kapat
10.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

İLKER SARIER


İkna olmak!

Şu Irak meselesinde "ikna" olmuş olmayı gerçekten çok isterdim. Heyhat! Galiba ben George Bush tarafından ikna edilmeyi bir türlü kabul edemiyorum.

Bush tarafından ikna edilmek, bana sanki Hitler'den insan hakları ve özgürlükler konusunda "kurs" almak gibi geliyor.

Kaldı ki, Bush tarafından ikna edilmeyi kabul etmeyen tek kişi de ben değilim.

Fransa ve Almanya da ikna olmadılar.

BM de olmadı.

Japonya'da vekiller gırtlak gırtlağa geldiler.

Bir tek Blair ikna oldu, ki alesta bekliyordu.

Aynı Bush, kendi gizli servisi CIA'yı da bir türlü ikna edemedi.

Tıpkı, Blair'in kendi gizli servisini ikna edemediği gibi...

Ne ki, bizimkiler ilk başta bayağı ayak diredikten sonra ikna olmayı başardılar. Tezkere geçti.

Şimdi beyanat veriyorlar

"Irak'a istikrar gücü olarak gidiyoruz."

Bu defa da, Irak Geçici Hükümet Konseyi itiraz ediyor.

Türkler'i istemiyoruz!

Bush'a yeni bir ikna işi düşüyor

"Merak etmeyin ben Geçici Konsey'i ikna etmesini bilirim."

Bush'un bir elinde sopa var, öbür elinde dolar destesi...

Tamamen bu yüzden de giderek açmaza sürükleniyor.

Hadi diyelim, Amerika dışındaki türlü çeşit ülke ve hükümetleri "dolar diplomasisi" veya "tehditler yoluyla" ikna etmeyi başardı.

Peki ya Amerika içinde giderek daha yüksek perdeden muhalefet gösteren düşünce odaklarını nasıl ikna edecek?

Dünyanın en güçlü düşünürleri, Bush'un siyaseti ile dalga geçiyor. Entellektüellerin gözünde Amerikan Başkanı Bush'un, bizim "Teyo Dayı" kadar bile kıymeti harbiyesi yok...

Teyo Dayı'yı, bilenler bilmeyenlere anlatsın...

Tabii bu "ikna etme" meselesi burada bitecek gibi görünmüyor.

Bizimkiler Bush'a ikna oldular. Peki Irak halkını nasıl ikna edecekler?

Biz size "istikrar" getirdik Müslüman kardeşlerimiz!

İstikrar nasıl bir mevzuu?

Ekmek yok, iş yok, aş yok, elektrik su yok, ilaç yok, doktor yok...

Kendi toprağında kişisel hak ve hürriyet yok.

Hal böyleyken "istikrar" nasıl bir şey olmuş oluyor?

Bütün bu yokluk ve yoksunlukların istikrarı mı?

Diyelim ki Amerika da sahiden istikrar getirmek istiyordu.

Koca Amerika istikrar getiremezken, biz mi götüreceğiz istikrarı Irak'a?

Gördüğünüz gibi aslında iyi niyetle "ikna olmak" için mantık yürütüyorum.

Ama sorular kolay cevaplanmıyor ki

Ya Amerika, aslında istikrar mistikrar düşünmüyor, hadise bambaşka çıkarlar yörüngesinde yürüyor.

Ya da, istikrar sağlamayı düşündüğü halde getiremiyor.

Veyahut da, Irak halkı nankör bir halk, kendisine getirilen istikrarı istemiyor!..

Demek ki tıpkı Amerika gibi Türkiye'nin de Irak halkını ikna etmesi güç görünüyor.

Bush'un "ikna araçları" olarak doları ve sopası var, duruma göre ikisinden birini dayatıyor.

Peki biz neyi dayatacağız?

Palabıyıklarımızı mı?

Stratejiler, "bugün"e bakılarak çizilmez.

"Yarın"ı da düşünmek gerekir.

Bugün, "Oraya girelim de bölgede söz sahibi olalım" diyenler, kendilerinin "büyük düşündüğünü" zannedebilirler...

Fakat yarın, olaylar tamamen tersine döner de Türkiye bölgede ummadığı bir "mandepsi" ile karşı karşıya kalırsa neler neler olabileceğinin de hesaba katılması icap eder.

Ben bir yurttaşım ve ikna olmak istiyorum.

Çünkü böyle bir politika için, yurttaşların ikna olması şart.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır