|
 |
|

UMUR TALU
Bir terslik olmazsa her şey yolunda!
AKP, bir halk partisi. Kongre de bunu tescil ediyor. O yüzden, Erdoğan ne kadar partisine hakimse, halk duygusu da, seçimde ve Kongre'de ona hakim oluyor.
Erdoğan'ın konuşması, "statükonun muhafızları"na başkaldıran sesiyle dolu. En coşkulu alkış oralarda patlıyor.
Sorun şu ki, "lider Erdoğan" olarak, statükonun muhafızlarına türküyle, şiirle başkaldıran adam...
"Başbakan Erdoğan" olarak uluslararası ve milli statükonun çeşitli muhafızlarıyla vals yapıyor.
İşte ABD, işte IMF, işte medyanın "büyük" parçası, işte büyük iş dünyası.
Tabanına dönük konuşması "rüyalar"la başlayıp biten adam, başbakan olarak, statükonun "gerçekler"inde yuvarlanıyor.
Liderin tespitiyle "Milletin vicdanından doğan parti", Başbakan marifetiyle çeşitli uluslararası vicdansızlıkların yahut yerli cüzdanların kıyısında dolanıyor.
****
Tabii ki tabanı çok seviyor Erdoğan'ı. "Rüyalarım sürüyor" diyen, "milletin kanını emen sülükler"e meydan okuyan, "toplumsal merkez" olarak kendilerini yücelten adamı seviyorlar.
Sanırım, uzun süre de, "gerçeklere teslim olabilen", "kan grupları"nda ayrım yapabilen, toplumsal merkezden çok uluslararası ve yerli güç merkezlerini dikkate alabilen "diğer adam"ı görmezden gelecekler.
Halkla buluştuğunda, tabanıyla kucaklaştığında kendini bulan adam, "başbakanlık, devlet adamlığı" kuşandı mı, özünden sıyrılmaya çalışıyor sanki.
Sanki, halktaki yahut tabanındaki inanç ve sevgi aynasından yoksun kaldığı her an, "statüko muhafızları"nın önüne koyduğu aynalarda kendisini beğenme, beğendirme çabasında.
****
Coşkulu Kongre ortamı, konuşma Dicle'nin sularına karışıp Irak'a sürüklendiğinde, hafiften limonileşiyor.
Erdoğan'ın "insani amaçlar, komşuya yardım" gibi laflarına alkış yok. Hemen, sanki aynı şeymiş gibi, "Kosova'yı, Bosna'yı" örnek gösteriyor. "Müslümanların zulümden, katliamdan kurtarıldığı yerler"i. Birleşmiş Milletler kararıyla asker gönderilen coğrafyayı, ABD kararıyla asker gönderilen işgal altındaki Irak'a emsal kılıyor.
Tabandan biraz alkış. Ya aradaki farkı bilmiyorlar, ya aşırı nazikler.
O alkış da gelmese, belki daha da geriye gidip Malazgirt'ten başlayacak, İstanbul'un fethinden geçerek uzun bir askeri yolculuk yapacak!
****
"İçimizdeki tek ukde" dedi Erdoğan, "Geniş halk kesimlerinin bu olumlu ekonomik tablodan tam faydalanamamış olması."
O yüzden, "İhtiyaç sahibi 1.5 milyon yoksul"a, "kışın 800 bin ton kömür dağıtımı"nı çok önemsiyor.
Soğuk kış için hiç olmazsa sıcak bir nefes.
Lakin, bir sorun var.
O da, Erdoğan'ın talimatlarını yerine getirirlerken...
Maliye Bakanı Unakıtan ile Ekonomi Bakanı Babacan'ın adresleri şaşırmamaları ve yanlışlıkla...
800 bin ton kömürü Doğan Grubu'na, POAŞ'dan bakiye trilyonları da 1.5 milyon yoksul aileye göndermemeleri.
İşte buna dikkat!
Yoksa her şey yolunda!
Mesajlarınız için:
utalu@turk.net
Fax 212 280 05 51 Tel 0 537 660 71 21
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|