kapat
28.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

İmam Hatipler Türkiye için bir şans

Ankara İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, milli eğitim sistemi kadar İmam Hatip Okulları'nın da gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

Ankara İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu ile röportajımın dünkü bölümünde İslamiyet'te kadının yerini konuşmuştuk. Bugün ise Kırbaşoğlu'na gündemden düşmeyen İmam Hatip okulları tartışmasını ve "Avrupalı Müslüman" kavramını sordum.

AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİSİ
* Son günlerde gündemde olan bir başka tartışma konusu da İmam Hatip okulları. İki taraf da uzlaşmaya yanaşmıyor. Nasıl çözülecek bu durum?

-Herkes kendi işini kendi hallediyor, kendi işine gelebilecek cevapları tercih ediyor. Yani bir anlamda kapalı devre ahbap-çavuş ilişkisi yaşanıyor. İmam Hatip konusunda size önemli bir düşünürden yola çıkarak örnek vermek istiyorum. İslam ve Çağdaşlık adlı eserin yazarı Fazlurrahman'a göre bu konuya nededen bakıldığı çok önemli. Türkiye'deki dar kısır çekişmelerden açısından mı bakıyoruz yoksa daha geniş perspektiften mi?

* Geniş perspektif derken?

-Yani dünyadaki ve İslam alemindeki gelişmeleri göz önünde bulundurarak bakmak. Fazlurrahman diyor ki, çağmızda İslami eğitim alanında belki de en önemli gelişme Türkiye'de meydana gelmiştir. Burada İslami eğitim çeyrek yüzyıllık süre boyunca resmen yasaklandıktan sonra tamamen halkın baskısı sonucu yeniden canlanmıştır. Yazara göre Türkiye'deki İmam Hatip okulları aslında bütün İslam dünyası için model olabilecek durumdadır.

REVİZE EDİLMESİ ŞART
* Nasıl bir model?

Bu tür okullarda hem modern bilgilerin, çağın anlatıldığını, aynı zamanda da dini bilgilerin verildiğini söylüyor. Ben de buna katılıyorum. İslam dünyasını biraz tanıyan bir insansanız, İmam Hatiplerin Türkiye için çok büyük bir şans olduğunu anlamakta zorluk çekmezsiniz. İnanın İslam dünyasında bazı eğitim kurumlarında hala güneşin dünyanın etrafında döndüğünü iddia eden birtakım ulemaya karşı bizim hocalarımız ispatla uğraşıyorlar.

* İmam Hatip Okulları'nda imam mı yetişiyor yoksa dindar bir eğitim mi yapılıyor? Asıl tartışma bu bence.

-Aslında siyasiler bu okulları toplumdan gelen taleplere cevap vermek amacıyla yaptılar. Yani bir anlamda tabanın baskısı tarafından oldu. Kırsal kesimde olan ve bu okullara kayıt olan öğrenciler bu okullara illa da dini bir meslek amacıyla gelmiş değillerdir. Fazlurrahman'ın kitabında bu da vardır. Zira bu okulların çoğu tıpkı temeleğitim veren diğer okullar gibidir. Öğrenci bu okulu bitirdikten sonra ileride dilediği mesleği seçmektedir. Birçok durumda bu okullar kırsal kesimde ailelerin çocuklarını gönderebilecekleri yegane okullardır. Zaten onlar da bu okulları tercih etmektedir çünkü bu okullar temel eğitim dışında İslam dini hakkında da bilgiler vermektedir. İşte bu yüzden İmam Hatip okulları Türkiye için bir şanstır. Yalnız Türkiye'nin genel olarak Milli Eğitim sisteminin nasıl bir reforma ihtiyacı varsa İmam Hatipler'in de vardır.

* Nasıl bir reform bu?

-Nasıl eğitimin ezbercilikten kurtarılıp, problem çözmeye, düşünmeye ve inisiyatife yöneltilmesi gerekiyorsa, aynı şeyin İmam Hatip okullarında da yapılması gerekmektedir. Her ne kadar buralar modern eğitim kurumları gibi gözükse de hala gözden geçirilmeleri gerkmektedir. Türkiye zaten dünyadaki gelişmelerin ışığında baştan aşağı kendisine çeki düzen verecektir. Zaten zor bir süreç yaşıyoruz. İnşallah sonunda bir uzlaşma sağlanacaktır.

BİZ ÇOKTAN TARTIŞTIK
* İmam Hatip okullarına ve ilahiyat fakültelerine çeki düzen verilmesi gerekiyor peki bu nasıl mümkün olacak?

-Bu ekonomik ve politik anlamda kendimizi sorgulama dönemi başlamışken, toplumun her kesiminde köklü bir özeleştiri sürecine girmemiz lazım. Şimdi biz ilahiyatçılar olarak buna hazırız. Zaten çoktan yapıyoruz. Örneğin sizinle kadın konusunu konuştuk, biz bunu çıkardığımız dergide çoktan masaya yatırmışız, tartışmışız. Şeriatı ve din istismarını da tartıştık. Amerika'dan Endonezya'ya kadar bütün bilim adamları, aydınlarla ilişki halindeyiz. Konunun uzmanına yazıyı yazdırıyoruz. Bence Türkiye'de bu konuları yani toplumsal sorunları çözebilecek beyin gücü ve irade fazlasıyla var. İrade var, vizyon var, altyapı var ama koordinasyon lazım.

* AK Parti iktidarda. Herhalde bu söz ettiğiniz koordinasyonu gerçekleştiriyordur.

-Onu bence sayın Devlet Bakanı'na sormak lazım. Ben şimdiye kadar İslam'la ilgili bana ne talep gelirse gelsin hizmet vermeyi boynumun borcu bildim. Ben ateist olduğun söyleyenlere konferans bile verdim çünkü ilim adamının görevi bilgiyi topluma sunmaktır. Ben koordinasyon derken ilahiyat fakülteleri, Diyanet İşleri Teşkilatı, dini eğitimi kastediyorum. Tabii sivil kesimler de önemli. Tabii burada ön şart korkularımızı ve önyargılarımızı bir tarafa bırakmak.

AVRUPALI MÜSLÜMAN
* Son günlerde çok konuşulan Avrupalı Müslüman diye bir tanım var. Hatta buna örnek olarak Başbakan Tayyip Erdoğan gösteriliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

-Şimdi aslında çok geniş ele alınabilecek bir konu bu. İşin enteresanı bu kavramı Kuzey Afrikalı pek çok müslüman da söylüyor.

* Başbakan'ın Avrupalı Müslüman olduğunu mu söylüyorlar?

-Hayır özellikle o konuda değil. Ben daha genel olarak konuşuyorum. İslam aslında Avrupalı diyen pek çok İslam düşünürü var. İslam medeniyeti çok geniş bir coğrafyaya gelmiş. Biz genelde belirli bir parçasını görüyoruz. Oysa Fas'tan Endonezya'ya kadar dört gruba ayırabilirsiniz. Batı İslam orta batı, Kuzey Afrika, Endülüsler, Ortadoğu, Yakındoğu, Uzakdoğu. Kendi içlerinde farklılıklar yaşarlar. Örneğin Endülüs medeniyeti İspanya'da kurulmuştur ve bu Avrupa'dır. Bugün batının bu noktaya gelmesinde gerek İspanya'dan gerek Sicilya'dan gerekse Osmanlı'dan gelen İslami etki önemli yer tutmuştur.

BATI İSLAMİYETE BORÇLU
* Nasıl bir etki bu?

-İslam medeniyetlerinin etkisi olmasaydı batı bugün barbarlıkta ve karanlık çağda yaşamaya devam edecekti. Dolayısıyla İslam'la Avrupa iç içedir. İslamın çok büyük oranda Avrupalı yönü vardır. Bu yüzden de Avrupa bize çok uzak değildir. Sadece daha önce de belirttiğim gibi kilisenin insanlar üzerinde yaptığı o fevkalade baskıdan bunalan Avrupa insanı daha dengelisini oluşturacak yerde dini toplumdan sürmeyi tercih etti. Benzer yanlışlar Türkiye'de de zaman zaman yapıldı. Oysa ki İslamiyet'in değiştirici ve geliştirici etkisi vardır. Kendi bünyemizdeki değerleri toplumdan sürmeden gelişebiliriz diye düşünüyorum.

Balçiçek PAMİR


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır