|
 |
|


Bankacılıkta reform
Piyasalar bir süredir bazı bankaların birleşme planları yaptıkları söylentisiyle çalkalanıyor.
Doğrular ve yanlışların ayırt edilmesi için birinci ağızdan, sektörde önemli konumda olan bir bankacıdan aldığımız bilgileri aktaralım.
Hükümetin önüne bir süre önce, bankacılık sektörünün düzenlenmesinden sorumlu kurulun hazırladığı bir rapor geldi.
Hükümet rapordaki bilgilerin, son yasal değişikliklerle yetkileri kırpılmış olmasına rağmen "stratejik kararlar"da her zaman çok önemli bir etkiye sahip kuruma da aktarılmasında yarar gördü. Bir brifing düzenlendi. Bakın uzmanlar neler anlattı
"Bankacılık sektörünün sermaye yetersizliğini aşmak için yabancı ortak arayışında oldukları hepinizin malumu. Türkiye'deki tüm bankaların öz kaynakları toplamı 17 milyar dolar civarında. Bu durumda cebine 10 milyar dolar koyup Türkiye'ye gelecek bir yabancı yatırımcı bütün bankaların yarı hisselerinin sahibi olabilir. Böyle bir gelişmeyi nasıl karşılarsınız?"
O kurumun yetkilileri bankacılık sektöründe denetimin yabancı sermayeye geçmesinin "stratejik açıdan" sakıncalı olduğu yönünde görüş belirttiler.
Bunun üstüne raporu hazırlayanlar "yeni çözümler" hazırlayıp bir brifing daha vermeyi önerdiler. Kabul edildi.
4 ayak üstünde
Uzmanların çalışması bir haftada bitti ve ikinci brifingde masaya yatırıldı. İşte hazırladıkları yeni model
"Her ne kadar Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri sonucu banka sayısı 82'den 51'e inmiş olsa da, bizce bu bile Türkiye'ye fazla. Böyle çok sayıda orta güçte bankayla devam etmek yerine, sektörü dört büyük bankanın temelleri üstünde yeniden yapılandırmak gerekiyor. Bizim önerimiz şu
* Kamu sektörünün, Eximbank dışında tek bankası olsun. Bu banka yeni dönemin dört temelinden birini oluştursun.
* Ülkemizin en eski ve "miras" özel bankası ikinci büyük banka olsun.
* Krizlerden kendi imkânlarıyla ve yara-bere almadan çıkmış, sektörde önemli bir rol oynayan özel banka, üçüncü büyük, yani üçüncü temel kabul edilsin.
* Halen Fon'da bulunan iki banka, yönetiminde Fon'un da söz sahibi olduğu özel banka ile sektörün ilk 20'si arasında yer alan üç banka, yani toplam 6 banka tek çatı altında toplanıp dördüncü büyüğü meydana getirsin.
Diğer bankalar ise ister tek başlarına, isterse yabancı ortak alarak, hatta gerekirse sermayelerinin tümünü yabancı bankalara devrederek yollarına devam etsin..."
İkinci yapılandırma
Bu model, hem yararlı, hem de gerekli bulundu. Hatta "Galiba başka çare yok" diyenler bile çıktı.
Elbette son sözü bankaların sahipleri ile hükümet söyleyecek. Ancak bazı bankaların patronları ve kurmaylarının, ön alıp kendi aralarında bazı temaslarda bulundukları iddia edildi. Piyasadaki spekülasyonlar da bu söylentilerin ardından ortaya atıldı.
Şimdi top hükümette. Bununla birlikte bankacılık sektöründe "İkinci yeniden yapılandırma" sürecinin başlamak üzere olduğunu söyleyebiliriz.
Herhalde Bankalar Kanunu'nda yapılacak değişiklik ile birlikte ele alınacak.
Dileğimiz; yasal düzenlemelerde kamuoyu galeyanının etkisiyle, yarın pişmanlık duyulacak "intikamcı", hatta "linç" amaçlı tuzaklardan uzak durulması...
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|