|
 |
|

Türk mutfağına aşık bir Alman
J&B ve Johnnie Walker gibi içkilerin Türkiye Genel Müdürü Ulrich Melzer boş vakitlerinde evinin mutfağında mantı açıp kısır yapıyor. Beceremediği tek Türk yemeği ise sarma
Çiğ köfte ile viski içilir mi içilmez mi? İşte bu sorunun yanıtını en iyi bilen isimlerden biri Diageo'nun Türkiye Genel Müdürü Ulrich Melzer. "Çiğ köfteyle viski harika olur" diyen Melzer'in bir iddiası daha var Kısırla çiğ köfte muhteşem bir ikili... Üç yıldır Türkiye'de yaşayan Melzer'in en büyük hobilerinden biri Türk mutfağı. Bulabildiği her tarifi, öğrendiği her yemeği Kuruçeşme'deki evinin mutfağında laboratuvar çalışması yapar gibi uygulamaya çalışıyor. Kısır ise onun en favori yemeklerinden.
ÖNCE ÇOK ÇEKİNDİM
Çok sevdiği halde henüz dolma yapma konusunda başarılı olamadığını itiraf ediyor ama patlıcan salatası, humus, pastırmalı kuru fasulye özellikle de mantı konusunda son derece iddialı olduğunu anlatıyor. J&B, Johnnie Walker, Smirnoff, Baileys gibi içkilerin Türkiye Genel Müdürü Melzer'in hayatı içkilerin arasında geçtiği için pek tabii tüm bu yiyeceklerle içilebilecek içkiler de ona göre değişiyor. Rakıyı beğeniyor ancak votka ve viski ile Türk yemeklerinin iyi bir kompozisyon oluşturabileceğini söylüyor. Mutfak masasından da elbette viski eksik olmuyor. Et yemeklerinin son bölümüne kaynamadan önce viski eklediğini böylece tadını yumuşattığını söylüyor.
Diageo'nun Genel Müdürlüğü teklifi gelince önce Türkiye konusunda çekindiğini itiraf ediyor. "Korktuğumu söyleyemem ama çekindim. Müslüman bir ülkede içki satışı konusunda tereddütlerim vardı. Sonra birkaç ay içinde Türk toplumunun da aynı Almanlar, İspanyollar yani Avrupalılar kadar içki tükettiğini gördüm" diyor. İthal içki fiyatlarının ucuzlamasının ardından Türkler'in içki kültürünün çeşitleneceğini söylüyor. Bugün rakıyı her türlü yemekle yakıştıran Türkler'in kimi zaman cin tonik, bazen J&B ya da Baileys içebileceklerini söylüyor. "Çünkü Türkler yeniliğe açıklar. Damak tadını da son derece iyi biliyorlar" diyor.
İtalyan Sarayı'nın kraliçesi meme kanserine savaş açtı
Türk kadınının meme kanserinden korunması için uğraşanlar arasında İtalyan Büyükelçisi'nin eşi de var
"Moda Meme Kanseri'ne karşı!" İtalyan Büyükelçisi'nin eşi Bayan Roya Surdo'da... Üstelik bunun için yapılan en önemli organizasyonlarda görev alıyor; meme kanserini Türk kadınından uzak tutmak için çalışıyor. İtalyan Büyükelçiliği'nin yazlık ikametgahı olan Palazo di Venezia'da verilen akşam yemeğinin ev sahipliğini yine Bayan Roya Surdo yaptı. Tüm yemekler, içecekler İtalya'dan getirildi. Masa süslemeleri, tabak dizaynları ile tek tek kendisi ilgilendi, tüm harcamalar onun tarafından üstlenildi, konuklar kapıda karşılandı. Onun için çok özel bir geceydi. Meme kanseri için toplanan yardımlar ücretsiz momografi taramaları ve hasta bakımevi için harcanacaktı.
TÜRKLER YARDIMSEVER
1994 yılında ünlü modacı Ralph Lauren öncülüğünde Amerika'da başlatılan Kanada, Brezilya, İngiltere, Avustralya ve Yunanistan'a da yayılan kampanyanın Türkiye bölümünü Türkiye Meme Vakfı üstleniyor. Dünyada Hillary Clinton, Prens Charles gibi ünlülerin destek verdiği kampanyaya Türkiye'den Şükran Çelebi, Rahmi Koç, Hülya Avşar, Şevket Sabancı, Hülya Avşar, Cengiz Abazoğlu, Dilek Hanif, Arzum Onan gibi pek çok ünlü kişi katıldı. FTBC logosunu taşıyan t-shirtlerin ve diğer yan ürünlerin önemli mağazalarda satılması sonucu meme kanseriyle savaşa fon sağlamayı amaçlayan kampanyanın ilk öncülerinden biri yine Bayan Roya Surdo oldu. T-shirtleri gidip mağazalarda satın aldı.
Bir kadın olarak hassastı, çünkü o da meme kanserinden korkuyordu. İnce İtalyan sigaralarından vazgeçemediği için de tedirgindi. Elinde kahvesi tipik hoş, alımlı, çekici bir İtalyan kadını olarak herkesin kanserden uzak durmasını istiyordu. Son yıllarda birçok yakın arkadaşını kanser nedeniyle kaybettiği için bu tedirginliği yaşadığını söyledi. Meme kanserine karşı içi buruktu. "İşim çok daha zor değil, sadece biraz incelik gerektiriyor. Çünkü bir hayır söz konusu olduğunda Türk insanı birbirine kenetlenmeyi seviyor" diye anlattı yaptıklarını. Tüm bu hazırlıkların onun içini rahatlattığını söyledi. "Türkiye'de kaybolmazsınız, biri size mutlaka yolu gösterir. Hatta gideceğiniz yerin kapısına kadar bırakır" diyerek Türkiye'de ihtiyacı olan insanların bir şekilde kendilerine yardımcı olacak birileriyle karşılaştığının da altını çiziyor...
OĞLU TÜRKİYE'DE YAŞAYACAK
Bir İtalyan olarak Türkiye'de yaşamak konusunda hiçbir zorlukla karşılaşmadığını söylüyor Bayan Roya Surdo. Ocak ayında Türkiye'den ayrılacaklarını ancak Bilkent Üniversitesi'ni bitiren oğullarının Türkiye'de yaşama kararı verdiğini belirtiyor. Ailece Kaş ve Kalkan'a hayran olduklarını ve bundan sonra da her tatilde Türkiye'ye geleceklerini söylüyor. Türkiye'de geçirdiği yıllar boyunca yeterince iyi Türkçe öğrenemediği için üzgün ancak bizi 'Hoşçakalın" diyerek uğurluyor.
YARIN
* Hanutçuluktan kültür merkezi müdürlüğüne geldi.
* Cüzzamlıların kurtarıcı meleği Fransız kadın.
Esra TÜZÜN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|