|
 |
|


Kütahya onlarla gurur duyuyor
Kütahya'da iyi ki "Güral ailesi" var.
"Güral Porselen" onların.
"Güral Cam" onların.
"Kütahya Porselen" onların.
"Kütahya Vitrifiye" onların.
Ambalaj sanayii... Madencilik... Makine imalatı... Turizm... Yine onların. Kütahya merkez ilçede, kamu sektörü dahil, çalışan her üç kişiden biri "Gürallar"ın personeli.
"6.500 kişiye" istihdam sağlıyorlar.
Bu aile "Kütahya'yı seviyor."
Kütahyalı da "bu aileyi."
****
Dedeleri, Çanakkale'de şehit düşmüş.
Babaları, Kütahya'da kerestecilik yaparmış. Üç kardeş (Rıza, Nafi ve İsmet Güral) Kütahya'dan kopmamışlar. Gece, gündüz çalışmışlar. Hala çalışıyorlar.
Fabrika yapıyorlar, okul yapıyorlar.
Burs veriyorlar, yoksullara yiyecek, giyecek veriyorlar. Kütahya'da kazanıp, Kütahya'ya yatırıyorlar.
****
Nafi bey aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı. Bir oğlu, üç kızı var.
Kızlarından Sema "sigaraya karşı savaş kampanyası yürütüyor."
Ama ağabeyi Erkan "sigara içiyor."
- Abi içme... Sağlığa zararlı.
- Sema, sen beni görmemiş ol, idare et.
****
Onlar sadece Türkiye'nin değil "dünyanın sayılı porselen üreticilerinden." İtalya, İngiltere, Fransa, İspanya, ABD, Kanada gibi ülkelere "kendi markalarıyla... Güral'la" girmişler. İngiltere'nin ünlü "Royal Doulton" yemek takımını, Kütahya'da onlar yapıyorlar. İspanya'nın "Santa Clara"sını da.
Üretimlerinin "yarısı ihracat."
Nafi Güral "master öğrencilerine ders veriyor."
Aslında bu aile "bütün Türkiye'ye bir ders veriyor."
"Doğup, büyüdüğü topraklara yatırım yapma, istihdam yaratma" dersi.
Dumlupınar'ın vefası
Dumlupınar Üniversitesi ülkemizin "genç üniversitelerinden."
26 bin öğrencisi var.
7 fakültesi, 2 yüksek okulu, 14 meslek yüksek okulu, 2 enstitüsü, 10 araştırma merkezi.
Rektör, Prof. Dr. Güner Önce'ye sorduk
- Hocam, öğretim elemanı ne kadar?
- 630... 176'sı akademik kariyerli.
- Ama oldukça az.
- Evet... En az 1.300 öğretim elemanımız olması lazım.
****
Siyaset sektörü "YÖK şöyle mi olsun, böyle mi olsun" diye tartışıp, duracağına...
"Bu sorunla" ilgilensin.
Üniversitelerin "öğretim elemanı" sorunuyla.
Dumlupınar Üniversitesi'nde "Barış Manço'nun çok güzel bir heykelini" gördük.
Rektör
- Rahmetli, son konserini burada vermiş.
Bravo Kütahya.
Bravo Dumlupınar Üniversitesi.
Vefa denen şeyin, İstanbul'da bir "Bozacı tabelası" olmadığını gösterdiğiniz için.
****
Manço'nun heykelini Gagavuz Türkleri'nden Afanasi Karaçoban adlı bir heykeltıraş yapmış.
Karaçoban şimdi rektörlük binasının önüne "60 ton ağırlığındaki bir andezit taşından" Atatürk heykeli yapıyor.
****
Dumlupınar Üniversitesi'nin "dev kampüsünü" gezdik.
Öğrencilerdeki, Hoca'lardaki heyecanı gördük.
Ve bir de "Ankara'nın, bu üniversitemizi ne kadar ihmal ettiğini."
Çarşının sesi
Kütahya'da "Mısır Çarşısı"na gittik. Halk arasında "Pekmez Pazarı" da deniliyor. Çarşı-pazar "bölüm bölüm."
"Kuyumcular" var, "manifaturacılar" var, diğer esnaflar var. Kuyumcular Çarşısı'ndan geçerken "Zerde Kuyumculuk"un sahibi Salih Zerde bizi durdurdu. Bu sırada "konu, komşu... Gelip, geçen" toplandı.
TEK'ten emekli Ali Kuran. Günaydın Kuyumculuk'tan Uğur Günaydın. Asil Kuyumculuk'tan Salih Özmal. Özcan Kuyumculuk'tan Kadir Özcan. Ve daha pek çok kişi.
- Ey Kütahyalılar, işler nasıl?
Dediler ki
- Kriz sırasında boşanan, intihar eden oluyordu... Bir oto tamircisi kendini astı... Şimdi çok şükür kriz atlatılıyor.
Ve devam ettiler...
Salih Zerde
- Kütahya, emekliler şehri... Yatırım yok.
Uğur Günaydın
- Moral düzeliyor ama ekonomi tamamen canlanmadı.
Salih Öznal
- Yatırım yapan, işçi çalıştıran bir Güral var.
Çarşının en eskisi İbrahim Çukur'a sorduk
- Siz ne diyorsunuz?
- Ecevit hükümetteyken birisi, bir laf ediyordu ve piyasalar allak, bullak oluyordu... Şimdi böyle bir şey yok... Ama işler hala kesat.
- Kadir bey, seçimde kime oy verdiniz?
- AK Parti Kütahya'yı 6-0 aldığına göre... Herkes gibi AK Parti'ye verdim.
- Daha önce kime veriyordunuz?
- Menderes'e, Demirel'e, Özal'a, Türkeş'e verdim... Erbakan'a verdim.
"Çarşının duayeni" Çukur "partisiyle evli olmayan... Her seçimde oyunu değiştiren seçmen tipinin" somut örneği.
Ayrılırken "ey çarşı esnafı" dedik
- Son sözünüz nedir?
- Ankara'dakilere söyleyin, gençler işsiz... İşsizliği giderecek çareler arasınlar.
Kütahya anıları
Dünyada "ilk toplu iş sözleşmesinin" 1815'te, İngiltere'de yapıldığını biliyorduk.
Oysa 49 yıl önce, 1766'da Kütahya'da yapılmış. "Anadolu Valisi" Ali Paşa ile, Kütahya'daki "24 çini atölyesinde çalışan usta ve işçilerle." "Anlaşma metni" elimizde.
"Dünya toplu sözleşme tarihini" yeniden yazmak gerek.
****
Nafi Güral'la "porselen fabrikasını" gezerken... Yeni üretilen "kulplu beyaz bardakların" üzerinde, Atatürk'ün "nüfus cüzdanının kopyasını" gördük.
"Gaziantep Valiliği" sipariş etmiş.
Bardağın üzerinde Atatürk'ün "nüfusa kayıtlı olduğu yer" de yazılı "Gaziantep."
Ve bir de Atatürk'ün şu yazısı
"Ben Antepliler'in gözlerinden nasıl öpmem ki, onlar yalnız Gaziantep'i değil, Türkiye'yi de kurtardılar."
****
Bir Kütahya anısı daha... Emniyet Müdürü Şevki Dinçal anlattı. İki hırsız, otomobille kaçıyormuş. Polis kovalamış. Hırsızlar, kaza yapmış, yaralanmışlar. Hastanede birinin röntgeni çekilirken, diğeri hemşirenin çantasındaki parayı çalmış... Ve anında yakalanmış. "Bölgede" hırsızlık yaygın. Ve hırsızlar da "motorize." Bir gün Bursa'da, bir gün Eskişehir'de, bir gün Kütahya'da.
Tefebaşı giymeden, asla...
Düğünde, gelin "Tefebaşı" giyer.
Kardeşler, eltiler "Pullu."
Yengeler, diğer akrabalar "Eğrimli" ya da "Çatkılı."
Kayınvalidelere ise "daha ağır giymek" yakışır.
Ya "Samur Hırka."
Ya da "Dallı."
Bunlar Kütahya'nın "yerel düğün giysileridir."
"Yüzyıllardır" giyilen giysiler.
****
Çocuk doğar doğmaz ailesi "çeyiz sandığını" alıyor.
Sandığa ilk konan ise "gelinlik."
Yani "Tefebaşı."
Ve yıllar sonra, düğün zamanı "Tefebaşı, sandıktan çıkarılıyor."
****
Tefebaşı bugün "Halk Eğitim Merkezi'nde" yapılıyor.
"Kız Meslek Lisesi"nde.
Belediyenin düzenlediği kurslarda da.
İyi bir Tefebaşı "bir, iki milyardan" aşağı değil.
Tabii Tefebaşı'nın "eskileri" de var.
"Ninelerden" kalanlar.
Bunlar "üç milyar... Dört milyar."
****
Kütahya'da diğer "düğün kıyafetlerini" yapan 25'in üzerinde atölye var.
Kiminde "pullu" dikiliyor.
Kiminde "samur hırka."
****
Gelin kıza "Tefebaşı" alacak parası olmayan ne yapacak?
"Eğrimli" ya da "Çatkılı" sahibi olmayan kardeşler, eltiler ne yapacaklar?
Onlar "Sarraflar İçi" çarşısına gidiyorlar.
"Düğün elbisesi" kiralamaya.
****
Esnaftan Ali Temizerler
Dedem de bu işi yapardı, babam da... Şimdi ben yapıyorum... Eskiden gelenler, düğün elbisesi alırdı... Şimdi yine alan var ama, oldukça az... Daha ziyade kiralıyorlar.
Diyelim ki "düğün, cumartesi."
Elbiseyi "Cumadan alıyorsunuz."
Pazartesi "iade ediyorsunuz."
Kira "beş milyon lira."
****
- Ali bey... Bu elbiseler olmadan düğün yapılamaz mı?
- Ayıptır... Düğün sahibi küçük düşer... Erkek ne giyerse giysin, fark etmez... Ama kadın, mutlaka düğün kıyafeti giyer... Asırlardır böyle gelmiş, böyle gider.
Evliya Çelebi nasıl seyyah olmuş?
Atatürk Bulvarı'nda önce "Evliya Çelebi'nin Kütahyalı olduğunu biliyor musunuz" yazısını gördük.
Sonra da "heykelini."
Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İhsan Tunçoğlu ile birlikteydik.
İhsan, "Evliya Çelebi Kütahya'nın, Zeryen mahallesinde doğmuş" diye anlatmaya başladı
- Kızkardeşi çok güzelmiş... Manisa Valisi istemiş... Babası ve dedesi vermemişler... Bunun üzerine Vali, kızı kaçırmış... Babası Derviş Mehmet beyle, dedesi Kara Ahmet bey, İstanbul'a gitmişler... Padişah'a Manisa Valisi'ni şikayet etmişler.
- Sonra?
- Padişah, emir buyurmuş Manisa Valisi'nin kellesi kesile.
- Sonra?
- Evliya'nın babası ile dedesi demişler ki. Kellesi kesilmesin... Bize kızımızı geri versin.
- Sonra kızlarını alıp, Kütahya'ya dönmüşler mi?
- Hayır... İstanbul'a yerleşmişler... Evliya da, gezmeye başlamış... Ve seyyah Evliya Çelebi olmuş.
Evliya Çelebi'nin bulunduğu yer "Kütahya'nın en işlek bölgesi."
Orada biraz "nabız tutmaya" çalıştık.
Kiminle konuştuysak "iş" dedi.
Özellikle de "gençler... Eğitimli gençler."
Kriz ve karpuz
Bedesten, Kütahya'nın göbeğinde "15. yüzyıldan kalma" bir yapı.
Yarısı "sebze, meyve pazarı."
Yarısı "bitpazarı." Restore edilse "kapalıçarşı" olur, "kültür merkezi" olur, "kongre salonu" olur. Bedesten esnafıyla konuştuk. Esnaftan Latif Bayraktar "ben beşinci kuşağım" dedi. Babası, dedesi, dedesinin dedesi yine "sebze, meyve satarmış."
Latif
- Tabii onlar ürettiklerini satıyormuş... Eski bahçeler, şimdi apartman oldu... Ben alıp, satıyorum.
- İşler nasıl?
- Kriz, milletin pusulasını şaşırmasına sebep oldu... Eskiden bir haftada iki ton karpuz satardım... Şimdi bir ton satıyorum... Eskiden müşteri evine üç kilo, beş kilo domates alırdı... Şimdi bir kilo alıyor.
- Esnaf, siyaset için ne diyor?
- AK Parti'den çok şey bekliyoruz... DYP, eski hızını kaybetti... Şimdi Mehmet Ağar'la biraz toparlanıyor... ANAP'ı göremiyoruz... Bir zamanlar ANAP dört milletvekili çıkarmıştı.
- Ya CHP?
- Abi bizim buralarda CHP pek olmaz... Sağ partiler oy alır.
Daha sonra esnafla konuşunca anlıyoruz ki... Kütahya'da "tarikatlar... Cemaatlar" oldukça güçlü.
Ve siyasette de "belirleyici."
Hazinenin üstündeki fakirlik
Toprağın altı sanki "hazine."
"85 çeşit maden" var.
Antimuan... Kömür... Gümüş... Manyezit... Aklınıza ne gelirse. Sıcak su kaynakları var. Tarihi zenginlik var. Doğal güzellik var. Çinicilik var. Ama bunca varlığın içinde Kütahya "gelişememiş." Ve "servetin üzerine oturan fakir bir kent" olarak kalmış.
Neden? Bu soruya cevap aramak için Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası'nda, Kütahya ticaretinin önde gelen isimleriyle bir araya geldik. Konuşmaları dinleyince de "kentin, yeterince gelişmemesinin nedenini" öğrendik.
Devlet, Kütahya'ya "Tügsaş'ı... TKİ'yi" kurmuş. "Eti Gümüş'ü... Kümaş'ı" kurmuş. Ve Kütahyalı da "sırtını devlete dayamış." "Girişimci ruh" gelişmemiş. Kız babaları "Azot'ta çalışana... TEK'te çalışana" kız vermiş. Ama devlette "deniz bitince... KİT'ler çökünce... Özelleştirmeler" gündeme gelince... Kütahya "geri, geri gitmeye başlamış."
****
Aslında Kütahya bir "fırsatlar kenti." Kayseri, Gaziantep, Denizli gibi "patlama yapacak potansiyel" fazlasıyla var. Yeter ki "kendi içindeki fidanları yeşertsin, kendi içinden işadamları çıkarsın." Ve sırtını devlete değil... Ve Kütahyalılar, sırtlarını "devlete değil, birbirlerine dayasınlar."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|