kapat
13.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Sentezden bütüne

Erdoğan demokrasi tarihimizde, bir partinin ilk büyük kongresinde kürsüye Başbakan sıfatıyla çıkan ikinci siyasetçi oldu. İlki merhum Özal'dı.

Ve 1.5 saat kadar süren konuşmasında ısrarla adının Özal ile birlikte anılmasına, daha doğrusu AK Parti'nin "İkinci Özal Hareketi" olarak yorumlanmasına itirazını anlattı Biz birbiriyle kan uyuşmazlığı olan bir sentez koalisyonu değiliz. Biz bir bütünüz."

Haklı; Özal'ın dört eğilimi biraraya getirdiği ama bir potada eritemediği, her çizginin kendi bütünlüğünü koruduğu, ilk siyasal kriz ya da fırsatta herkesin kendi ideolojik ocağına dönmesiyle görülmedi mi?

Erdoğan'ın konuşmasında en çok, AK Parti'nin siyaset anlayışının ideolojik tanımlaması olan Muhafazakar Demokratlık söyleminin içinin doldurulmasında ne mesafe alındığını gösterecek bölüm merak ediliyordu.

Hatırlayacaksınız; AK Parti, siyaset felsefesinin "Muhafazakar Demokrasi" olduğunu, kartvizitinde "Siyaset bilimci ve Başbakan danışmanı" yazan Dr. Yalçın Akdoğan'ın kaleme aldığı kitapla ilan etti. Kitapla ilgili yoğun tartışmalarda, bu kavramın "izaha muhtaç" birçok yönünün olduğu sonucuna varıldı.

Erdoğan konuşmasının, "Örgütsel kurumsallaşmadan düşünsel kurumsallaşmaya geçiyoruz" diye başladığı bölümünde bu belirsizlikleri gidermeye çalıştı. İşte ona göre muhafazakar demokrasinin yükseldiği temeller

* Milletin değer sistemleri ile siyasal aklı biraraya getirmek.

* Toplumun çevresiyle, merkezi buluşturmak, cumhuriyetçiliğin ve demokratlığın değerlerini birleştirmek.

* Adalet, temel hak ve özgürlükler, sosyal dayanışma ve hoşgörü diye sıralanabilecek "Ortak iyi"de biraraya gelmek.

Erdoğan'ın, "Toplumsal merkezin değer ve taleplerini siyasetin merkezine taşımak, böylece devlet ile toplum arasında oluşan mesafenin doğurduğu sorunları gidermek" diye özetlediği muhafazakar demokratlığın misyonunu, partinin ideologu Akdoğan ise şöyle açıyor

* Siyaseti gerçekçi bir eksene oturtmak, koordinatları ve çerçevesi belli, sahici siyasal çizgiler oluşturmak.

* Yerli, topluma özgü değerleri temsil eden bir siyasi yapılanmaya gitmek.

* Farklı siyasal çizgilerden gelen kişileri belli ilke ve değerler çevresinde buluşturup, yeni bir siyaset tarzı geliştirmek.

Özetle, Erdoğan'ın 1998'in soğuk bir kış günü Balgat'taki evinde Erbakan'a "Hocam yeni bir imaj, vitrin ve vizyon gerekiyor" sözleriyle başlayan oluşum, dün kurumsallaşma sürecini tamamladı.

MHP umutsuz vaka
Erdoğan'ın AK Parti'nin 11 aylık icraatını anlattığı saatlerde, ona iktidarı altın tepside sunan trajik senaryonun sahneye konmasında en önemli rolü oynayan Bahçeli de, 3 Kasım'da komaya giren MHP'ye hayat öpücüğü vermeye çalıştı.

O da "Büyük buluşma" ekseni üstünde, felsefi derinliği olan bir konuşma yaptı. Ancak 57'inci Hükümet döneminde ezberlediğimiz vehimlerini, korkularını, önyargılarını ne yazık ki aşamadığı görüldü. Doğrusu, rakipleri de dünyayı değiştiren yeni hareketlerin MHP'ye uğramadığını ortaya koydu. Kongrede heyecan vardı ama umut yoktu.

Bir yıl önce kendini merkez sağın yeni adresi olarak ilan eden MHP hızla marjinalleşmeye doğru gidiyor. Yazık.

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır