kapat
13.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

ERGUN BABAHAN


Gerçek hortum

Borcunu ödemekte zorlanıp milyonlarca doları halkın sırtına yıkan Aydın Doğan'a bir çağrım var Siz en iyisi özel jetinizi satıp borcunuzu ödeyin. Herkese verdiğiniz akıl bu değil miydi?

Star Gazetesi dün bombayı patlattı. İnsanı kıskandıran bir manşetti bu doğrusu. Gırtlağına kadar borç içinde olan Doğan Grubu ve Aydın Doğan'ın, POAŞ'ın alımından kaynaklanan 271 trilyonluk borcunu nasıl 2007'ye kadar "ötelettiğinin" öyküsüydü bu.

Bu haber, önüne gelen herkese "hortumcu" diyen ve benim "pompacı" sandığım Aydın Doğan'ın aslında hortum ustası olduğunun en büyük kanıtıydı.

POAŞ'ın yükünü küçük yatırımcıya yükleyen, okus-pokusla devleti her yıl milyonlarca dolarlık vergi gelirinden mahrum eden (POAŞ'ın alımından kaynaklanan İş-Doğan'ın bütün borcunu, kamuyu vergi gelirinden mahrum kılarak halkın sırtına yükleyen) Aydın Doğan, teminatı olmayan 271 trilyonluk borcunu 2007'ye kadar öteletmeyi becermişti.

Herkese ahlak dersi veren "ÖTV şampiyonu", yine halk parasıyla sefa sürmeyi başarmıştı.

Üstelik Hazine'nin yüzde 30'la borçlandığı bir ortamda yıllık yüzde 15-17 arası bir faiz yüküyle.

"Tek Kişilik Başbakanlık Takip Kurulu" Karadenizliler Gecesi, Berlusconi yemeği demeden dolaşıp istediğini koparmıştı.

Bu ne demektir?

Birincisi Doğan Grubu'nun 271 trilyon lirayı zamanında ödeyecek durumda olmadığını itiraf etmesidir.

Yani Doğan Grubu artık borçlarını zamanında ödeme kabiliyetini kaybetmiştir, borç öteleyerek ayakta kalmaya çalışmaktadır. Yani bir çeşit konsolidasyondur ama toplam borcun içinde bu damladır. Çünkü daha ötelenmesi gereken katrilyonlar var sırada.

İşadamları iyi bilir, bir firma borç ötelemeye başlayınca sonu pek hayırlı olmaz. Doğan Grubu da artık böyle bir yola girmiştir.

İkincisi, ortada büyük bir hortum olduğu iyice su yüzüne çıkmıştır.

Doğan Grubu POAŞ'ın maliyeti 1.7 milyar doları, halkın sırtına yüklemiştir. Bunun banka hortumlamaktan hiçbir farkı yoktur.

Bunun bir de medya yüzü vardır.

3 Eylül'de atılan bu imza, Doğan Grubu gazetelerinin iktidara teslim olma belgesidir.

Bu imza, Hürriyet gazetesi yazarlarını bile çileden çıkaran çanak usulü Tayyip Erdoğan'lı televizyon röportajlarına, özenle seçilen manşetlere ayna tutmuştur.

Bu anlaşma borç batağı içinde kıvranan Doğan Grubu'nun artık siyasi iktidardan bağımsız bir gazetecilik anlayışı yürütemeyeceğinin itirafnamesidir.

Bu belge aynı zamanda, Ankara'nın sırtından büyümeye alışmış Aydın Doğan'ın, Türkiye'de siyasi iktidardan bağımsız bir medya anlayışı doğmasının önündeki en büyük engel olduğunun da bir göstergesidir.

Doğan, Türkiye'nin çarpık, karanlık ilişkiler döneminin bir temsilcisidir.

Türkiye, Avrupa Birliği'ne girecekse, demokrasi kök salıp gelişecekse, insan haklarına, hukuka dayalı bir sistem oluşturulacaksa, Ankara'dan bağımsız bir gazetecilik anlayışı geliştirmek zorundadır.

Başbakan kovalayan medya patronları, Türkiye gazeteciliğine sadece utanç getirecektir.

Önümüzdeki yıl Türkiye'de yapılacak Dünya Gazeteciler Birliği toplantısında Aydın Doğan herhalde çıkıp, "Gelişmekte olan ülkelerde gazete vasıtasıyla siyasi iktidar nasıl tavlanıp devlet üzerinden zengin olunur?" diye bildiri sunacaktır. Çünkü görüldüğü kadarıyla gazetecilikten anlamıyor ama bu işi gerçekten iyi beceriyor.

Son bir söz; borcunu ödemekte zorlanıp milyonlarca doları halkın sırtına yıkan Aydın Doğan'a bir çağrım var Bu durum çok ayıp oluyor Aydın Bey. Siz en iyisi özel jetinizi satıp borcunuzu ödeyin. Herkese verdiğiniz akıl bu değil miydi?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır