kapat
28.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Slogan kurtarmıyor

Resepsiyonda türban krizi, YÖK, Irak gibi konularla yüksek gerilim hattına dönüşen gündemde önemli bir gelişme hak ettiği yeri bulamadı Bireysel Emeklilik Sistemi.

"İkinci bahar" ve "İkinci emeklilik aylığı" sloganlarıyla dün hayata geçirilen sistem, belli bir süre (en az 10 yıl) prim ödeyene ek gelir sağlıyor. O nedenle de "Kamu güvenlik sisteminin tamamlayıcısı" işlevini görüyor.

Peki, iflas noktasına gelen kamu sosyal güvenlik sistemini yeniden yapılandırma çalışmaları ne durumda? Anlatalım.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı reform taslağını tamamlayıp görüş bildirmeleri için ilgili kuruluşlara gönderdi. Zamanlama mükemmel; çünkü konu Avrupa'nın da öncelikli sorunlar listesinde. İtalya'dan Almanya'ya, Fransa'dan İngiltere'ye kadar birçok AB ülkesinde kıyamet kopuyor.

AB ülkeleri iç içe geçmiş üç krizle karşı karşıya 1- Nüfusun hızla yaşlanması sonucu emeklilik sistemi çöküyor. 2- Buna bir de İkinci Dünya Savaşı sonrasının "bebek patlaması" döneminde doğmuş kuşağın 10-15 yıl sonra emeklilik yaşına gelmeleri eklenecek. 3- Ortalama yaşam süresi devamlı artıyor.

AB liderleri her zirvenin ciddi bölümünü bu konuya ayırıp çözüm önerilerini tartışıyorlar. Şimdilik bulunan çareler şöyle Bireyleri daha genç yaşta iş hayatına yöneltmek, daha çok kadının iş yaşamına girmesini teşvik etmek. Bir adım sonrası kadın ile erkeğin emeklilik yaşını eşitlemek olacak.

Mezarda emeklilik mi?
Gelelim Türkiye'ye...

Bakanlığın taslağı SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın tek çatı altında toplanmasını öngörüyor. Ayrıca sağlık hizmetleri bu kurum bünyesinden çıkarılacak.

Yaz-boz tahtasına dönen emeklilik yaşına da el atılıyor. 25 yıl tam prim ödeme koşuluyla erkekler 60, kadınlar ise 58 yaşından önce emekli olamayacak. Kadınların 38, erkeklerin ise 43 yaşında emekli olabildiği günümüz koşullarına göre siyasi cesaret isteyen bir adım.

Biliyoruz, sendikalar yine "Mezarda emeklilik" sloganıyla sokağa dökülecek. Zaten Türk-İş esini yükseltmeye başladı bile. Ama insaf. Ortalama yaşamn 75 yıla dayandığı bir ülkede, 25 yıl prim toplayıp 30-35 yıl maaş ödemek, hangi devletin kasasını ayakta tutabilir ki?

2003 rakamlarıyla örnek verelim Sosyal güvenlik kurumlarının gelir-gider açığı yüzünden bütçeden bu yıl 16 katrilyon lira aktarıldı. Bu açık GSMH'nın yüzde 3'ünü geçiyor.

Bir başka deyişle, AB ülkelerinin 30-40 yıl sonra karşılaşacakları tabloyla Türkiye bugünden boğuşuyor.

Bir şansımız var; bu reformun kaçınılmazlığını iktidar da, ana muhalefet de kabul ediyor. AK Parti'nin hükümet programına dönüşen Seçim Beyannamesi'nde şu taahhütte bulunuluyor

"Bütünleştirilmiş sosyal güvenlik ağı oluşturulacak. Sağlık sigortası, uzun vadeli sigorta kollarından ayrılacak."

CHP'nin Seçim Bildirgesi'ndeki vaatler de sözcük farklılıklarıyla aynı "Ulusal sosyal güvenlik sistemini tek çatı altında yeniden yapılandıracağız..."

Başka çare de yok. Zira kuşaklar arası dayanışma demek olan sosyal güvenlik, Türkiye'de bir kuşağın mümkün olan en az sürede mümkün olan en az primi ödeyip, mümkün olan en uzun süre nemalanmasına dönüştü. Yani hazırdan yemekten de öte, gelecek kuşakların rızkından çalmaya.

Buna bırakın Türkiye'yi, hatta bırakın ABD'yi, Karun'un hazineleri dayanmaz. O nedenle "Mezarda emeklilik" sloganlarına kanmayın.

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır