB beklentilerine ciddi bir engel oluşturabilir" cümlesi eklendi

Avrupa Birliği Komisyonu'nun Türkiye ve diğer aday ülkeler için kaleme aldığı İlerleme Raporu bugün Türkiye saatiyle 14.00'de açıklanacak. AK Parti hükümetine övgü içeren özel bir paragrafın ayrıldığı raporda, geçtiğimiz yıllara oranla ilk kez ağır eleştiri yapılmayıp, Türkiye fotoğrafı çekiliyor. Ancak, 133 sayfalık rapora, son dakikada, Ankara'yı tehdit eden bir Kıbrıs cümlesi eklendi.

YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ
AB yetkililerinden alınan bilgiye göre, 48 saat önce, AB ülkelerinden gelen baskı üzerine raportörler tarafından rapora eklenen cümle şöyle "Kıbrıs'ta çözümsüzlük, Türkiye'nin Avrupa Birliği beklentilerine ciddi bir engel oluşturabilir." Bu diplomatik cümlenin, açılımı şu "Kıbrıs'ta 2004 sonuna kadar bir çözüm olmaz, Rum tarafı Mayıs 2004'te adayı temsilen tek başına AB'ye girerse, Türkiye 2004 yılı sonunda beklediği müzakere tarihini unutabilir."

Rapor açıklanacağı ana kadar çeşitli değişikliklere uğrayabiliyor. AB yetkilileri, Kıbrıs cümlesinden dolayı Ankara'dan yoğun bir telefon diplomasisi beklediklerini belirttiler.

Ankara, bugün saat 14.00'e kadar bu cümlenin rapordan çıkarılması için Brüksel'e yoğun bir telefon diplomasisi yürütecek. Rapora bu cümlenin girmesi, Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB üyeliği için şart olduğunun resmen belirtilmesi anlamına geliyor.

2001'de de aynısı oldu
Daha önce Ankara birçok kez adada barış için elinden gelen yardımı yapacağını belirtmiş, bunun üzerine Brüksel'den Kıbrıs'ın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği için bir şart olmadığı yönünde açıklamalar gelmişti. Eğer cümle raporda kalırsa, gözler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılacak genel seçimlere çevrilecek. Adada hükümet de muhalefet de seçimlere şaibe karışmaması gerektiğinin altını çizmişti.

AB Komisyonu, 2001 yılı İlerleme Raporu'nda da Kıbrıs'ta çözümü şart koşmuş, Ankara sert çıkıp yoğun bir diplomasi trafiği yürütmüş, 2002 İlerleme Raporu'na Kıbrıs şartı girmemişti.

KKTC CUMHURBAŞKANI DENKTAŞ ELEŞTİRDİ

Bahane arıyorlarsa bu Kıbrıs olamaz
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Avrupa Birliği (AB) Türkiye'yi üye almak istemiyor ve bahane arıyorsa çok bahane bulunduğunu, ama Kıbrıs'ın bunlardan biri olamayacağını'' söyledi.

Denktaş, "Çünkü Türkiye, Kıbrıs'a meşru bir hak kullanarak gelmiştir. Akdeniz'de en büyük soykırımı önlemiştir, insanlığa hizmet etmiştir. Demokrasi, barış getirmiştir'' dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı, bir heyeti kabulü sırasında bir gazetecinin, "AB'nin yarın yayımlanacak İlerleme Raporu'nda Türkiye için 'Kıbrıs'ta çözümsüzlük Türkiye'nin AB beklentilerine ciddi bir engel oluşturabilir' deniyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz'' sorusunu yanıtladı. Denktaş, "oluşturur" veya "oluşturacak'' yerine "oluşturabilir'' denmesinin "bir açık kapı'' olduğunu belirterek şunları söyledi

ONLARIN DA ŞÜPHESİ VAR
"Demek ki onların da bir şüphesi var, hakikaten bu Kıbrıs meselesi engel mi değil mi diye... Biz tekrar söylüyoruz Hak ve adalet varsa AB'de, Kıbrıs meselesini başlatmış, kan akıtmış, teröre tevessül etmiş olan, yalan söyleyerek Kıbrıs'a sahip çıkmak için Kıbrıs Türklerine 11 yıl insanlık dışı muamele yapmış olan Rumlar'ın önüne engel olarak koyarlar. Yoksa Türkiye'yi almak istemiyorlar ve bahane arıyorlarsa bahane çok, ama Kıbrıs bunlardan biri değildir ve olamaz. Çünkü Türkiye, Kıbrıs'a meşru bir hak kullanarak gelmiştir. Akdeniz'de en büyük soykırımı önlemiştir, insanlığa hizmet etmiştir. Demokrasi, barış getirmiştir."

AB, "KIBRIS GEREKÇE DEĞİL" DEMİŞTİ
AB'nin Türkiye'nin AB üyeliğine Kıbrıs şartını dayatması 1999 yılında Helsinki Zirvesi öncesinde gündeme geldi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, AB'nin Türkiye'nin üyeliğinin Kıbrıs şartına bağlanmasına sert tepki gösterdi. Ecevit, AB zirvesi öncesinde o zamanki AB Dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı'nı arayarak, Kıbrıs şartını kabul edilemez bulduklarını belirtti ve bu şart kalkmadan AB zirvesine katılmayacağını duyurdu. Bu durum AB üyesi ülkeleri karıştırdı, "Türkiye AB ile yollarını ayırıyor" kaygılarına neden oldu.

AB üyesi birçok ülkenin başbakanı, Ecevit'i arayıp bu konudaki metinde düzenleme yapacaklarını bildirdi. Ecevit de bunun üzerine, "Eğer Helsinki sonuç bildirgesinden Kıbrıs şartı kalkmazsa ve bu konuda bir güvence verilmezse zirveye katılmayacağız" mesajını verdi. Helsinki Zirvesi'nde ilk kez Türkiye "AB aday ülkesi" sıfatına kavuşurken, sonuç bildirgesinde Türkiye'nin AB üyeliğinin Kıbrıs şartı kaldırıldı. Ancak, 2004 yılına kadar Kıbrıs sorunun çözümünü sağlanması gerektiği cümlesi metne girdi. Türkiye de bunu kabul etti.

Fikret AYDEMİR - Zeynep TUĞRUL - Evren MESCİL


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır