kapat
19.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

UMUR TALU


AÄŸa ya da uÅŸak... Konaklarda keyifliyiz

Farklı gelir gruplarından, farklı sınıflardan, farklı beğenilerden, çeşitli alt kültürlerden insanların "aynı mekan"da buluşmaları pek nadir olur.

Misal, "milli maç" böyle bir mekan yaratır; futbolun popülerliği ile "milli" duyguların medya-iletişim ocağında da harmanlanmasıyla.

Ama bir dizi, bir film?

Herhalde pek kolay deÄŸil.

****

"Asmalı Konak" öyle bir fenomen.

Bu kadar farklı insanı bir "konak"ta buluşturuveren.

Dizi, evlerdeki pasif alıcılara "bedava" ulaşıyordu, ama dizinin yarattığı beklenti ve merakla da olsa, "film" izlemek, eylemli bir seçim.

Para veriyor, bir koltuğa, diziden çok daha uzun bir süre için oturuyorsunuz.

Görünen oydu ki, bilet fiyatının 20 milyon, bir pet suyun 1.5 milyon lira olduğu yatar koltuklu, ayak uzatmalı salonlar da günler boyunca "rezerve" idi; biletin ucuza, suyun ise bedavaya getirildiği salonlar da.

Öncelikle bir "kadın" olayı idi, "Konak". Her iki salon tipinde de kadınlar, genç kızlar ağırlıklıydı.

Muhtemelen, evin hanımı şıkıdım bir salonda iken, temizliğe gelen, çocuk bakan "hanım" da... Yani, "konaklar"ın kısmi gerçek-hayat-izdüşümleri de, fiyatları farklı, koltukları farklı, kokuları farklı, kuaförleri farklı, beş-on dakika araları farklı, ama sesi ve görüntüsü aynı salonlara koşturabiliyordu.

Tabii ki kötü bir şey değil.

Hele hele, "tasada ve kıvançta bir"liğin; birlik de yetmeyip hep "birlik ve bütünlük"ün telkin edildiği ülkede, iyi bile sayılırdı.

"Sonu merak edilen" bir dizi-film etrafında olsa dahi.

Merakım zaten "merak" üstüne.

Tabii ki çok filmin sonunu, çok kitabın nihai sayfalarını merak ettim.

İnsan, günün sonundan hayatının sonuna kadar bir sürü şeyi merak ediyor.

Sonlara dair, çeşit çeşit merak var. Aramızda bölüşüyor, paylaşıyor, bazen de birleşiyoruz.

Fakat, "toplumsal-bilimsel meraklar" açısından biraz formsuzuz!

****

Bir sürü gerçekle yüzleşmek bakımından, "Asmalı Konak"ın sonuyla helalleşmek kadar ilgimiz, heyecanımız ve cesaretimiz yok.

Bize; aile, okul, düzen, rejim, ekonomi, lider, tarih, millet, ırk, fikir, doğru, iyi, inanç, manevi değer, milli haslet vesaire gibi kalıplar halinde inşa edilmiş biçimde sunulanlara dair derin merakımız, onlarla yüzleşme niyetimiz pek olmuyor.

Sarsarak sarsılmaktan korkuyoruz.

Rahatımızı kaçırıp rahatsızlık yaratmaktan ürküyoruz.

Karşımıza dikilen, bir odasına sıkıştığımız, ağa ya da halayık veya uşak olarak, verilen rolleri oynadığımız konaklardan kopamıyoruz.

Yattığımız yeri sevmeye, tarifli aşklarla sevilmeye, bildik yemekleri ısıtmaya, ağanın tokluğuyla açlık bastırmaya, yaşanan tüm ilişkileri ve onlara mündemiç hiyerarşileri doğal kabul etmeye yeminliyiz sanki.

"Asmalı Konak" merakı kadar yoğunlaşmış hayati ve ortak bir ilgiyle telaşlanamıyoruz.

Filmin sonuna kilitlenebilen ortak duyarlılık cephaneliğimiz, nice meselenin başı ve sonu karşısında barutu tüketiyor.

Kaçıp kaçıp yine, huzuru ya da huzursuzluklarıyla, asmalı veya koruklu konaklara sığınmak daha bildik, daha tanıdık, daha garantili geliyor.

Gerçeklere çarpıp düşmekten, gerçek zannedilenleri hayat bagajımızdan düşürmekten, gerçekler için mücadele etmekten ve bunun için ortak salonlarda buluşmaktan daha zahmetli ne olabilir ki... Sanki!

Kendimizin aktörü olduğunu sandığımız, kendimizin ördüğünü düşündüğümüz hayat konaklarımızın senaryosunda, yönetmenlerin karar verdiği sonlara doğru, yalapşap bir "merakla" yuvarlanıp gidiyoruz.

Mesajlarınız için: utalu@turk.net

Fax 212 280 05 51 Tel 0 537 660 71 21


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard


TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır