|
 |
|

EROL KAYNAR
Akıllar Prag'da
Şampiyonluğu hedefleyen bir takımın daha kalabalık bir seyirci topluluğu önünde oynaması gerek. Yazıya seyirciyle başladık, şunu da belirtelim Sayıca yeterli olmamalarına rağmen, ahenk bakımından sahada oynanan futbolun çok ötesinde idiler. Özellikle kapalı tribünde geçen maçlarda zaman zaman kendi aralarında yaşadıkları sürtüşmenin yerine tam bir uyum içinde güzel bir dayanışma sergilediler. Bu ahenk, staddaki tüm seyirciler tarafından da alkışlarla karşılandı.
Maça gelince.. Beşiktaş, oyunu o kadar rölantide götürdü ki, gol pozisyonu hemen hemen hiç yoktu. Ancak kazanılan bir serbest atışta Tümer'in mükemmel vuruşu siyah-beyazlıların tek golü olarak üç puana yetti. Zaten rölantide oynayan siyah-beyazlılar, golden sonra daha da ağırlaştı. Bunda Diyarbakır'ın 7-8 kişiyle defans yapmasının da rolü büyüktü. Tümer'in golü stat hoparlörlerinden "Beşiktaş'ın birinci golü" şeklinde anons edildi. Bu, daha fazla gol beklentisini açığa vuruyordu, ancak başka gol gelmeyince seyirciler tek golle yetinmek zorunda kaldı.
Karakterinden asla şüphelenmediğimden Pancu'nun çok durgun bir sezon geçirdiğini ve ağırlaştığını görerek şaşırıyorum. Geçen seneki Pancu'dan henüz eser yok.
Beşiktaşlı futbolcuların akıllarının Şampiyonlar Ligi'nde oynayacakları Sparta Prag maçında olduğu her hallerinden belliydi. Ancak unutulmaması gereken bir şey var Her takım Diyarbakır gibi olmayabilir. 57. dakikada Diyarbakırlılar'ın penaltı diye itiraz ettikleri pozisyonda hakem Demirlek bu kararı verse üç puanı almak da zor olacaktı. Her şeye rağmen Beşiktaş, ligde yoluna namağlup lider olarak devam ediyor. Aldığı üç puan sevindirici. Güzel golün sahibi Tümer'in sakatlanması Prag maçı öncesi siyah-beyazlıları endişelendirdi. Sakatlığının ciddi olmadığını umuyorum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|