|
 |
|

ÖMER ÜRÜNDÜL
Fenerbahçe tat vermedi
Büyük maddi sıkıntı çeken, kadrosu yetersiz, moralsiz Adanaspor karşısında Fenerbahçe'nin futbolu tat vermedi. Hırslı mücadele yanında üç gol vardı. Kaçan pozisyonlar vardı ama kolektif bütünlük yoktu. Herkes ayrı telden çalıyordu. Devamlı basit top kayıpları yapılıyor. Adanaspor hiç zorlukla karşılaşmadan orta sahayı dikine geçebildi. Bu olumsuzluklardaki ana neden, sezon başından beri vurguladığım gibi orta saha. Eldeki orta sahayla günümüz futbolunun istediği ilkeleri randımanlı şekilde sahaya yansıtmak mümkün değil.
Daum önemli teknik adam yanlışları yapıyor. Çoğu zaman yaptığı hatalar şans faktörüyle geri tepmedi. Geçen haftaki yazımda belirtmiştim; Bursasporlu Tamer, ağır Petkov Tuncay'dan yardım görmediği için sağ kanat bindirmelerinde ilk devre Fenerbahçe'ye zor anlar yaşattı. Daum buna bir tedbir düşünmeyince skor avantajına sahip Fenerbahçe, Tamer'in iki asistiyle iki gol yiyerek yenik duruma düştü. Pazar günü İstanbulspor Bursa maçına gittim. Teknik Direktör Aykut Kocaman sol kulvarda Faruk'un önüne çabuk oyuncu Musa'yı çekerek tedbir almıştı. Tamer 90 dakikada bir tek kanat bindirmesi bile yapamadı.
Kornerlere ailece
Rebrov, kalitesi tartışılmayacak yaratıcı özelliklere sahip bir oyuncu. Tek sorunu fizik kondisyon yetersizliği ve maç eksikliği. Bursa deplasmanında Daum, 3 forvete ilaveten Rebrov'u sahaya sürerek riskli bir tertip oluşturunca orta sahayı rakibe teslim etti, Rebrov katkı sağlayamadı. Adanaspor maçı moral bulması ve fiziki direncini attırması için tam Rebrov içindi. Ama Rebrov kulübede kaldı. Yetenekli Yusuf'un devamlılığı yok. Daum onu belli bölümlerde kullanıyor. Doğrusu da bu. Ama Adana karşısında son 20 dakikaya kadar bekletmesi büyük hataydı. Böyle bir kolay maçta Yusuf'u zorlamazsan nasıl kazanacaksın?
Fenerbahçe'de bir gözüme çarpan önemli problem de kazanılan kornerlerdi. Bunlara ailece gidiyorlar. Çalışılmış, başarılı ön direk varyasyonları da var. ama dönen toplara tedbir yok. Akıllı bir takım bu dönüşlerde Fenerbahçe'ye çok kolay gol atabilir.
Favori Beşiktaş
Gaziantep maçı da artık iyice gösterdi ki, birbirlerinin özelliklerini tamamlayan, alternatifli kadrosu oturmuş, sistemi günümüz ilkelerine uygun oyun modeliyle Beşiktaş, Süper Lig'in bir numaralı şampiyonluk adayı.
Prag maçının yorgunluğu ve moral bozukluğu takıma hiç olumsuz yansımadı. Oyuna istedikleri gibi hükmettiler. Pozisyon zenginliği yaşadılar. Skoru tam garantiye aldıkları üçüncü gole kadar kalelerinde hiç tehlike yaşamadılar. Zago'nun yokluğunda üçlü defans bloğu yanı istikrarı uyum içinde sürdürdü. Giunti-Tayfur ikilisi hem ileriye olumlu destek verdiler hem de orta sahanın ortasındaki presleri ve akıllı yer seçimleriyle takım savunmasına alışılmış katkılarını gösterdiler. Guinti her geçen gün Beşiktaş'ın saha içi dengelerini düzenleyici rolünde gelişme sağlıyor. Bence Lucescu bugüne kadar savaşçı Tayfur'dan en iyi verimi alan teknik direktör.
İki güzel gol atan İlhan çok net fırsatı kaçırmasa ilk yarıda hat-trick yapacaktı. Yetenekli Tümer de iyice kuvvetlendi, doğal olarak form grafiği yükseliyor. Çok başarılı bir 60 dakika çıkardı. Eğer Tümer'in şanssız sakatlığı olmayıp Prag'da Sergen ile 45'er dakika görev yapabilse ve İlhan, Londra'da kendini attırmasa Beşiktaş Prag'dan mutlaka puan ya da puanlarla dönerdi.
Ben sezon başından beri Beşiktaş'ın mutlaka bir forvet transfer etmesini önerdim. Bunun da sebebi ortadaydı. A.Dursun'un devamlılığı yok. Ya sakat ya güçsüz. Pancu geçen sezon ortasından beri büyük düşüş içinde. Sinan deneyimsiz, İlhan'ın da problemleri ortada. İki gol atıp moralman rahatladığı Gaziantep maçında bile yine yardımcı hakemle sevimsiz diyaloğa girdi, ne yazık ki huylu huyundan vazgeçemiyor. Beşiktaş'ın bu sıkıntıları devam edecek.
Pankart huzursuzluğu
F.Bahçe-Adanaspor karşılaşması hakem açısından çok kolay bir maçtı. Bu yüzden Bülent Uzun'u büyüteç altına alamadım. Yalnız "Temiz bir lig istiyoruz" pankartını indirtmesi ne kadar huzursuz olduğunun bir belirtisiydi.
G.Saray-Samsun maçında Metin Tokat, Mehmet Nas'a gösterdiği gereksiz kart dışında çok iyi bir yönetim sergiledi.
Ali Aydın'ın genel yönetimi her zamanki gibi başarılıydı. En belirgin hatası A.Hassan'ın göğüsüyle düzelttiği pozisyonu elle oynadı diye yanlış süzmesiydi. Doğal olarak A.Hassan yanlış bir kart gördü.
Hamza Mısır, İstanbulspor-Bursaspor maçında başarılıydı. Çok koştu, oyunun üstüne çıkmadı.
Farklı skora rağmen strandart yönetimde devam etti. Tek hatası Saffet'in diziye kestiği bir topu 'Elle kesti' diye yorumlayıp sarı kart göstermesiydi.
Tebrikler Hakan...
Her ne kadar Samsunspor eksik bir kadroyla sahaya çıktıysa da ve gücü de belli olsa da Galatasaray'ın iyi bir futbol sergilediği göz ardı edilemez. Tempo yüksekti, topu iyi kullandılar, organize çok adamla ataklar geliştirdiler, takım savunması arıza göstermedi. Rakip ataklarda orta saha defans bütünleşmesini ihmal etmediler. Defans bloğu geniş alanda yalnız yakalanmadı. Orta sahada çok koşan Ayhan ve Cihan geriye yardım ettikleri gibi ofansif açıdan depar kulvarlarına da etkili giriş çıkışlar yaptılar.
Bratu yetenekli bir genç. Değişik özellikleri var. Cumartesi gecesi Galatasaray'ın önemli bir hücum gücüydü. Zaman içinde daha olgunlaşacağı kesin.
Ulusal takıma ve Galatasaray'a bugüne kadar büyük katkılar sağlayan Hakan Şükür'ün 200. golüne imza attığından dolayı ayrıca kutluyorum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|