kapat
13.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

ÖMER LÜTFİ METE


'Kötü polis' rolünü yutmak

PKK, Barzani ve Talabani'nin Türkiye'nin Irak'a asker göndermesine karşı olduklarını vurgulamaları, yerli şahincağızlarımızın en güçlü kozu

"Susun, yoksa siz de aynı cepheye dahil olursunuz."

Meclis'ten yetki alan hükümet de böylece rahatlamıştır. Bölücüler Türkiye'nin hayrını istemeyeceğine göre Irak'a asker göndermek kutsal bir iş! İktidar partisine yakınlık hissedip de özellikle bu kararı savunmak için gerekçe bulmakta zorlananlar da umutla aynı malzemeye sarılıyorlar.

Bu mantık toplumumuza yabancı değil.

Sağın siyah dediği, sol için beyaz; solun siyah dediği de, sağ için beyazdı.

Bir konuda aynı tezi savunan iki tarafı eş sayan ilkel mantık hala diri.

Oysa, Irak'a asker göndermeyi doğru bulup savunanların vicdanları da rahat değil. Bütün sorun, asıl gerçeği itiraf edememelerinde! Yoksa onlar da biliyor ki, Irak'a asker göndermemizi ABD, -her ne amaçla ise- çok istediği ve dayattığı için, hükümet ve asker, başımıza başka belalar almamak adına böyle bir kararın sorumluluğunu üstlendiler. Hem de, hiçbir ayrıntıda mutabakat sağlanmış değilken, ilke olarak davete hazır bulunduğumuzu ilan ederek.

Bugün çok somut biçimde ortaya çıkıyor ki, Irak'a asker göndermemizin şartları konusunda belirlenmiş ve kesinleşmiş hiçbir husus yoktur.

Bile bile lades
Daha kötüsü de, ahmakların bile yutmayacağı palavraları "ABD teminatı" saymış rolü oynamamızdır. Bunun en keskin kanıtı, "PKK'nın Kuzey Irak'tan tasfiye edileceği" yolundaki büyük yalandır. Adım gibi eminim ki, ABD'nin bu konudaki taahhüdüne gerçekten inanan bir tek sivil veya asker yoktur. Resmen "teminat" almış ve ikna olmuş rolü oynamamızın amacı, halkın gözünü boyamaya yarayacak bir gerekçeyi kullanıma sokmaktır.

Bizler, müzakerelerin perde arkasını bilmediğimiz gibi, yeterince cesur bir şüphecilikle de yaklaşamadığımız için konunun özünü tartışmaktan uzak kalıyor, kabuğunda dolanıyoruz.

Asıl muamma, ABD'nin niye Irak'ta Türk askeri görmek istediğidir. Bu sorunun cevaplarından birinin artık gizli yanı kalmamıştır Bir İslam ülkesi olarak Türkiye'nin ABD şahinliği ile suç ortağı haline gelmesi, işgalin meşruiyetsizlik katsayısını önemli ölçüde azaltacaktır.

Siyasetsizliğin faturası
Böylece ABD şahinliğinin hem yeni "Müslüman" suç ortakları edinmesi kolaylaşacak, hem de Suriye ve İran gibi başka Müslüman ülkelere musallat olması kağıt üzerinde "Haçlı Seferi" sayılmayacaktır.

Aynı sorunun asli cevaplarından biri ise şu

ABD şahinliği, Türk askerini özellikle kendi istediği şartlarla Irak'a çektiği takdirde Ankara'ya kendi kendini inkar ettirmiş olacaktır. Mehmetçik ister Kuzey Irak'tan geçerek, ister başka bir şekilde giderek bu topraklarda konuşlandığı takdirde, Türkiye daha önce ilan ettiği bütün kırmızı çizgileri bizzat kendisi çiğnemiş olacaktır. Daha açık bir deyişle; Türkiye Irak'a asker gönderdiği an bu ülkede ABD şahinliğinin öngördüğü ve kendisinin itiraz ettiği senaryoya imza atacaktır. O saatten sonra Türkiye artık Irak'ta Türkmenler'in ikinci sınıf sayılmasını, Kürtler'in önce federasyon, sonra da devlet kurmasını resmen onaylamış olacaktır.

ABD şahinliğinin Irak'ta Türk askeri istemesi asıl bunun içindir. PKK, Barzani ve Talabani'nin itirazları ise, bilinçli şekilde oynamaya memur edildikleri "kötü polis" rolünün gereğidir. İnşallah külliyen yanılırım.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır