|
 |
|

Motorola'nın Telsim, Sonera'nın Turkcell hisselerine el konulabilir!
Bankacılık yasa taslağında yer alan bir madde, el konulan batık banka patronları ile başka alanlarda ortaklık kuran şirketlerin hisselerine el konulmasının yolunu da açıyor. Maddeye göre örneğin Fon isterse, Motorola'nın Telsim'de, Sonera'nın Turkcell'deki hisselerine el koyacak veya yönetimini üstlenecek
Bankacılık Yasası'nda değişiklik yapmayı amaçlayan tasarının detaylarına yönelik çalışmaya, kaldığımız yerden devam ediyoruz. Önce dikkat çeken birkaç notun altını çizmekte fayda var
* Tasarı temel olarak Fon tarafından el konulan (14'ün ilgili maddeleri) mevduat kabul izni kaldırılarak tasfiyesine karar verilen (İmar gibi) bankaların sahip, yöneticilerine yönelik (Yasa kimlerin sorumlu olabileceğine ilişkin tarif yapmış ve kapsamını adeta veznedara kadar genişletmiş) "intikamcı" bir yaklaşımla hazırlanmış.
BANKA BATIRMAYIN!
* Ancak tasarının 21'inci maddesi incelendiğinde bu yaklaşımın Türkiye'nin yatırım ortamını bile etkileyecek noktalara taştığı ortaya çıkıyor. Deniliyor ki, "Fon'a borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın" Fon'un gerekli görmesi halinde, Fon'a geçen bankaların iştirakleri, bankanın hakim ortaklarının tek başına ve/veya ortakları vasıtasıyla ortak olduklarını şirketlerin hisselerine ve/veya yönetimine el konulur. Bu madde işletilmesi halinde örneğin Telsim'de Motorola ve Nokia'nın hisselerine veya Pamukbank kanalıyla Turkcell'de yabancı ortak Sonera'nın hisselerine el konulabilir. Ya da bu yabancı firmaların hisse oranları dikkate alınmadan, Turkcell ve Telsim'in yönetiminin tümünü Fon atayabilir.
Bu maddenin tamamına tasarıda yer aldığı biçimiyle aşağıda yer verdim.
* Tasarı, Fon tarafından bankaları ve şirketleri yöneten kişiler hakkında dokunulmazlık getiriliyor.
* Banka sahiplerinin kendi lehine banka kaynaklarından kullandığı kaynaklar zimmet suçu olarak görülerek, 10 ile 20 yıl ağır hapis cezası öngörülmüş.
* Ayrıca bankanın zor duruma düşmesine yol açtığı varsayılan, suçlanan veya ihmalleri görülen yöneticilerin tüm mal varlıklarının 24 saat içinde Hazine'nin malı olması için düzenleme yapılmış.
* Yasada tarif edilmiş kişilerin bankaya el konulmadan önce 3'üncü kişilerle yapmış oldukları ve muvazalı olduğu varsayılan tüm alım-satım sözleşmelerinin de iptal edilmesi yasaya bağlanmış.
* Tüm maddelerde "ispat yükü sanığa aittir" cümlesi dikkat çekiyor.
* Ayrıca zaman aşımı süresini (ceza bölümü geriye işlemese de) 20 yıla çekerek, suçlanan kişiler ile onların kan bağı akrabalarıyla ve hısımlarının (banka kaynakları ile varlık edindiği süphesi taşıması halinde) tüm mal varlığına el konmasının önü açılmış.
Konumuza tasarının maddelerini irdeleyerek geri dönelim
Madde 21.
Önce, başlığa konu olan bu maddenin ilgili fıkrasını olduğu gibi verelim. Kanun dilinin anlaşılmasındaki zorluğa rağmen, konunun spekülasyon boyutundan çıkarılması için bu gerekli. Anlaşılması bakımından cümlelerin içine somut firma isimlerini koydum. İşte madde
KAOS YARATACAK
"Fon alacağının tahsili bakımından yarar görmesi ve Fon'a borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın; hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikaleden bir bankanın (Örneğin Pamukbank, Kentbank Adabank, Toprakbank, Etibank. İmar Bankası tasfiyeye sokuldu. Ancak bu madde kapsamı içine alınabilir) yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin, bu bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran tüzel kişi ortaklarının (örneğin Uzan Grubu, Çukurova Grubu, Toprak Holding), gerçek ve tüzel kişi ortaklarının yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulundurdukları şirketlerin (Motorola-Nokia ve Uzan'ın Telsim ortaklığı, Çukurova ve Finli Sonera'nın Turkcell ortaklığı. Süzer-Rizt Carlton Oteli) ortaklarının, bu şirketlerde sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya bir kısmına ilişkin temettü hariç ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket ana sözleşmesinde belirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin sayılarıyla bağlı kalmasızın görevden almak ve/veya üye sayısını artırmak ve/veya eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir.
Bu hüküm, bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakların, banka kaynaklarını bankanın emin şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullandıkları veya bankayı bu suretle zarara uğrattıklarının tespitinde uygulanır."
Yeteri kadar açık sanıyorum.
Yarın kaldığımız yerden tasarıyı tartışmaya devam edeceğim.
Banka batıranlara tecilsiz en az 10 yıl hapis cezası
Madde 27; Bu madde, bankasına 14'ün 3 ve 4'üncü fıkrası uyarınca el konulan ortakların, yönetici olup olmadıklarına bakılmaksızın, 10 yıldan 20 yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmediyor. Ayrıca meydana gelen zararın Hazine alacağı olarak müteselsilen ödenmesine karar veriliyor.
Eğer zarar kovuşturma yapılmadan önce tamamiyle ödenmesi durumunda cezanın üçte ikisi, ödeme hükümden önce gerçekleşmişse cezanın üçte biri indiriliyor.
Gerekçesi şöyle dile getirilmiş
"Banka çalışanlarının çok cüzi tutardaki suistimalleri bile cezai hükmü gerektirirken, kamu kaynaklarını doğrudan ve/veya dolaylı olarak kullanmak suretiyle ülkeyi katrilyonlarca liralık zarara uğratan banka eski hakim ortakları hakkında cezai hükümler bulunmaması, kamu vicdanını sızlatıcı mahiyette olup, eşitliğe aykırılık teşkil etmektedir. Önerilen bu hükümle Fon alacaklarının tahsili bakımından çok büyük yarar ve kolaylıklar sağlanacağı gibi kamu vicdanı da rahatlatılmış olacaktır."
Tasarının 28'inci maddesi de borçlar ödenmeden patronların hapiste kalmasını düzenliyor.
YARIN
Uzanlar'ı tarif eden 22'nci madde, tasarı yasalaştığında gruba ait tüm varlıkların derhal el konulmasına yol açacak.
Yavuz SEMERCİ
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|