|
 |
|


Cumalıkızık
Tokat dolaylarında yaşayan Oğuz boylarından "Kızıklar", Ertuğrul Gazi'ye başvururlar
- Bize yurtluk ver.
Kızıklar'ın yurtluk istedikleri bölgede "Karakeçili aşireti" yaşamaktadır.
Ertuğrul Gazi bu iki "Oğuz boyu" arasında düşmanlık doğmasını istemez.
Kızıklar'a, Uludağ'ın eteklerinde yer gösterir.
Bununla da yetinmez.
İki aşireti kaynaştırmak için Kızık beyinin yedi oğlunu, Karakeçili aşiretinden yedi güzel kızla evlendirir.
Yedi oğul, yedi ayrı yere yerleşir.
Bunlardan biri "Cumalıkızık"tır.
Diğeri "Hamamlıkızık."
"Bayındırkızık."
"Derekızık."
"Dallıkızık."
"Fidyekızık." (Fethiyekızık)
"Değirmenlikızık."
****
TV'deki "Kınalı Kar" dizisinin çekildiği köy Cumalıkızık. (Bursa'ya 13 kilometre)
Tek işsizin bile olmadığı bir köy.
Ayrıca...
Yaşı kaç olursa olsun, bütün kadınların "üretici" olduğu bir köy.
"Kavga" yok, "gürültü" yok, "küskün" yok.
Tam bir "hoşgörü ve barış köyü."
"Bu köyden alınacak çok ders var."
Eli öpülecek kadınlar
Muhtar Ali Çetin'in eşi, 55 yaşındaki Mihriban Çetin "el beceri kursuna" gitti.
Diploma aldı.
- Tebrikler Mihriban hanım.
- Sağol... Kursa, gelinlerimi de götürdüm... Hatice ile Melek'i... Onlar da meslek öğrendiler.
- Mihriban hanım... Neler öğrendiniz?
- Kolye yapmasını öğrendim... Tahta boyamasını öğrendim... Öğrenmediğim meslek mi kaldı?
Cumalıkızık köyünün "Hacı teyzesi" Fatma Turan da "kursa gitti."
Yıldırım Belediye Başkanı Ramazan Altınöz'ün elinden "diploma" aldı.
Diplomalar "çerçeveli... Duvarda asılı."
Köyde "bir kursu bitiren... Sonra yeni açılan kursa giden... Yeni bir iş daha öğrenen" o kadar çok kadın var ki.
****
Cumalıkızık'ta "el beceri kursuna gidemeyen" tek kadın 78 yaşındaki Fatma Turan.
Kursa gidemediği için de "üzgün... Gözü yaşlı."
- Fatma teyze... Neden gitmedin?
- Yavrum... Gözlerim iyi görmüyor da ondan... Ah görebilsem, ben de bir meslek sahibi olabilsem... Öte dünyaya, Allah'ın huzuruna diplomasız gitmesem.
****
Fatma teyze "kursa gidememiÅŸ" ama...
Yine de "boÅŸ durmuyor."
Küçük, testilerin üzerini boyuyor, satıyor.
Reçel yapıyor, satıyor.
Ve "boş duranı Allah sevmez" diyor.
****
"İlgililerden" rica etsek de...
"Fatma teyzenin" gözünü tedavi ettirseler.
Yoksa "diploma almadan ölürse", gözü açık gidecek.
Adem Baba
Cumalıkızık'ta, "kahvede uyuklayan bir ihtiyar" gördük.
Kınalı Kar dizisinin "sürekli uyuyan, Adem Baba"sını.
"Asıl adı" Osman Yalı.
Uyandırmamızla birlikte sigarasını yaktı.
"Çok içiyorsun" dedik.
- He ya... Günde iki paket içerim.
- İçki de içer misin?
- Yaş 72... Hacıyım... Rakı içersem Allah çarpar.
- Dede, artık emekli misin?
- Emeklilik mezarda olur... Çalışırım... Çiftçilik yaparım... Bu köyde herkes çalışır.
- Dede, seçimde kime oy verdin?
- Kimsenin kalbi kalmasın diye bugüne kadar herkese verdim... Menderes'e, Demirel'e, Özal'a, Türkeş'e, Ecevit'e, Recep Tayyip'e.
- Dede bir istediğin, bir mesajın var mı?
- Durup, dururken beni neden uyandırdın öğle zamanı?.. Azıcık kestirem de, öğleden sonra tarlaya bir bakıverem.
Hatice bacıdan mesaj var
Bacım, adın ne?
- Hatice Dal.
- Kaç yaşındasın?
- Bugün 40'a girdim... İki de çocuğum var... Büyüğü 22, küçüğü 13 yaşında.
- Eşin ne iş yapıyor?
- İnşaatta çalışır.
- Ya sen?
- Kesme hamur yaparım... Isırganlı makarna yaparım... Isırganlı tarhana çorbası... Köy ekmeği... Cevizli çörek... Ahududu reçeli... Biber salçası... Hiçbirimiz boş durmayız... Köye gelenlere satarız.
- Bu köyde bütün kadınlar meslek edinme kursuna gitmişler, öyle mi?
- Heee... Meslek gibisi var mı?
- Sen de gittin mi?
- Tabii.
- Ne kursuna?
- Halıcılık... Emme, başka kurslara da gidecem.
- Hangi kursa?
- Resim kursuna... Tahta boyama kursuna... Seramik kursuna... Bahçe işinden vakit alıp, gidemedim... Bu kış gidicem.
- Kınalı Kar'ın oyuncuları ile tanıştın mı?
- Nurseli'yi (İdiz) tanıdım... İyi arkadaşız... Emrah'la bir muhabbetimiz olmadı... Yönetmen var, Osman abi. (Yağmurdereli) Maşallah, iştahlı... Benden erişte alır, ısırganlı tarhana alır, İstanbul'a taşır.
- Hatice bacı... Kentli kadınlara bir mesajın var mı?
- Hee, var ya... Meslek kursuna gitsinler... Boş oturmasınlar... Boş duranı Allah da sevmez, kul da.
70'lik Mualla teyze de "diplomalı" oldu
Cumalıkızık köyü, Bursa'nın "Yıldırım" belediyesine bağlı.
Yıldırım Belediye Başkanı Ramazan Altınöz.
Sürekli "meslek kursları" düzenliyor.
Kadınlar "resim... Ahşap boyama" öğreniyorlar.
"Maket ev" yapıyorlar.
"Kilim" dokuyorlar.
Sonra başkan Ramazan bey bu köylü kadınlara "yaptıklarını satma izni" veriyor.
Herkes "evinin önünde" tezgah kuruyor.
Veya "köyün meydanında."
Kimi "kendi yaptığı kolyeyi" satıyor.
Kimi de "ahududu, patlıcan, karpuz kabuğu, dut, vişne, gül" reçeli.
Bir kavanoz reçel "birbuçuk milyon."
****
Kurstan sonra Belediye Başkanı Ramazan bey "yediden yetmişe Cumalıkızıklı kadınları kursa katıldıkları için tebrik ediyorum" diye konuşunca...
"70 yaşındaki" Mualla Kurt kızdı
- Yaşımı ne diye söylüyon Iramazan beğ... Gısmetimi kapatıyon.
"Mualla teyze" dedik
- Sen de kursa katıldın mı?
- Hee ya... El beceri kursuna gatıldım... Diploma bilem aldım... Bu devirde diplomasız insan olur mu?.. Öğrenmenin yaşı olmaz... Emme, Belediye Başganı Iramazan beye çok gırıldım... Yaşımı elaleme duyurmasına hacet var mı?
Kınalı Kar'ın Gözlemecisi
"Kınalı Kar" dizisinin çekildiği konağa gittik.
Üst kata çıkan merdivenin önü "ayakkabı tarlası."
"Köylü ayakkabısı, kentli ayakkabısı."
"Erkek ayakkabısı, kadın ayakkabısı."
"Renk, renk ve marka, marka" ayakkabılar.
Ziyaretçiler "konağı kirletmemeye" büyük özen gösteriyorlar.
****
Konağın "avlusu" fabrika gibi.
Kınalıkızıklı kadınlar "gözleme" yapıyorlar.
Gezmeye gelenler gözleme yiyor, ayran içiyor.
****
Muhtar Ali Çetin'le birlikte önce konağı gezdik.
Sonra gözlemecilerle sohbet ettik.
- Bacım, işler nasıl?
- Çalışanın işi kötü olur mu heç?.. Çalışırız, çabalarız ve gül gibi geçinir gideriz işte.
- Adın ne?
- Zahide Işık.
- Gözleme kaça?
- Bir milyon... Mantı da var.
- Mantı kaça?
- İkibuçuk... Akşama kalırsan, akşam yemeği de var.
- O kaça?
- BeÅŸ milyon.
Yemekler ucuz, yemekler temiz.
Herkese tavsiye ederiz.
Yusuf'un Kahvesi
Kınalı Kar dizisindeki "Yusuf'un kahvesine" gittik.
Emekli Cemal Savaş, ziraatçı Emin Çakır, fırıncı Adnan Demir, emekli Mehmet Uzun kahvedelerdi.
İki de "Hatay-Samandağlı" vardı
Süleyman Durgun ile Vahit Hatimoğlu.
- Ey Samandağlılar... Cumalıkızık'ta ne işiniz var?
- Buranın kestanesi iyidir... Kestane almaya geldik.
Kahvedekilere "dertlerini" sorduk.
Biri dedi ki "suyumuz, Uludağ'dan gelir... Şifalıdır... İç."
DiÄŸeri dedi ki
- Vakit öğle oldu... Az ileride düğün var... Haydi bey, gel seni düğün yemeğine götürelim.
Tekrar sorduk
- Sorunlarınız?
Güldüler
- Allah'a şükür, karnımız doyuyor... Hepimiz holding olacak değiliz ya... Geçinip gidiyoz işte..
- Bu köyde dertli olan kimse yok mu?
- Çalış, kanaatkar ol, kimsenin girdisiyle, çıktısıyla uğraşma, hiçbir derdin kalmaz bey.
Muhtarın mesajı
Muhtar... Cumalıkızık'ın nüfusu ne kadar?
- 180 hane... 700 nüfus.
- Geçen seçimde (1999) köylü kime oy verdi?
- Birinci Parti DSP oldu... 256 oy aldı.
- Ya son (2002) seçimde?
- AK Parti birinci geldi... O da 256 oy aldı.
- Muhtar, sen kime oy verdin?
- Gençliğimizde Adalet Partisi'ne oy verirdik... Sonra ANAP'a... Şimdi sıra AK Parti'ye geldi.
- Köyün ziyaretçisi çok mu?
- Tarihi bir köy... Evler restore ediliyor... Köy bir müze gibi... İstemihan Talay, Erkan Mumcu geldiler... Turhan Tayan çok geldi.
- BaÅŸka?
- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer iki defa gelmeye niyetlendi... Birinde, tam geleceği sırada hava bozdu, gelemedi... İkincisinde, Bursa seyahati iptal edildi, yine gelemedi.
- Muhtar, okulunuz nasıl?
- Cumartesi, Pazar okulun bahçesini otopark yaptık... Toplanan parayla okula bilgisayar aldık... Kalorifer yaptırdık.
- Bu köyle ilgili yazı yazacağız... İstekleriniz, mesajlarınız.
- İsteğimiz de, mesajımız da şu... Kadınını okutmayan milletin geleceği karanlıktır... Kızları okutalım, kadınları kursa gönderelim... Başka birşey söylememe gerek var mı?
Çifte kumrular
Feyza (76) ile Muammer Işık (82), Cumalıkızık köyünün "çifte kumruları."
60 yıllık evliler.
8 çocukları, 40 torunları var.
Bugüne kadar hiç kavga etmemişler.
Kimsenin boş oturmadığı köyde, onlar da hala çalışıyorlar.
Oğullarının "bahçeli evinde."
Evde gözleme yapılıyor, erişte, reçel, tarhana yapılıyor.
Bahçede satılıyor.
Bahçe "cennet gibi."
Feyza nine ile Muammer dede de "el ele, kol kola" müşteri karşılıyorlar, servise yardım ediyorlar.
Dedik ya "bu köyde üretici olmayan tek kişi bile yok."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|