|
 |
|


Papagan yetistiren sistem
Egitim sistemimiz "ezbere dayali." Her hukumet "bu sistemi degistirecegiz" der.
Ama sonuc "sifira sifir, elde var sifir."
Anadolu'da gittigimiz okullarda "eski sistemin aynen devam ettigini" gorduk.
Ve Milli Egitim Bakani'na soyledik.
Bakan bey
- Evet, sistem ayni... Papagan yetistiriyoruz... Bilgisayar disketine bilgi kopyalar gibi, ogrencinin kafasina bilgi sarj ediyoruz... Enformatif egitim sisteminde boyle sey olmaz... Yapilan yanlis.
- Oyleyse care?
- Care insaci sistem... Yani ogrenmeyi ogretmek... Ezberci degil... Analiz ve sentez yetenegi olacak... Dusunen, sorgulayan, kendine guveni veren bir egitim sistemi... Muhakeme gucunu artiran sistem.
- Bu sistem ne zaman gelecek?
- 2004-2005 ogretim yilinda.
- Hazirlik tamam mi?
- Bu ogretim yontemine gore mufredat programlari, ders kitaplari yenilenecek.
- Yeni ders kitaplarini kimler yazacak?
- Kitaplar, yarisma ile belirlenecek.
- Yarismada uygulanacak yontem nedir?
- Turkiye'de kendi alaninda en iyi uzmanlardan bir juri belirlenecek... Yazar ve yayinevi adini, juri bilmeyecek... Bunlar kodlanacak... Yani isin icine ne ideoloji girecek, ne siyaset ve ne de cikar iliskileri... Ayrica, ders kitabi ciltli olacak... Bedava dagitilacak... Ogrenci, yil sonunda kitabi okula iade edecek... Ve ertesi yil, baska ogrenci yararlanacak.
- Ogrenci kitabi iade etmek istemezse.
- Olabilir... Parasini verir, alir.
Biz birbirimizi yerken...
Sayin Milli Egitim Bakani.
Avrupa artik "yuksek ogretimde birlik olusturuyor."
Ve "yeni bir surec" basliyor.
Biz de bu surecin icine, kendi istegimizle girdik. Ve iyi ki girdik.
Ama "girmenin geregini" yerine getiriyor muyuz?
Bakan beye "bunlari" sorduk.
Ve sonra da onu dinledik.
****
Bahsettiginiz surec, Bologna surecidir. Daha da oncesi Sorbonne deklarasyonudur. Yani Avrupa universiteler arasi entegrasyon.
Avrupa'da, sadece ekonomi alaninda degil, egitimde de isbirligi, gucbirligi.
Bunun icin 2001'de Prag toplantisi yapildi.
2003'te, sizin birkac kez yazdiginiz, benim de katildigim Berlin toplantisi.
Su sonuca varildi
Butun ulkeler universitelerini oyle hale getirecekler ki, verilecek diploma, 40 ulkede gecerli olacak.
Ulkeler ve universiteler arasinda ogrenci ve ogretim uyesi degisimi hizlanacak.
Tabii 2005'te, universiteler icin Kalite Guvence Sistemi devreye girecek. Avrupa capinda akreditasyon saglanacak. Ve 2010'da Avrupa Yuksek Ogretim Alani sureci tamamlanmis olacak.
****
Bu konu "yasamsal degerde."
Su anda Avrupa'da "en cok konusulan... Tartisilan" konu.
Zira bu konuda "ev odevini" yapamayan ulke, 2010'da "kume dusecek."
Turkiye'nin... Egitim dunyamizin gundeminde ise "bu konu pek yok gibi."
ITU rektoru, Bursa-Uludag rektoru ve daha "bes, on rektorumuz" ses veriyor, cirpiniyor. Ama "universite sistemi" icine kapanmis durumda.
"Gunceli... Guncel kavgalari" asamiyor. "Cogunluk" 2010'la degil "bugunle" mesgul.
****
- Sayin Bakan... Avrupa'da, bizim de icinde bulundugumuz "bazi sistemlerin" burslari var.
- Evet, Avrupa Ortak Arastirma Merkezi kuruldu... 2000'de, Lizbon zirvesinden sonra... 2003 Mart'inda biz de taraf olduk... 250 milyon euro ile katkida bulunduk.
- Merkezin butcesi ne kadar?
- 17.5 milyar euro.
- Bu parayla, arastirma projeleri desteklenecek, degil mi?
- Evet.
- Proje sahibi bir ogrenci bile olabilir, degil mi?
- Elbette.
- Proje sahibine burs verilecek, degil mi?
- Evet... Ayda uc ile bes bin euro arasinda.
- Projenin Turkiye ayagi, Turkiye'deki muhatabi kim?.. Bakanliginiz mi?
- Hayir... TUBITAK.
TUBITAK, bizim TUBITAK'imiz.
Bakanlik, bizim Bakanligimiz.
Arastirmaci, bizim arastirmacimiz.
Ve simdi soru
- Ey Turkiye... Bu 17.5 milyar dolarlik burstan kac kisinin haberi var?
Kac hocanin.
Kac asistanin, kac arastirmacinin?
Kac ogrencinin?
Kimseyi sucluyor degiliz.
Sadece "basimizi artik kuma gommeyi... Birbirimizi yemeyi biraksak... Ve yarina baksak" diyoruz.
Bilisim teknolojileri merkezi
Sayin Milli Egitim Bakani.
"Gecmiste" zaman zaman Bakanliga bilgisayar alindi.
Okullara dagitildi.
O bilgisayarlarin cogu "gonderildigi okulda, sus esyasi gibi" duruyor.
Bunu biliyor musunuz?
Bakan bey guldu.
"Elbette" dedi
- Bir odada... Uzerine de nakisli ortu ortulmus... Cok yerde gordum... Bilgisayar gonderilmis ama o okuldaki ogretmene bilgisayar kullanmak ogretilmemis.
Acikcasi "devletin parasi bosa gitmis."
Ve gonderilen bilgisayarlarin cogunun da "modasi gecmis... Zira teknoloji basini almis gidiyor."
Milli Egitim Bakani
- Uc ilde Bilisim Teknolojileri Merkezi olacak... Yalova'da kuruldu... Van'da, 15 Kasim'da acilacak... Sonra da Didim'de.
- Ogretmeler icin kurs mu?
- Evet... Hizmet ici kurs... Butun ogretmenler bilgisayar okur yazari olacak.
- Okullarda bilgisayar var mi?
- Ekimde 45 bin bilgisayar dagittik.
Ogretmenlikte kademe
Yeni ogretim yilina girilirken, Basbakan "ogretmenlikte kademelendirme olacak" dedi.
Bu proje ne durumda?
Ve ne zaman uygulama baslayacak?
Milli Egitim Bakani
- Uygulama 2004'te basliyor... Butun hazirligimiz tamam. Diger bakanliklarin gorusunu istedik... Onu bekliyoruz.
- Nasil bir uygulama?
- Goreve stajyer olarak baslanacak... Bir sure sonra ogretmen olunacak.
- Sonra?
- Belirli bir sure gecince, sinava girilecek... Uzman ogretmenlige gecilecek.
- Sonra?
- Yine belli bir surenin ardindan, bir sinav daha... Basogretmenlige yukselme.
Bakan bu uygulamanin "amacini da" anlatti
- Ogretmen, surekli kendini yenileyecek... Kendi alani ile ilgili yayinlari izleyecek... Aksi halde sinavda basarili olamaz ve yukselemez.
Genel ve ozel
"Rusya'da bile" ozel egitim kurumlarinin, genel egitim sistemi icindeki payi "yuzde on."
Turkiye'ye gelince... Bakan'a sorduk.
"Yuzde iki" dedi.
Oyleyse "gunluk cekismelerin... Suclamalarin" uzerine cikip, "bu konulari irdelemek" gerek.
"Ozel ogretim kurumlarini tesvik etmek" gerek. Eger "ozel ogretimde" aksayan yon varsa...
"Laik Cumhuriyet'in ogretim sisteminin disina cikma gayretleri" varsa...
"Izleyelim."
"Sorumlularina, en agir cezalari verelim."
- Ne diyorsunuz sayin Bakan?
- Amacimiz, ozel ogretimin, genel egitim icindeki payini kademeli sekilde yuzde 20'ye cikarmak.
- Yuzde 20, kac ogrenci demek?
- Dort milyon... Eger bu yuk devletin sirtindan kalkarsa ne ogretmen acigi kalir, ne derslik... Ve okullar, teknolojinin en son arac ve gerecleri ile donatilir.
Koltuklar "gecicidir."
"Hukumetler" de oyle.
Kalici olan ise "sistemdir."
Is basinda su hukumet olmus, koltukta bu bakan oturmus gibi "mikro konularla" ugrasmayi birakmak gerekiyor.
Makro konu "egitimde cagi yakalamak."
Bugun "cagi yakaladigimiz" soylenebilir mi?
Parlayan yildiz
Turkiye'de toplam memur sayisi 2 milyon 400 bin. Bunun bir milyonu "Milli Egitim'de."
Universiteler ve "ilgili kurumlar" dahil.
Bir milyonluk "egitim ordusu demek...
"Malta ile Luksemburg'un nufusundan fazla" bir nufus demek.
Her yil 1 milyon 300 bin cocugumuz okula basliyor.
Bu sayi "Estonya'nin nufusu."
Ve 18 milyon 619 bin kisi okula gidiyor.
Finlandiya, Danimarka, Letonya, Litvanya ve Slovenya'nin nufuslarini topluyoruz, bizim ogrenci sayimiz kadar etmiyor.
Ogrenci sayimiz Hollanda'nin (16 milyon) nufusundan fazla.
18 milyon 619 bin ogrenci demek, Belcika ile Avusturya'nin nufuslarinin toplami demek.
Eger bu nufusa "iyi bir egitim... Ataturk'un emrettigi cagdas egitim" verilirse, Turkiye'nin gelecegini kimse karartamaz.
Turkiye, dunyanin "parlayan yildizi" olur. Ama iyi bir egitim verilemezse...
Nufusumuz "kuru kalabaliktan" ibaret kalir. Onun icindir ki...
Sabah, ogle, aksam mutlaka konusulmasi gereken konu "egitim konusu."
Ama maalesef "konusulmayan... Konusuldugu zaman da dedikodunun, demagojinin, kisiselligin golgesinde kalan" bir konu.
Biz bu konuyu gundeme tasimayi surdurecegiz.
Gundem "egitim"
Son gunlerde "universitelerle... Avrupa Yuksek Ogretim Alani ile... Egitim kalitesiyle" ilgili yazilarimiz uzerine "bazi rektorler" aradilar.
Izmir'den, Prof. Dr. Semra Ulku gibi.
Bursa'dan, Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran gibi.
"Egitim burokrasisinden" arayanlar oldu.
Yuksek Ogretim Genel Muduru Doc. Dr. Servet Ozdemir gibi.
Ve Milli Egitim Bakani Huseyin Celik aradi
- Sizinle bu konulari konusmak istiyorum.
Bakan'la el ayak ortaliktan cekildikten, devlette normal mesai bittikten sonra Bakanlik'ta bulustuk.
"Gece boyunca" konustuk.
Bakan bey, ayrilirken dedi ki
- Daha konusacagimiz cok sey var... Bugun ancak yuzde 20'sini konusabildik.
"Oyleyse" dedik
- Dort defa daha bulusup, konusacagiz.
Egitim konusunun daha cok gundeme gelmesi dilegiyle...
Kiz cocuklari, haydi okula!
Gezdigimiz yerlerde bir seyi gozledik
Ozellikle koylerde, kiz cocuklarini okula gonderme oraninda ciddi bir artis var.
Ve bazi valilerin bu yondeki gayretleri ovguye deger.
Gozlemlerimizi il il Milli Egitim Bakani'na aktardik.
Huseyin Celik
- UNICEF ile birlikte bir kampanya yurutuyoruz Kiz cocuklari haydi okula!.. Egitimde geri kalmis on il, pilot bolge olarak secildi.... Bir Milli Egitim Mudur Yardimcisi tamamen bu projeyle ugrasiyor... Veliler tesvik ediliyor... Maddi yardimda bulunuluyor... Kiz yurtlari aciliyor... Sonuc mukemmel.
Bakan "valiler konusuna" da girdi
- Siirt Valisi Nuri Okutan'i siz de yazdiniz.
- Evet... Hangi koyde daha fazla kiz cocugu okula gonderiliyorsa, o koyun muhtari Vilayet Protokolu'ne aliniyor... Torende, Vali'nin yaninda oturuyor.
- Nuri beyi taniyorum... Kutluyorum... En basarili valilerden... Egitim, cazip hale getirilerek yapilir... Zorlayarak degil... Nuri bey iste bunu yapiyor. Egitim konusunda Istanbul ve Izmir valilerimiz de buyuk mesafe aldilar... Rahmetli Recep Yazicioglu da oyleydi.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|