|
 |
|

Türkler bir işaret
"Vatikan, AB'ye girişinize karşı değil. Bu isteğiniz muhteşem" diyen Kardinal Tonini, tersine bunun modernlik göstergesi olduğunu düşündüklerini söyledi
Avrupa Birliği'nin (AB) genişleme sürecindeki en önemli tartışmalardan biri, Türkiye'yi de yakından ilgilendiren anayasa ve eklenmek istenen Hıristiyanlık maddesi oldu. Anayasaya böyle bir ifade koyulmasını isteyenlerin başında da Hıristiyan Katoliklerin merkezi Vatikan geldi. "80 Günde Devr-i AB" projemizde bugünkü konumuzu, Vatikan, Türkiye'nin Müslüman kimliğiyle AB'ye girişine bakışı, Hıristiyanlık maddesi, ortak değerler oluşturdu. Vatikan'ın iki numaralı ismi Kardinal Ersilio Tonini, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı
* Vatikan ve Türk hükümeti arasındaki diplomatik ilişkiler mükemmel. Elbette dini toplulukların hukuki statüsü konusunda tamamlanması gereken hususlar var. İtalya'da devletin, İslam topluluğunu temsil eden muhataplara ihtiyacı var. Vatikan Türkiye'nin AB'ye girişine karşı değil. Bu bir modernlik işaretidir.
"BİRLİKTE YAŞAMALIYIZ"
* Türkiye ile olan birliktelikte sorulması gereken soru "Yüzyıllarca birlikte olmamış insanlarla birarada yaşamayı başarabilecek miyiz?" olmalı. Türkiye'nin Avrupa'ya yönlenmesinde olağanüstü bir işaret var. Bunu görmemek olmaz. Birlikte yaşamayı başaramıyorsak hayat iflas etmiş demektir. Her toplumun kendi atom bombasını yapabileceği çağdayız.
* AB'ye girme isteğinizi muhteşem bir işaret olarak algılıyorum. Bu, geçmişin bir kenara atılması gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak ihtiyaçlar değişiyor.
"AB İÇİN ACELE ETMEYİN"
* Avrupalılar, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girişini kabul etmeli. Acele edilirse, Avrupa bir oldu bittiyle karşı karşıya kaldığını hissedecektir. Muhalifler oluşacaktır. Ateş yüksekken kuvvetli cerrahi müdahaleler yapmanın bir faydası yok. Türkiye bunu anlamalı. Avrupa kendi problemlerine gömülmüş durumda. Bu aşıldığında ve göçmenler konusunda daha soğukkanlı bir iklim doğduğunda Türkiye'nin bu adımı atması daha da kolaylaşacaktır.
* İtalya göçmen Müslümanlarla dolu. Senegallileri, Nijeryalıları düşünün. Almanya'da Volkswagen, ekonomik krizde önce Türk işçileri çıkardı. Bunlar mahkemeye başvurduklarında, mahkeme Volkswagen'in kararını geri aldırttı. Çünkü yabancılar da Alman işçilerle aynı hakka sahipti. Türk dünyası halen "Mamma li Turchi" (Anneciğim Türkler geliyor) düşüncesinin burada geçerli olduğunu düşünmemeli.
"Tarihi aşamazsak AB için felaket olur"
* (AB'nin Türkiye konusundaki korkuları) Tarihi kolay aşmak mümkün değil. Diğer yandan, bu noktada tarihi aşmayı bilmezsek bu da bir felaket olur. Tehlikelerden, engellerden öte tarihin kölesi olmak en önemli engel. Dünya'daki birleşmeler, coğrafi bölgeler ititbariyle meydana geliyor. İtalya ya da Avrupa, Türkiye olmadan Asya'yla birleşemez, yakınlaşamaz. Türkiye, siyaseti dinden ayırma konusunda Avrupa'yı izledi. Dinin kurallarından farklı olan, dünyevi işlerde daha pratik olan siyasi etiği kabul etti. Türkiye bu adımı atmakta en uygun ülke. Korkular, Türkiye'nin gerekli adımları atması, ancak tamamiyle gerçekleştirmemesi. Benim bildiğim kadarıyla Türkiye'de kadınların koşulları, ölüm cezası gibi konular üzerinde çok daha fazla açıklık getirilmeli. Bunlar Avrupa'nın duyarlı olduğu noktalar.
* Türkiye bizi sadece Ortadoğu'yla birleştiren bir ülke değil. Aynı zamanda Asya dünyasıyla da birleştiriyor. (Bunu anlamak için) Amerika'nın Türkiye'ye verdiği önemi düşünmek yeterli. Türkiye'nin jeopolitik önemini biliyorlar. Eski Sovyet cumhuriyetlerine açılımı olan bir ülke. Bu bakış açısından Türkiye'nin, gördüğü köprü görevi nedeniyle de Avrupa için gerekli olduğu kaçınılmaz. Avrupa kıtasal kalamaz. Dünya boyutlarında düşünmek zorunda. Avrupa kendi üzerine kapanamaz.
Hıristiyanlık ifadesi İslam'ı dışlamaz
* Ortak anayasada Hristiyanlığa atıf yapılması, dar anlamda İslamı dışlamak değil mi?
Tarihe atıf yapmak, birtakım değerlerin özüne atıf yapmak, İslam'ı dışlamak anlamına gelmiyor. Avrupa'da bu atfın yapılmasını istemeyenlerin endişesi de İslam'ın dışlanması değil. Korktukları, özgürlük sınırlarının çizilmesi. Hıristiyan kökler denildiğinde sadece din özgürlüğü düşünülmemeli. Pazar günü ayine gidilmesi akla gelmemeli. Hıristiyanlık prensiplerinden biri de din özgürlüğü. Dolayısıyla İslam'a karşı olamaz. Hıristiyan ifadesi yazılmasındaki korkuların nedeni başka. Örneğin kürtaj, eşcinsel evlilikleri, ötenazi... Bunlar korkutuyor.
Bir Türk de Papa olabilir
Türkiye ve Avrupa, geçmişin matematik ve geometrik bir devamı değildir. Dünya'nın gerçek meclisi medyadır. Dünya'nın vicdanını onlar oluşturuyor. Birkaç yıl sonra siyah bir kişi, ya da bir Türk Papa olabilir. Bütün Avrupa'da insanlar kendilerini önce vatansever, sonra insan olarak görüyor. Ama bunun bir çılgınlık olduğunu gördük. Şimdi bir devrim gerçekleşmekte. Önce insanız. Sonra herşey geliyor. Bizi aynı kılan nedir? diye soruyoruz. Bu, bugün Türkiye de dahil hepimizi şartlandırıyor. Birlik olmak için ortak birşeylere sahip olmak gerek. Konu bu.
Yasemin TAÅžKIN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|