|
 |
|

GÜNTAY ŞİMŞEK
Her şey dahil
Türkiye'de turizmin vasatın altına düşmesi sebebiyle, gelir seviyesi yüksek olan kesimlerinden ziyade, daha alt tabakalara hitap etmeye başladık. Çok turistin gelmesi turizmde gelir seviyemizi yükseltmiyor, kaliteden ödün verilmesine neden oluyor. On yıl önce geceliği 100 USD'den pazarlanan oteller de bu gün 25 USD'nin altına ancak satılabiliyor.
Türkiye'de sezonun daralmasıyla fiyatların yükselmesi de, Akdeniz çanağındaki ülkelerle rekabet şansımızı azaltıyor. Bir dönem sezonun 210 güne çıkmasıyla rahat nefes alma imkanı doğmuştu, son krizlerle sezonun iyice daralması yeni bir problem olarak ortaya çıktı. Devletin ilgili organlarının bu tabloların ortaya koyduğu gerçeklerden uzak hareket etmeleri ise sorunların katlanarak büyümesine yol açtı.
Sübvansiyonların uçakların tiplerine göre yapılmaması, küçük uçakla, büyük yolcu uçağının aynı muameleye tabi olması, destek verilen hava meydanlarının trafiğinin dikkate alınmaması Türkiye'ye fayda değil, zarar getirdi. Son yıllarda, özellikle Antalya bölgesinde uygulamaya konan 'Her şey dahil' uygulaması ise turizmde kalitenin iyice düşmesine, Türkiye'ye kaliteli turist gelmesinin azalmasına zemin hazırladı. Bazı otellerin başarıyla uyguladığı bu yöntemin, çeşitli kuruluşlar tarafından denetimsiz, standartsız yapılması büyük sıkıntılar doğurdu. Turistin tesisten dışarıya adım atmaması bölge halkını rahatsız ederken, içerideki hizmetin kalitesiz oluşu da Türkiye'nin pazarlanmasında farklı argüman arayışlarına sebep oldu.
Deniz, kum, güneş üçlüsünün ötesine geçip, turizmi farklı alanlara yaymaktan ziyade, dar alanda hizmet vermenin cezası olarak da çok turistle uğraşıp, az para kazanır hale geldik. 'Her şey dahil'e 4 Kasım'da Antalya Havalimanı Dışhatlar II Terminali'nin ihalesi de dahil olacak. Belki de meydan hizmetleri de turizm paketinin içine girecek?
Geçen hafta 40 hektarlık orman alanının yok oldugu Burgazada yangının asıl sorumlusu, başta Orman Bakanlığı olmak üzere çeşitli kademelerde bulunan yetkililerdir. Yangının sabotaj sonrası çıktığı, çöplükten tedbirsizlik neticesi yükseldiği tartışmaları gelecekte meydana gelecek benzeri yangınlara faydası olmayacağına göre, neden zamanında müdahale edilemediğine bakmak gerekir.
Bir; Türkiye'nin halen daha 'Havadan Yangın Söndürme Yönetmeliği' yok. Yangın söndürmek için üzere yola çıkan helikopter ve diğer hava araçlarından Ulaştırma Bakanlığı hava taksi ruhsatı istiyor ve buna göre ruhsat veriyor. Yangın söndürmeye yönelik hiçbir donanım, ekipman aramıyor, istemiyor.
İki; Orman Bakanlığı'nın havadan yangınlara nasıl müdahale edeceğine dair bir kriteri bulunmuyor. Her şey kara düzen gidiyor. Mesela, Atatürk Havalimanı gibi noktalardan nereye, nasıl, hangi araçla müdahale edileceği hususları açıklığa kavuşmuş değil. Mevzuatların eksikliği kadar, yangınlara müdahale edecek hava araçlarının yetersizliği de söz konusu.
Bu sebeple şehir, orman ya da sadece hava araçlarıyla müdahale imkanı olan ada konumundaki yerlerde meydana gelen yangınlara geç müdahale edilmesi nedeniyle zarar çok büyük oluyor. Burgazada'ya 6 saatte helikopter gönderilmesinin tek nedeni plansızlıktır. Benzeri durum deniz yangınlarında veya denizden müdahale edilecek yangınlarda da söz konusu. Karışıklık var, yetki ayrımı yok. Teçhizat ise hak getire.
Sadece bir orman yangınının ülkeye verdiği maddi zararın tekabül ettiği rakamla bütün sorunların çözülebileceğini yetkililere bir kere daha hatırlatmakta fayda var.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|