|
 |
|

UMUR TALU
Iki(z) Cumhuriyet karincasi
Nasil adlandiracagimi bilemedim.
"Cumhuriyet" gecsin istedim. Bir suru sifattan da, "karinca"yi uygun buldum.
Muthis emeklerine uygun dusuyordu.
Sessizliklerine; populer, unlu olmayi beklemeden durmaksizin belge tasimalarina.
Ustunde yasadigimiz topragi iyi anlamamizi saglamak uzere, altindan ustunden onca bilgiyi depolamalarina uygun dusuyordu.
En cok da suna
Biri 28, digeri 26 yasindayken tanisan iki genc bilim adami, tam 38 yildir "hep birlikte" uretiyorlardi.
Karinca imecesiyle, karinca dayanismasiyla.
****
Ilhan Tekeli-Selim Ilkin'i ortak imza olarak yillardir bilirim de, bir kitaplarinin sunusunda "Bu 37 yil (artik 38 ve 39'a da gidiyor) icinde birlikte cok sayida kitap ve yazi yazdik" diye okuyunca dank etti.
Bireyselligi tesvik eden akademik ortamlara, tek imzalari kiskirtan hayat kosullarina, tek basinaligi besleyen zihniyetlere...
Cekemezlik, dirdir, virvir, kiskanclik, haset, fesat, oyun, tezgah, alinganlik, pismanlik, madik gibi toplumsal, bireysel hasletlerimize inat...
"Bizim oykumuz bir yol ustu tanismasiyla basladi. O gun baslayan dostluk ve isbirligi surup gidiyor. Turkiye'deki akademik cevrede bize en cok sorulan soru, nasil olup da bu isbirligini hicbir gerilim olmadan surdurebildigimiz olmustur."
Sahi, nasil?
O sorulari soranlarin buyuk cogunlugunun, cogumuzun, universitede, is ortaminda, ailede pek tadamadigi "bir omur birlikte uretim"in sirri nedir?
Tekeli'yi sahsen pek tanimadim.
Ilkin'i epeydir gormesem de, daha universite ogrenciligim sirasinda, once Demiryolu Sendikasi, sonra Marmara Belediyeler Birligi'nde calistigim sirada tanidim. Hocam olmadi. Az ve kisa sureli de olsa, "birlikte bir seyler uretebildigim" dostum oldu.
Ben henuz ogrenci bir genc, o ise akademisyenken gordugum; paylasmaya, dayanismaya, dostluga, isbirligine, size kattigi kadar sizden de ogrenebilmeye, hak teslim etmeye, esitlikci iliskiye, emegini esirgememeye, burnunu hic havalara dikmemeye adanmis bir insan hayatindan kesitlerdi.
O halini hatirladikca, onlarin isbirligine sasmamam lazim belki.
Yine de sasiyorum.
Cogumuzun beceremedigi, yari yolda dokup kirdigi, mesafeler sokup koparttigi o tur isbirligi ve dostluklarin olumune agitla, onlara gipta ediyorum.
Ayni zamanda bir utanc
Bir gazete kosesiyle, bir televizyon programiyla "sohret"ten gecilmeyen ulkemizde, onlarin ve onlar gibilerin haklarinin daha yaygin teslim edilmemesinden, emeklerinin daha fazla degerlendirilmemesinden, isbirliklerine ve uretimlerine sayginin kisir kalmasindan utaniyorum.
****
Son kitaplari, bir dizinin ilk halkasi "Cumhuriyetin Harci"nda "Koktenci Modernitenin Dogusu." Onlarin deyisiyle "1839-23 arasindaki utangac modernite projesi ile koktenci modernite projesi"ni kapsayan yazilarindan olusuyor.
1950-80 arasini "populist modernite projesi", 1980 sonrasini "modernite projesinin asinmasi" diye tanimliyorlar.
500 sayfalik kitap; bir zamanlar keyifle ders verdigim, bunyesinde hazirlanan ve en yetkin medya analizi web sitesi olan "Medyakronik" Hurriyet tehdidi sonucu kapatilinca, "Bu kosullarda burada medya etigi anlatilmaz" diyerek vedalastigim Bilgi Universitesi'nin yayini.
Her seye ragmen, kursulerini farkli seslere, ogrencilerini cesitli dusunce ufuklarina acabilmeyi deneyen...
Ozellikle de, Fahri Aral'in kitap sevdalisi akli ve emegiyle, cok sayida iyi yayin cikarabilmeyi de basaran Bilgi'den.
Hepsine sevgi, saygi ve selam da bizden.
Mesajlariniz icin:
utalu@turk.net
Fax: 212 280 05 51 - Tel: 0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|