|
 |
|

ABDURRAHMAN YILDIRIM
Yeni heyecan için AB'ye AB için de Kıbrıs'a bak
Mali piyasalar değirmen gibi beklentileri öğütüyor. Tezkere geride kaldı. Yeni bir seçimin olmayacağı kesinleşti. IMF ile 6. Gözden Geçirme'nin tamamlanmasını, buna bağlı olarak Türkiye'nin notunda değişiklik yapılmasını, Merkez Bankası'nın yeni bir faiz indirimini belli ölçüde fiyatlara yansıttı. Rusya gibi, notumuzun bir kaç basamak birden artırılarak yatırım yapılabilir kategoriye çıkarılmazsa, görünüm değiştirmek bir işe yaramayacak.
* 2004'te kur ne olacak?- Bugünkü Yüksek Planlama Kurulu'nda netleşecek 2004 yılı ekonomik büyüklükleri ve bütçede alınabilecek önlemler piyasalar için yeni bir heyecan kaynağı olmaktan çıktı. Belki en çok merak edilecek konu gelecek yılın ortalama dolar kurunun ne alınacağı olacak. DPT'nin isteği dolar kurunu enflasyonun altında tutmaya devam etmek. Yüzde 12 enflasyon hedefine karşılık kur artışı yüzde 7'de tutulursa borç stokunun milli gelire oranı azalıyor, dolayısıyla yüzde 6.5 gibi yüksek faiz dışı fazla IMF ile pazarlık konusu haline gelebiliyor.
Tezkere ve seçim kararları geride kaldı. Yakın dönemde gündeme gelecek ve piyasaları ayakta tutabilecek tek gelişme olarak AB beklentisi kalıyor.
* AB yolu Kıbrıs'tan - Burada beklenti yaratacak ilk tarih 5 Kasım'da açıklanacak AB İlerleme Raporu'nda Türkiye'den nasıl bahsedileceği ve neler isteneceği.
İlerleme Raporu'nu izleyen ikinci takvim 14 Aralık'taki KKTC seçimlerinin sonucu. Seçimleri muhalefetin kazanması halinde Rum tarafı ile müzakereciyi değiştirme olanağına sahip oluyor ve bu durumda anlaşmaya varılması yüksek olasılık. 1 Mayıs 2004'e kadar Kıbrıs sorununun çözülmesi AB yolunda Türkiye'nin kapısını açacak en önemli anahtar. Aksi taktirde mayısta AB'ye girecek Kıbrıs Rum tarafının 2004 sonundaki zirvede Yunanistan'la birlikte Türkiye'yi vetosu söz konusu olabilecek.
* Kırılma noktası 14 aralık- AB üyeliğinin yolunu tıkamayı hedefleyenler de işe Kıbrıs seçimlerinden başlıyor. İktidar yanlısı oy kullanacak kişilerin Türkiye'den getirtilerek KKTC vatandaşı olması sağlanıyor. İktidarın seçimleri bu yolla hazırlanmasına karşılık anketler muhalefetin hala önde olduğunu gösteriyor. AB yolunda ilerlemek isteyen AKP hükümetinin doğal olarak muhalefet yanında yer alması beklenir. Yani Kıbrıs seçimleri, AB yolunda ilerme ve 2004 sonunda müzakere tarihi alma konusunda tam bir dönüm noktası olmaya aday. Seçimi Kıbrıs'lı muhalefetin kazanması Türkiye piyasaları için, önümüzdeki dönemin en heyecan verici gelişmesi olabilir. Muhalefetin seçimi kaybetmesi de, AB'den müzakere tarihinin alınmasını çok güçleştireceği için, yıkım anlamına gelebilir. Bu nedenle 14 Aralık tarihi mali piyasalar için yeni kırılma noktası olabilir.
* Sonuç- "Eğer heyecan üretemezseniz pek de bir şey üretemezsiniz" Bill Marrıott
Mali piyasalarda yatırımcıların 162 milyar doları dönüyor
BDDK'nın yeni yayımlanan ağustos ayı raporundaki verilere göre, yerli yatırımcıların toplam tasarrufları 162.2 milyar dolara vardı. Bu rakam yılbaşına göre 39 milyar dolar veya yüzde 31.7 oranında artışı ifade ediyor. Ya da tasarruflar 8 ayda dolar bazında yaklaşık üçte bir oranında arttı. Dolar bazındaki bu artış kurun gerilemesinden kaynaklandı. Türk lirası bazındaki artış ise yüzde 12.9 düzeyi aynı dönemdeki 11.7'lik tüketici fiyatlarının biraz üzerinde gerçekleşti. Buradan da mali sistemin büyüdüğü sonucu ortaya çıkıyor.
Toplam tasarruflar içinde döviz hesaplarının payı yılbaşında yüzde 39 iken ağustos sonunda yüzde 29'a geriledi. Döviz mevduatı yanında özel finans kurumu hesapları, yatırım fonları ve eurobond yatırımlarının toplamından oluşan yabancı para portföyünün oranı yüzde 43'ten yüzde 34.3'e geriledi.
TL yatırımlar içinde payını en fazla artıran devlet iç borçlanma senetleri. Hem doğrudan Hazine bonosu, devlet tahvili ve eurobondları alarak, hem de içinde bono bulunduran yatırım fonları yoluyla Hazine kağıtları en gözde yatırım aracı. Hatta üç kalem toplandığında Hazine kağıtlarına yatırımın toplam tasarruflardan aldığı pay yüzde 30'a yükseliyor. Bu da tasarruf sahiplerinin TL mevduatı, döviz mevduatı ve Hazine kağıdı olarak üç ana yatırım aracına eşit dağılım yaptığını ortaya koyuyor. Rakamlar ağustos sonu itibariyle olduğu için borsanın canlanmasını içermiyor. Bakalım gelecek rakamlarda borsa kimin payını azaltacak.
Yabancıların toplam portföy yatırımı 8.7 milyar dolar
Döviz kurunun hızlı düşüşüyle sıcak para tartışması yeniden alevlendi. Yabancıların eylül ayında 310 milyon dolarlık alım daha yaptığını biliyoruz. Bono ve para piyasasına biraz daha girmiş olabilir. Ağustos sonundaki 8.7 milyar dolara bu rakamlar ilave edilirse 9 milyar dolara ulaşılır. İşte tartışılan toplam rakam bu. Portföy yatırım olarak gelen bu sermayenin hepsi sıcak değil. En azından borsadaki. 9 milyarın yarıdan fazlası da borsada. Bu paranın bir bölümü 2000 yılıdaki gibi, fiyatların tarihi düzeylerine yükselmesi halinde Türkiye'den çıkabilir. Ama bu durum, ülkenin ve mali piyasaların en iyi dönemine rastladığından pek sıkın yaratmıyor. Piyasaların zor döneminde de geçmiş hareketler gösteriyor ki, yabancılar borsadan kolayca satıp çıkamıyor. Çünkü karşılarında aynı güçte alıcı bulamıyorlar. Bu nedenle de krizli ortamlarında yabancılar, hisse senetlerinde kalmaya devam ediyorlar.
Yukarıdaki tablodan görülebileceği gibi, martta yabancılar Irak nedeniyle Türkiye'den çıkmış. Sonraki aylarda ise yeniden dönmüşler. Hisse senedinin likiditesinin zor olduğunu düşünürsek işlerin ters dönmeye başladığı bir durumda Türkiye'yi terkedebilecek yabancı portföy 4 milyar doları bulmaz. Bu da asıl sıcak para hareketinin yerliler tarafından yaratıldığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Mesajlarınız için:
ayildirim@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|